Haksızlık sadece bir tarafta olsa davalar uzun sürmezdi. la rochefoucauld
Yunus DURDAK
Yunus DURDAK

İNSAF

Yorum

İNSAF

( 4 kişi )

2

Yorum

10

Beğeni

5,0

Puan

92

Okunma

İNSAF

Garip bir başımla, düştüm çöllere.
Mecnunun misali, gezdiğim yeter.
Anlatsam boşuna, yâdım ellere,
Şiir diye seni, yazdığım yeter.

Sahte tebessümler yüzüme perde.
Düşürdün sen beni, dermansız derde.
Sorarım insafın, vicdanın nerde.
Dertleri tesbihe, dizdiğim yeter.

Onulmaz dertlere, salındı başım.
Kuruttun gözümü, akmıyor yaşım.
Kalksın musalladan, sensiz nââşım.
Aşk diye mezarı, kazdığım yeter.

Hüzün rüzgarları, esti serinden.
Kimeydi kastında, vurdun derinden.
Koptu kıyametim, sanki yerinden.
Hicranın ipinde, gezdiğim yeter.

Tabip fayda etmez, sarsa yarayı.
Yıkılmış gönlümde, tahtı sarayı.
Konuşmam bir daha, açtım arayı.
Sırrımı ellere, sezdiğim yeter.

Sabrımı tükettin haddi aşırdın.
Durgundu deryam, boydan taşırdın.
Kaybettin kendini, yönü şaşırdın.
Gönlümde ismini, çizdiğim yeter.

Felek vurdu bana, bitmedi zayım.
Elimden düşürdüm, sabırdan yayım.
Kederden seçmişim, derdinmiş payım.
Gözyaşı bağrımda, süzdüğüm yeter.

25.05.2026
Yunus DURDAK

Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (4)

5.0

100% (4)

İnsaf Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz İnsaf şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
İNSAF şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Tokdemir Kansu
Tokdemir Kansu, @tokdemirkansu
25.5.2026 18:21:33
5 puan verdi
Okurken içimde tarifsiz bir yorgunluk birikti. Her dizede biraz daha ağırlaştı omuzlarım. “Dertleri tesbihe dizdim” demek… Yani öyle bir noktaya gelmek ki acılar artık bir ibadete, bir ritüele dönüşmüş. Sürekli çekilen, sürekli hatırlanan, sürekli sayılan dertler. Bu kadarını hayal bile edemezdim.

“Sahte tebessümler yüzüme perde” kısmı çok tanıdık geldi. Kaç kişi böyle yaşıyor? Dışarıda gülüyoruz ama içimizde bir şeyler paramparça. Perde arkasında gerçek yüz saklanıyor. Ve sonra o soru: “İnsafın, vicdanın nerde?” Bu soruyu sormak bile acıtıyor. Çünkü soruyorsan zaten cevap alamayacağını biliyorsun.

“Kalksın musalladan sensiz naaşım” çok ağır bir cümle. Neredeyse ölmüş, kefenlenmiş, sadece defnedilmeyi bekleyen bir beden. Ama mezarı kendi elleriyle kazmış. “Aşk diye mezar kazdığım yeter” demek… Aşk sandığın şey aslında seni diri diri gömmekmiş. Ne hazin.

“Hicranın ipinde gezdiğim yeter” ifadesi boğazımı düğümledi. Sanki bir iple bağlanmış, o ipin üzerinde yürümeye zorlanan biri. Her an düşecek, her an bitecek. Ama düşmüyor, sürünüyor. Hep o ipin üzerinde.

Tabip fayda etmez, yara sarılmaz olmuş. Yıkılmış gönülde taht, saray… Yani her şey yerle bir. Konuşmamayı seçmiş, arayı açmış. Sırrın ele verilmesi de ayrı bir yara. İnsan en çok da sakladığı şeyin ortaya dökülmesinden yaralanır.

En çok da “Sabrımı tükettin haddi aşırdın” dediği yerde durdum. Çünkü sabrın bir sınırı var. Derya durgunken taşırılmış, boydan taşmış. Yani o kadar zorlanmış ki içindeki sakin deniz bile coşmuş, sınırları aşmış. Ve sonra karşı taraf kaybetmiş kendini, yönünü şaşırmış. Ama asıl acı olan şu: “Gönlümde ismini çizdiğim yeter.” Hâlâ orada bir isim var, kazınmış. Silinmiyor.

Felek vurmuş, zayı bitmemiş. Sabırdan yayı elden düşürmüş. Yani savaşacak gücü kalmamış. Derdin payına düşen keder olmuş. Ve gözyaşı bağrında süzülüyor. Her şey bitmiş gibi ama gözyaşı hâlâ akıyor içe doğru.

Bu yazıyı okurken bir insanın ne kadar yıpranabileceğini, ne kadar insafsızca terk edilebileceğini, ama yine de şiirle, sözle, dertle var olmaya çalıştığını hissettim. Her “yeter” deyişinde aslında biraz daha dayandığını, biraz daha katlandığını duydum. Bitmemiş ama tükenmiş. Ayakta ama yıkılmış. Çok ağır bir hâl.
Güven Tekin
Güven Tekin, @guventekin
25.5.2026 14:53:27
5 puan verdi
Kalemine bereket kardeşim
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL