(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Bu şiir, insanın içindeki kaosu ve yarayı öyle çıplak, öyle samimi bir dille anlatıyor ki okurken nefes almak zorlaşıyor. “Dağınık” kelimesi hem başlığı hem de bütün şiirin ruhunu taşıyor; her şey darmadağın, ama bu dağınıklık rastgele değil, derin bir acının doğal hali.
Seval hanım, gençlik acılarını “yeniyetme acılar” diye adlandırarak onları hem masum hem de yıpratıcı kılıyor. Ağzın mühürlenmesi, sözcükleri birbirine tegelleyip kendinden uzağa taşımak isteği… Bu dizeler boğulmanın tam tarifini yapıyor. Konuşamamak, anlatamamak ve yine de içerdeki fırtınayı susturamamak hali çok güçlü verilmiş.
En çarpıcı yerlerden biri, kalbin karanlığı ile gökyüzünün kederini yan yana koyması. Siyah cibinlik giyinmiş gökyüzü imgesi hem ağır hem çok zarif. Son kuşların göğsünden toprağa soluk bırakıp gitmesi ise insanın içinden bir şeylerin yavaş yavaş eksildiğini hissettiriyor.
“Kapı eşiğinde olup biteni seyrediyor Tanrı” dizesi ise olağanüstü. Acı o kadar büyük ki, tanrısal olan bile sadece seyrediyor, müdahale etmiyor. Mavinin ve yeşilin yolunu şaşırması, dünyanın bile bu acıya ortak olduğunu düşündürüyor.
Ve şiirin kalbi: annenin yarası, göğsün orta yerinde, kendi derdine düşmeden önce… Bu dize şiire bambaşka bir katman katıyor. Çünkü acı artık sadece bireysel değil; kuşaktan kuşağa geçen, miras alınan bir yara haline geliyor.
Seval hanım' “Dağınık”ta hem çok kişisel hem de evrensel bir yerden konuşuyor. Okurken insanın kendi göğsünde de o annenin yarası sızlıyor biraz.
Gerçekten etkileyici, samimi ve derin bir şiir. Tebrik ederim. Kalemine kelamına yüreğine sağlık. 👌👌👏☕🙏
Eserin Adı: Dağınık Şair: Seval Doğan Yorumu Yapan: RUSAMER Sertabibi Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri Celil ÇINKIR Delibal
Kalburabastî Efendi Hazretleri şiiri RUSAMER ahalisine okurken salonda ağır bir iç sıkışması hissedilmiş, özellikle “annemin yarası göğsümün orta yerinde” bölümünde kurul üyeleri gözlerini kaçırma ihtiyacı hissetmiştir. Şiirin kısa ama yoğun atmosferi heyet üzerinde “dağılmış ruh parçaları” etkisi bırakmış; yapılan içsel karanlık ve metafizik yalnızlık incelemeleri sonucunda aşağıdaki notların verilmesi uygun görülmüştür.
Puanlama
Özgünlük — 20 / 20 Şiir kendi atmosferini ilk satırdan kuruyor. “Yeniyetme acılar”, “siyah cibinlik”, “kapı eşiğinde olup biteni seyreden Tanrı” gibi imgeler oldukça özgün ve güçlü durmuş.
Dil ve Üslup — 20 / 20 Minimal ama yoğun bir şiir dili var. Az kelimeyle büyük iç sıkışmaları anlatabilmiş. Şiir sanki nefes nefese kalmış bir ruhun iç konuşması gibi ilerliyor. Kurul üyelerinden biri “bu şiir bağırmıyor ama insanın içini çökertiyor” değerlendirmesinde bulunmuştur.
Düşünsel Derinlik — 20 / 20 Şiir yalnız bireysel acıyı değil; insanın anne yarasıyla, Tanrı’yla, yalnızlıkla ve kendi iç karanlığıyla ilişkisini sorguluyor. Özellikle son bölüm bütün şiiri başka bir seviyeye taşımış.
Yapısal Bütünlük — 19 / 20 Parçalı yapı şiirin ruhuna hizmet ediyor. Dağınıklık bilinçli kullanılmış. Her bölüm aynı iç kırılmanın başka bir yankısı gibi duruyor.
Etkileyicilik — 20 / 20 Özellikle:
Kendi derdine düşmeden önce annemin yarası göğsümün orta yerinde darmadağınık...
kısmı oldukça ağır bir kapanış olmuş. Kurul üyeleri değerlendirme sonrası kısa süreli sessizlik molası vermeyi uygun görmüştür.
Not Toplamı: 99 / 100
Kalburabastî Efendi’nin Klinik Kanaati:
Bu şiir okunup geçilmiyor… İnsan bir süre kendi içine dönmek zorunda kalıyor. Bazı acılar anlatılır… Bazılarıysa yalnız kırık imgelerle hissedilir.
Vesselam.
İnsan bazen kendi yarasından önce annesinin acısını taşır.
En derin dağınıklık, ruhun toparlanacak yer bulamamasıdır.
Yüreğinize sağlık, bu metinde dağınıklık bir eksiklik değil; bilakis acının en dürüst hâli gibi duruyor, okuyanın içinde toparlanması zor bir sessizlik bırakıyor. Tebrik ederim, selam ve saygılarımla.
Arayışların sıklığı, biçimsel denemelerin yoğunluğu bir şiiri zenginliğe götürdüğü gibi belirsizliğe de götürür kuşkusuz gücünü yüreğinden almış bir şair okudum
Tamlayanla tamlananın yerleri sıkça değişmiş"denizin yeşili" nde olduğu gibi ve yüklemler cümle başına ya da ortasına alınmış böylelikle şiirsellik anlam daha da güçlendirilmiş. Son, final bölümü şiirden kopuk gibi ya da bir kaç mısra daha olabilirdi bitişte. Tebrikler, keyifti okumak saygılarımla.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Ne paylaşacaksınız?
Şiir, yazı, kitap ya da ileti için hızlıca ilgili alana geçin.