1
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
26
Okunma
Kırıldı bendin sabrı, döküldü dile nehir,
Dizgininden boşaldı, sığmıyor yatağına.
Sürükler önüne ne varsa, koca bir şehir,
Teslim olmuş suların o bitmez sağanağına.
Gürültüsü bir çağrı, köpüğü beyaz bir iz,
Toprağın bağrın açar, geçerken hoyratça.
Ne bir engel tanıyor, ne dursa bizden bir iz,
Yıkıp geçer her şeyi, kendince mağrurca.
Dindiğinde bu öfke, çekilince o sular,
Geriye sadece hüzün ve tortusu kalır.
Gözlerde yaş, yürekte bitmeyen bir sızı var,
Taşkın gider, geriye sessiz bir sükut kalır.
Balçıkta izi kalır, yitip giden düşlerin,
Eski bir hatıradır, artık o şen günlerin.
Dili tutulmuş gibi, o mağrur gülüşlerin,
Yüzünde isi kalır, dumanlı tüm dünlerin.
Yine de toprak gebe, her kışın baharı var,
Küllerinden doğmayı elbet bilir bu canlar.
Yarayı sarmak için derin bir sabır var,
Yeniden kurulur elbet, yıkılan tüm dünyalar
5.0
100% (2)