13
Yorum
34
Beğeni
5,0
Puan
173
Okunma
Hak için yola düşen, canları sıkar mı; Hiç?
Rızaya boyun eğen, derdinden bıkar mı; Hiç?
Diz çökse kalkar yine, yanar her gün bu sîne,
Katarken biri bine, zamana bakar mı; Hiç?
Gönül aşkın kucağı, kalpte yanar ocağı,
Yersiz yurtsuz bucağı, hasretle çeker mi; Hiç?
Kesildi nefsin sesi, sustu tenin hevesi,
Uçan gönül kafesi, hicranı eker mi; Hiç?
Her düşen olmaz ziyan, sabreden etmez isyân,
Her lutfa eren insan, düşmanı takar mı; Hiç?
Akar gözden şimdi yaş, döner başta bir telaş,
Dost olan her arkadaş, kendini yakar mı; Hiç?
Kul dediğin bir toprak, ya sulaktır ya çorak,
Yağmur gibi yağarak, dertleri eker mi; Hiç?
Tohum düşer toprağa, keder iner yaprağa,
Savrulurken uzağa, içini döker mi; Hiç?
Sükut eden güllere, dua eden dillere,
Sonsuz olan çöllere, kalp ruhsuz akar mı; Hiç?
Ses Hakk’a varır elbet, niyet gizli bir dâvet,
Vakitsiz her ibâdet, vicdânı yıkar mı; Hiç?
Yaşayınca bahârı, sordum her gün nehârı,
Sensizliğin diyârı, gül gibi kokar mı; Hiç?
...andelip...
5.0
100% (19)