0
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
91
Okunma

Bu dünyanın devranına,
Cukkaya, saltanata aldanma gönül,
Bir yanın gülerken öbür yanın da
Sessizce çürür de fark etmezsin gönül;
Bir vakit köylerde harman savrulurdu,
Helal lokma diye ekmek yoğrulurdu,
Şimdi adamın sözü altın kaplama,
İçi boş teneke gibi yankı vururdu;
Bir zaman yiğitlik omurgaylaydı,
Adam dediğin sözünün ardındaydı,
Şimdi eğilip bükülmek marifet olmuş,
Doğru duran hep darağacındaydı;
Bak hele meydanın curcunasına,
Her ağız dolusu hamaset saçar,
Fakir sabaha borçla uyanırken
Tok olan millete sabır anlatır;
Birinin cebinde tomar tomar para,
Birinin evinde akşam yok çorba,
Kürsüden “şükredin” diyen efendi
Hiç uğramamış gecekonduya;
Kimi dini koymuş vitrin camına,
Kimi vicdanını satmış makamına,
Ayet dilinde, merhamet mezarda,
Kul hakkı dolanmış boğazlarına;
Saraylar büyüdü göğe uzandı,
Mahalle çamura bata çıka kaldı,
Bir lokma ekmek için sabahın köründe
İnsanlar ömrünü yollarda saldı;
Ey gönül, sakın şaşırma buna,
Devran döner bir gün yana yana,
Bugün gölgesiyle meydan kaplayanlar
Yarın sığmaz bir mezar taşına;
Bir bak şu ekranın soytarısına,
Dün sövdüğünü koymuş baş tacına,
Rüzgâr hangi yana sert esiyorsa
Yüzünü çevirmiş tam orasına;
Omurga dedikleri yük olmuş şimdi,
Dik duran insana yok yer şimdi,
Kırk takla atmayan yaşayamaz diye
Bir korku salmışlar memlekete şimdi;
Ne tuhaf çağdayız kardeş dediğin,
Adamın değeri cebinde bugün,
Vicdan pazarlık, ahlak göstermelik,
İnsanlık çekilmiş kuytuya bugün;
Bir çocuk düş kuramıyorsa yarına,
Bir genç umudunu gömmüşse taşa,
Bir baba evine boynu bükük dönüyorsa
Çatlamış demektir düzen baştan başa;
Ama hâlâ nutuk, hâlâ nümayiş,
Hâlâ cafcaflı sahte alkış,
Milletin derdini bilmeyen adam
Kalkmış memlekete vermekte akıl;
Kimi lüks masada keyif sürüyor,
Kimi çöpten ekmek topluyor,
Sonra dönüp kader deyip geçiyorlar,
Bu nasıl kaderse hep yoksul vuruyor;
Ey gönül, unutma dünyanın hâli,
Bir varmış bir yokmuş gibi masalı,
Nice ağaların sustu sonunda
Toprağın altında bitti kavalı;
Ne makam kalıyor ne de gösteriş,
Ne koruma ordusu ne saltanat işi,
Bir kefene sığıyor sonunda herkes,
Dünyanın özeti budur kardeşim;
Öyleyse insanca yaşa be gönül,
Bir garibin elinden tut da öyle gül,
Çünkü bu dünyada kalan tek miras
Temiz bir vicdandır, gerisi çürük kül;
Bakma sen devranın yalancı süsüne,
Her parlayan altın değil özüne,
Bir gün hesap gelir ansızın diye
Kul ol da yük olma kimsenin üstüne…
Erol Kekeç/18.05.2026/Sancaktepe/İST
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.