0
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
31
Okunma
BU DÜZEN BÖYLE GİTMEZ..!!!
Bir zamanlar bir maaş dört cana yeterdi,
Emeklinin ikramiyesi bir ömre umut verirdi.
Şimdi bayram yaklaşınca yürek düşer dara,
Kurbanlık bakmak bile döndü ağır bir yara.
Kira olmuş dipsiz kuyu, maaşı yutar gider,
Ay bitmeden insanın cebinde hüzün büyür.
İki maaş girse bile eve yetmez oldu,
Bu halk kendi yurdunda borçla esir oldu.
Emekli artık geçinmiyor, sadece hayatta kalıyor,
Maaş dediğin cebine girmeden eriyip dağılıyor.
Gençliğini verdiği devlet şimdi dönüp yüz bakmıyor,
Bir ömür çalışan adam sonbaharında yoruluyor.
“Din gidiyor” dediler, susturdular vicdanı,
Kutsalı diline dolup sattılar meydanı.
Hak yiyene “efendi”, susana “sabır” dediler,
Memleketin alnındaki ışıkları söndürdüler.
Ete hasret kaldı halk, sofra döndü yaraya,
Kasabın camındaki fiyat bakar adama.
Bir kilo et olmuş artık emekliye rüya,
Geçim dediğin düştü insanın boğazına.
Sata sata bitmedi fabrikanın bacası,
Doymadı koltuklara çökenlerin havası.
Toprağı da verdiler, ormanı da talana,
Bir avuç çıkar için yazık ettiler vatana.
Sınırlar kalabalık, şehirler yorgun düşmüş,
Halk kendi ekmeğine bile zor yetişmiş.
Bir yanda yokluk büyür, bir yanda savrulan servet,
Adalet arar insan, kaybolur gider niyet.
Pazar yeri yangın yeri, fileler bomboş şimdi,
İnsanlar fiyat değil kader okur gibi.
ÖTV’si, KDV’si, vergisi ayrı dert,
Nefes almak bile olmuş bu düzende servet.
Köylünün zeytinine göz diktiler arsızca,
Merayı beton edip susturdular acımadan.
“Dur” diyenin sesini demir kapılar yuttu,
Korkuyla büyütülen bir karanlıkta unuttuk umudu.
Bankalar zincir oldu emekçinin boynuna,
Faiz büyür geceden sabaha halkın sırtında.
Otuz beş milyon insan borçla uyur olmuş,
İcra kâğıtları artık evlere komşu olmuş.
Eskiden bayramlarda çocuk sesi taşardı,
Şimdi torun gelince dedenin eli titrer.
Harçlık verememek koyar adamın canına,
Koca çınarlar bile utanır kendi haline.
Sabah ezanıyla halk ucuz ekmek kuyruğunda,
Gençliğini bıraktı bu memleket yolunda.
Yıllarca alın teri döken insanların payına,
Bir kuru ekmek düştü ömrünün sonunda.
Sanmayın ki bu millet diz çökmeyi kabullenir,
Sabır taşı çatlayınca sessiz dağlar da delinır.
Susturulmuş zannettikleri halk bir gün ayağa kalkacaktır,
Mazlumun ahıyla nice saltanat yerle bir olacaktır.
Ne vicdan kaldı artık ne hakkın terazisi,
Vurguncular sarayda, halk çekiyor çilesi.
Ama her karanlık gece sabahla yenilecek,
Bir gün alın teri yine baş tacı edilecek.
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.