1
Yorum
9
Beğeni
5,0
Puan
59
Okunma
Bir aşkın girdabında dönüyorum hâlâ,
Ne kıyı görünüyor gözlerime
Ne de dinecek gibi bu içimdeki fırtına.
Sen...
Denizlerin en mavi yerinden doğan bir düş gibi,
Yıllardır ufkumda bekleyen o uzak ışık.
Ben ise adını rüzgârlara emanet etmiş
Yorgun bir yolcuyum.
Bir sevgi gemisi geçiyor kalbimden,
Yelkenlerinde hasret,
Direklerinde umut,
Rotasında yalnızca sen varsın.
Denizlerden yıldızlara uzanan bu yolculukta
Her gece göğe bakıp seni aradım.
Bir yıldız kaydı bazen,
Bir dalga vurdu kıyılarıma.
Ama hiçbir şey susturamadı
İçimde büyüyen özlemi.
Yılların biriktirdiği hasret var içimde.
Kimi zaman bir sonbahar yaprağı gibi düştü gönlüme,
Kimi zaman bahar dallarında açan çiçekler gibi
Yeniden yeşerdi adın.
Ve ben...
Ruhumun en derin yerinden haykırdım seni.
Dağlar duysun istedim,
Denizler işitsin,
Gökyüzü saklasın bu sevdayı.
Çünkü bazı aşklar vardır;
Bir ömre sığmaz.
Ne yollar tüketebilir onları,
Ne de zamanın acımasız elleri.
Şimdi gecenin koynunda oturmuş,
Ayın denize bıraktığı yakamozları seyrediyorum.
Her parıltıda yüzünü görüyor,
Her dalgada sesini duyuyorum.
Eğer bir gün bu sevda gemisi
Senin limanına varırsa,
Bil ki ben
Yalnız seni sevmekle geçirdim yıllarımı.
Ve bil ki sevgilim;
Benim kalbim,
Denizlerden yıldızlara uzanan
En uzun yolun adını
"Sen" diye ezberledi.
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.