1
Yorum
7
Beğeni
5,0
Puan
54
Okunma
Bir düğüm çözüldü sanki göğsümün orta yerinde,
Yılların yorgunluğu eridi tek bir nefeste.
Sorumluluk denen o ağır, kül rengi perdenin ardından,
Sessizlik kaldı geriye, bir de kendim, derinliklerde.
Elde bir fincan kahve, dumanı kıvrılır usul usul,
Akşam, pencereye yaslanmış eski bir dost gibi durur.
Zaman ağır ağır akar, telaş çoktan çekip gitmiş,
Zihnim, fırtınası dinmiş bir bahçe gibi durulmuş.
Ne yarının gölgesi düşer bu dingin anın üstüne,
Ne de geçmişin kırık sesi karışır rüzgârın sözüne.
Hayat, en sahici hâliyle oturur karşıma sessizce,
Ve ben ilk kez kendime varırım, kendimden geçercesine.
Bıraktım her şeyi olduğu yerde, bıraktım yükleri,
Omuzlarımdan döküldü yılların görünmez zincirleri.
Şimdi kahvemle baş başa, bu sakin akşamın içinde,
Hafifliğin adını koyuyorum: huzur, yalnızca huzur.
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.