0
Yorum
2
Beğeni
0,0
Puan
23
Okunma
Gör beni şehrîyârem, diyarıma kan çöktü
Önce nefsim kırıldı, durmadı; viran çöktü
Payitahtımda isyan, cebre zorlanıyorum
Yalnızlığım komutan bense horlanıyorum
Kirpiğinin bezminde kara bir nişan çöktü
Gecenin en vaktinde zülf-i perişan çöktü
Kırıldı gökkuşağının ırmağında incir
Ellerimi bağladı asrın harında zincir
Kervanlar yolda kaldı, sahraya hitap çöktü
Gönlümü oyalayan sahte afitap çöktü
Döküldü mezmum hatlar yakıcı cümleleri
Az’ında bir kasvet var, ağlaşır cümleleri
Yaklaştı dile azap, ikrara sükut çöktü
İkindi sofrasına geçilmez hudut çöktü
Seyrimde ki kubbenin sılası beni yaktı
Ben tümüyle kül oldum, bende bir sen bıraktı
Fikrimin kalesine dertli nidalar çöktü
Kuşatıldı her yanım kirli edalar çöktü
Saçlarından tel alıp, gönlümü dikişledim
O narin gülüşünü nakış nakış işledim
Serpildi göğe yıldız, ön dördünde ay çöktü
Oklar yönün de sabit, alevli bir yay çöktü
Bakışın da ki şule bana olurken saye
Uçuşan kelebekler gözlerinde himaye
Fısıldanırken sesin, kalbime suzan çöktü
Sensizlik menfezinde mevsime hazan çöktü
Gelip görsen ahvalim, terkedilmiş ev gibi
Dışına güneş değmez, içi bir alev gibi
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.