5
Yorum
9
Beğeni
5,0
Puan
161
Okunma
“Beyaz Dutum”, bir insanı kaybettikten sonra değil, onu hâlâ içindeyken yavaş yavaş kaybetmenin hikâyesi. Son bir görüşte boğaza düğümlenen sözler, dokunamamanın alışkanlığa dönüşmesi ve anıların bile gerçekliğini yitirmesi…
Sen göstermeden seni görmek,
Sen anlatmadan seni dinlemek.
Ezberlemek yüzünü, unutacağımı bilerek;
En zorudur belki de yavaşça silinmek.
Uyandırıyor beni boşluğun,
Kaybettiriyor beni yok oluşun.
Vuruyor en içten dilekleriyle
Boğazımda keskin teller,
Seni son görüşümde.
İlgin kandırıyor beni,
Kanıyorum hâlâ eskisi gibi.
Artık tüm anılarım gerçek değil gibi.
Büyüdüm, düşünmesem de öyle;
Düşündüm, büyüyemesem de yeterince.
Yetinemem artık bedenimle,
Yıkanamam artık ellerinle.
Siliniyor hayatımın bir bölümü,
Boğuşmak istiyor fotoğrafların.
Kavuşmak istiyor fotoğraflarım.
Dayanmaya üşeniyor aklım,
Uyuşuyor artık dudaklarım.
5.0
100% (4)