5
Yorum
7
Beğeni
5,0
Puan
50
Okunma
Bir gün başıma bir iş gelirse eğer,
Bırakma beni bu gurbet elde yabancı.
Bırakma toprağımdan uzak, öksüz beni,
Rüzgârın savurduğu yaprak gibi perişan.
Kaç yöne savrulduk bu dünyada bilmeden,
Lodoslarla boğuştuk nice zaman.
Ama gördük yaprakların renk alışını,
Sarıdan kırmızıya dönen o masalı.
Gökyüzünün maviliğine daldık,
Gözlerimizi bulutlarda gezdirdik.
Çiçeklerin mis kokusunu kokladık,
Her mevsimde nefesimizi içimize çektik.
Güzellikleri yüreğimize nakşettik,
Rüzgâra karşı durmanın ödülü gibi.
Ama yine de yüreğim diyor ki bana:
Toprağımdan uzak düşmesin bu beden.
Gurbet elde yaprak olma, kök ol,
Savrulan değil, direnen ol bu fırtınada.
Çünkü güzellikler geçici belki,
Ama toprak kalır, toprak bizi bekler.
Ve ben döneceğim, mutlaka döneceğim,
Köklerime, yurduma, toprağıma.
Fırtınalar savursa da beni dört bir yana,
Bedenim yurdumun toprağında yatacak.
Nefesim bayrağımın dalgalanmasında,
Yerin ve göğün ciğerlerinden esecek.
Ruhum bu toprakta kök salacak sonsuza dek,
Gurbet değil, vatan olacak son durağım.
5.0
100% (5)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.