1
Yorum
2
Beğeni
5,0
Puan
108
Okunma
Zamanın Anatomisi
Mevsim değişirdi; yaz gider, kış gelirdi.
Sokak sokak döşenen kömürler
telaşına düşerdi
yüzleri tebessüm bakan insanların.
Birlik içinde dirlik vardı.
Kalp değil,
kırılırdı kömürler; dolardı kömürlükler.
Üzerinde pişirilen yemeğin
kıymeti vardı, içilen çayın.
Lüks lambasıydı bazen,
bazen eriyen bir mum aydınlatırdı.
Mumun önünde tutulan elin
gölgesinden oyunlar yapardık
şimdinin soğuk duvarlarında.
Karanlıktı; neşemiz vardı.
Şimdi nesil değişti:
karanlık yerine
zifiri bir umutsuzluk var.
Hiçbir acıdan
habersiz büyüdü küçüklüğümüz;
büyüdükçe büyüsü kaçtı
alkışlanmayan dünün.
İp atlayan,
misket oynayan,
saklambaç, kör ebe…
daha niceleri.
Betonların altında kalan her şey
geçmeyen geçmişin izini taşıyor.
Saygıya hasret büyükler alıyor yerini;
kalmayan hürmetin edepsizliği
bağırıyor odalarda.
Serdar Özyanız
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.