0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
17
Okunma
Bir şarkı çaldı uzaklardan…
adı sen oldu içimde: Lambada.
Kalbim ilk kez bir yangını
dans ederek taşıdı o anda.
Sen bana dokununca
gece bile ritmini değiştirdi,
ay ışığı omzuna düşerken
dünya sessizce bize eğildi.
Ellerin belimde değil sanki
ömrümün kırılmış yerindeydi,
ben o gece bir dans etmedim,
kendimi sana teslim ettim gizlice.
Müzik sustu sonra…
ama sen hâlâ içimde dönüyorsun.
Bir şarkının bitmesi kolaymış meğer,
insanın sevdiğinden çıkması değil.
Şimdi ne zaman eski bir melodi duysam
kalbim aynı yerden kanıyor usulca;
çünkü bazı aşklar
bir kez yaşanır…
ve ömür boyu insanın içinde
yavaşça Lambada olur.
Ve bilirsin…
bazı geceler insan aynaya bile bakamaz,
çünkü gözlerinin içinde
giden birinin gölgesi dolaşır.
Ben seni unuttum sanarken
bir sokak müziğinde yakalandım yine sana.
Bir dükkândan taşan eski bir ritim
kalbimi yıllar öncesine sürükledi ansızın.
O an anladım;
insan en çok yarım kalan dansları özlüyormuş.
Çünkü tamamlanan hikâyeler uyur zamanla,
eksik kalanlar ise
her gece içimizde yeniden başlıyormuş.
Şimdi biri bana aşkı sorsa
uzun cümleler kurmam artık.
Sadece gözlerimi kapatır ve derim ki:
“Bir zamanlar biri vardı…
kalbime dokunduğunda
bütün dünya müzik olmuştu.”
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.