2
Yorum
9
Beğeni
5,0
Puan
51
Okunma

Rojava
Toprak kokusu barutla karışır burada
ama yine de zeytin ağaçları inatla yeşil
her dalında bir kadın ismi saklı
her kökünde yarım kalmış bir ezgi
Dağlar suskun, fakat gözleri açık
Fırat akar, yaralarını yalayarak
taş üstüne taş dizerken eller
“burada ölmek de yaşamaktır” der sessizce
Kobani’nin soğuk gecelerinde
bir avuç genç, bir avuç ışık
tüfek namlusu değil, umut tutuyorlar
parmak uçlarında yarınlar titreşiyor
Rojava,
sen bir coğrafya değil, yaralı bir sözcüksün
dillerden düşmeyen, ama haritalara sığmayan
kadınlar seni omuzlarında taşıyor
erkekler senden utanarak büyüyor
Sen hâlâ ayakta duruyorsun
bir çocuğun çizdiği güneş gibi
kenarları biraz yamuk
ama yine de…
tutuşuyor.
Rojava,
ne çok yandın
ne çok yeşerdin.
5.0
100% (1)