0
Yorum
2
Beğeni
0,0
Puan
29
Okunma

Hiçbir hekim bulamaz bendeki bu amansız sızının yerini,
Ben henüz bir yangından çıkmışken, yepyeni bir korla tutuşmanın esiriyim...
Görenler tenimi dökülür sanır, eski bir aşkın küllerinde sönüyorum sanır;
Bilemediler; ben bu yaralı kalbimin sızısından, bu yeni sevdamda utanma kanseriyim!
Sana dokunursam kırılırsın diye, o masum dünyanı dertlerimle kirletirim diye,
Hastalık ciğerimde değil, bu dilsiz infaz ürkekliğimden yapışmış kaderime...
Açın ruhumun perdelerini, bir yaralı yürek nasıl mahcup susarmış görün bu masada,
Boynu bükük bir menekşe gibi duruşum, seni incitmekten korktuğumun resmidir aslında.
Gözlerimde donan o dilsiz bakış, sana kıyamayan mecazi bir intiharın tam eşiğidir,
Sana doğru gelemeyen o ürkek ceylan adımlarım, içimdeki o derin mahcubiyetin ayak sesidir.
Dokunun nabzıma, durmuştur; kokunla sarhoş olan gecelerime çökerken bu sensizlik kanseri,
Teşhisi asil bir korku olan bu ağır dert, asaletinden manolyalar açan o saf tenini incitmekten korkuyor...
Ama kırıldığım o dilsiz masadan, o karları delip çıkan bir çiğdem gibi filizleniyorum şimdi,
Söylenmemiş aşkların o ilençli mühürlerini, seni kaybetme korkusuyla bağrıma basar gibi...
Küllerimden doğuyorum o uçurumun kenarında, sırf sen kırılma diye sükutun zincirini kırar gibi,
Beni diri diri gömen bu ürkek suskunluk, aslında sana olan o temiz aşkımla hayata bağlıyor beni!
Sen dilsizliğin zindanında kalma diye, ben inadına kelimelerle senin adını haykıracağım,
Bu yaralı ameliyat masasından kalkıp, seni canımdan çok seven o cesur feryadın olacağım!
Doğuş KILINÇ Neşter Ameliyat Masası
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.