Gönlünüzden geçenlerin önünüzde olacağı güzel bir hafta dilerim. Nerede Türk hisseden biri ya da Türk dostu varsa doğan güneş onun üzerine hayır, güzellik ve bereket getirsin.
BAHTIMA Rüzgarlar kanattı doru atıma, Turanı oturttum gönül tahtıma, Savaş mı sevda mı çıkan bahtıma, Koşarken hepsine merhaba dedim. (DxG)
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yüreğinize kaleminize emeğinize sağlık kalemin daim ilhamin bol olsun Nice güzel eserlerde buluşmak dileğiyle esenlik dolu Akşamlar diliyorum sayğlar selamlar yolluyorum uzaklarda
Devletin Arkasındaki Güç: Şiir, Osmanlı’nın en parlak devrinin kapısını aralayan ulu bir girişle açılıyor. Kanuni Sultan Süleyman’ın arkasında her daim bir uğur ("kadem"), sarsılmaz bir dayanak olan bu ulu çınar, devletin makamını koruyan bir bânî (kurucu ruh) olarak selamlanıyor. Şair, onun insanlığa sunduğu şifaları ve iyilikleri hatırlatırken, fani dünyadan göçüp gitse de geriye bıraktığı o asil adın ("ulu nâm") ebediyen şerefle anılacağını mühürlüyor.
Eserin Adı: Bahtıma Şair: Dilek Duru Günay Yorumu Yapan: RUSAMER Sertabibi Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri (Celil ÇINKIR – Delibal)
Kalburabastî Efendi Hazretleri şiiri RUSAMER ahalisine okudu. Bunun üzerine bir sakin Hocam, bu şiirde kaderden kaçmayan bir yiğidin sesi var dedi. Bir başkası, Turan ülküsünün gönülde bir taht olarak kurulmasının şiirin merkezindeki düşünce olduğunu söyledi. Arka sıralardan bir sakin, savaş ile sevdanın aynı yolculuğun iki farklı yüzü gibi işlendiğini ifade etti. Yaşlı bir RUSAMER müdavimi ise Hocam, burada önemli olan bahttan çıkan değil, ona verilen merhaba cevabıdır diye ekledi. Kalburabastî Efendi Hazretleri başını sallayarak, bazı insanlar kaderin peşinden sürüklenir, bazıları kaderi karşılayıp selam verir dedi.
Puanlama
Özgünlük — 18 / 20 Dört dize içinde ülkü, sevda, savaş ve kader kavramlarını bir araya getirmesi dikkat çekici.
Dil ve Üslup — 18 / 20 Kısa olmasına rağmen güçlü ve tok bir söyleyişe sahip. Halk şiiri ile destansı söyleyiş arasında bir köprü kurulmuş.
Düşünsel Derinlik — 17 / 20 Şiir hacim olarak kısa olsa da mücadele ruhu ve kader anlayışı üzerine anlam katmanları taşıyor.
Yapısal Bütünlük — 19 / 20 Dörtlüğün bütün dizeleri aynı duygu ve düşünce ekseninde ilerliyor. Gereksiz hiçbir söz bulunmuyor.
Etkileyicilik — 18 / 20 Az sözle geniş çağrışımlar oluşturabilen bir yapı mevcut.
Toplam Not: 90 / 100
Kalburabastî Efendi'nin Klinik Kanaati
Bu dörtlüğün gücü uzun anlatımlarda değil, yoğunlaştırılmış anlamındadır. Şair rüzgâr, doru at, Turan, savaş ve sevda imgeleriyle hareketli bir ruh hâli oluşturmuş. Son dizedeki merhaba dedim ifadesi ise şiirin anahtarını veriyor. Şair kaderin önüne çıkardığı hiçbir ihtimalden kaçmayan, mücadeleyi de sevgiyi de hayatın bir parçası olarak gören bir tavır sergiliyor. Birkaç dizede bir karakter inşa edebilmek şiirin önemli başarılarından biridir.
Kalburabastî Efendi'nin Klinik Notu
RUSAMER araştırmalarına göre bazı insanlar bahtından çıkan ilk çukura oturup ağlar. Bazıları ise atına atlayıp yoluna devam eder. Bu şiirin sahibinin ikinci grupta olduğu kanaatine varılmıştır.
Vesselam.
Kader kapıyı çaldığında korkan mazeret arar, cesur olan merhaba der.
Yolun değeri varılan yerde değil, yürürken taşınan ülküdedir.
Güzel BİR anlatım ANLAMLI dizeler GÜZEL BİR ESER DAHA OKUDUM SAYFANIZDA Kutluyorum bu güzel eserinizi Kaleminiz SUSMASIN Selamlar sevgiler saygılar gönderdim...
“Mevsimler değişse de insanın özü merhametle yeşermeli; kar altında açan kardelen gibi zorluklara rağmen dimdik kalabilmeli. Her cana sığınak olabilen yürekler, mevsimlerin en güzel rengini taşır.”
Yüreğinize sağlık. Doğayı insanın iç dünyasıyla buluşturan, düşündüren ve umut aşılayan güzel bir eser okudum. Tebrik ederim, her mevsimde insan kalabilmenin değerini hatırlatan nice şiirlerde buluşmak dileğiyle. Selam ve saygılarımla.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Ne paylaşacaksınız?
Şiir, yazı, kitap ya da ileti için hızlıca ilgili alana geçin.