1
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
44
Okunma
Akan nehir
uzun bir soluktan sonra
köpürerek denize dökülüyor.
Hasretim de tıpkı böyle
açık denizlere taşarak
olunmaz çelişkilere
sürükleniyor.
Tepede eski bir evin içinde
madam sabun yapıyor.
Derin bir vadide, uçsuz bucaksız
İmroz.
Limon kokulu sabunu
bana uzatıyor.
Elimi uzatırken
aramızdan sessizce bir şey geçiyor,
gizliden nüfuz ediyor.
Yitip giden ömrümün
ifadesi sanki.
“Sen serserisin,” diyor bakışları.
Anlatamadım ben,
anlaşılamadım ben.
Hani bıraksam kendimi,
hiçbir şeyiz.
Çabasızca başımı, gövdemi
ne bileyim işte,
bir anlam için yatırıyorum
sazlıklı, hafif taşlı,
çimli ve çıplak bir yere.
Kaldırana aşk olsun.
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.