10
Yorum
17
Beğeni
5,0
Puan
138
Okunma

Ehemmiyet verdiklerimizden alırız yarayı
Gerçeklerle yüzleşemeyiz de açarız arayı
Oysa benlerin kavgasıdır her yaşanan his
Kendi sınırlarını çizemeyenleri kaplar sis.
Dağın başından eksilmez de dumanı
Ne esen yel dağıtır onu, ne dolu ne tufanı
Değer göremediklerimizden midir acılar
Yoksa kendimizi saydıramadığımız mıdır bu
Gülmek ve ağlamak arasındaki perdedir vurgu.
Bir can bulsaydı yeniden bizdeki yaşama gücü
Ağır da gelmezdi eminim hayatın tüm de yükü
Maneviyattan dem bulmaktan başka yol da yok
Her söz ve bakış imalıdır sanki, yüreğe sağlanır ok.
Tecrübe, irfan, ustalık pahasız değerlerdendi
Ne ara hoyrat rüzgârlarla birikimler seyreldi
Yerine daha güzelini koymaya muktedir olmayanlar
Faniliğin can yakan yanlarını durmaksızın da harlar.
Bir aramak vardı ezelden, hem de biteviye saadete
İçinde her renkten özneydi bir masalsı gemide
Halen bir limana varamayışımız sorgulanmalıdır
Azgın dalgalarında boğuşurken hayatın yorulduk
Ayakları basmak gerek yere savruluşlar bitsin
Doyumsuzlukların çirkinliğinden bu yoksunluk.
Nasıl bir istikamete gidilebilir ki dümensizce öyle
Gündüzler eksilir her geçen gün, döner sanki geceye
Üç heceli bir sözcük değil miydi size, bize verilen
Yaşamak hep keyfiyetse eğer, kemiyetleri nerede?
Anlatacak çok şey var belki de dinleyeni yoksa
Gölge Ozan verir mücadelesini her bir solukta
Acemiler bilseydi kimdi ehil, kimdi hikmet, usta
Yaşamak verirdi hazzını onca emeğe hürmeten
Bir derince iz kalabilirdi bizden de saygı, sevgiden...
Oğuzhan KÜLTE
5.0
100% (12)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.