0
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
43
Okunma

Vadiler, koyaklar mesken yeridir,
Zamanın behrinden buralı keklik.
Burada yaşıyor, bizden biridir
Memleketi bizim oralı keklik.
Nisan gelir katar katar uçulur,
Karlar erir, dar geçitler açılır.
Kuytu köşe yuva yeri seçilir,
Baharın neşesi, morali keklik.
Güzel sesi uzaklardan geliyor,
O sesiyle ne muradlar diliyor.
Yavruları kanadında beliyor,
Palazlar peşinde sıralı keklik.
Bülbülün vatanı yeşil bağların,
Yalçın kayaların, karşı dağların,
Uzak diyarların, eski çağların,
Şahı, padişahı, kralı keklik.
Kuşluk vakti yayılıma çıkıyor,
Tepelerden enginlere bakıyor.
Çayır, çimen ovalarda sekiyor,
Issız bozkırların maralı keklik.
Ne diyeyim sana mermi atana?
Hile yapıp, tuzak kurup tutana...
Bu alemde gücü yeten yetene,
Bu mudur dünyanın kuralı keklik?
Zalim avcı düşer senin peşine,
Nişan alır, kurşun sıkar döşüne.
Aklım ermez şu feleğin işine,
Ezelden mi bahtın karalı keklik?
Ömrünce gez, dolaş yazı yabanı,
Şu yabanda kim ne bilir çabanı?
Hatırlarsan mazideki çobanı;
Dağlanmış yüreği yaralı keklik.
Hidayet GEDİK
Şebinkarahisar
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.