0
Yorum
5
Beğeni
0,0
Puan
63
Okunma
gece üç buçuk
yine aynı şarkı döngüde,
senin sesin yok ama kokun var hâlâ
yastığın kenarında unutulmuş bir tel gibi içimde bir yer kanıyor usulca
dikiş tutmuyor, yara eski değil
yeni değil de
sadece benim artık, sadece benim ellerim titriyor sigarayı yakarken
duman senin adını yazıyor tavana
siliyorum, yeniden yazıyor
lanet olsun diyorum, yine ağlıyorum
gözyaşım sigarayı söndürüyor, yeniden yakıyorum sen gittin gideli
bu ev mezar oldu, sessiz ve rutubetli
kahve bile içilmiyor, bir yudum alsam boğazımda kalıyor
her fincan yarım, her lokma zehir
her cümle sensiz başlıyor, sensiz bitiyor, sensiz çürüyor dolapta hâlâ senin kazağın duruyor
kokunu aldı diye yıkamıyorum
bazen yüzümü gömüyorum içine
bazen de öfkeyle fırlatıyorum köşeye
ikisi de aynı acıyı veriyor geceler uzuyor, sabahlar gelmiyor
uykumda bile peşimdesin
rüyamda gülüyorsun, uyanınca yok oluyorsun
o boşluk o kadar büyük ki
içine düşüyorum her seferinde Allah’ım,
bana biraz uyku ver
ya da onu
hangisi kolaysa
ya da hiç uyandırma beni daha iyi içimdeki çocuk hâlâ kapıya bakıyor
“gelir mi?” diye soruyor her akşam
diyorum ki “gelmeyecek”
ama o inanmıyor, ben de inanamıyorum kalbim hâlâ senin adını sayıklıyor
ama sesi giderek kısılıyor, çatlıyor
bir gün tamamen susacak
o gün ben de susacağım herhalde
ya da içimdeki her şeyi yakacağım
bu evle birlikte artık aynaya bakamıyorum
çünkü orada da sen varsın
gözlerimin içinde, dudaklarımın kenarında
beni terk etmeyen tek sensin
en çok da sensin terk eden bitti mi sanıyorsun?
hayır, her sabah yeniden başlıyor
aynı acı, aynı sen, aynı ben
aynı lanet olası boşluk
27.05.2026 SELVA AKBABA
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.