11
Yorum
29
Beğeni
5,0
Puan
261
Okunma
Ölüyü asmak
Kalabalığın linç girişiminde
Çarmıha gerili bedenimin her uzvu
İçimden kurşunlanıyorum kustukça
Ciğerlerim nefes almama yetmiyor
Çırpınıyorum ellerim kollarım titriyor
Benden başka kimse yok bende
Kuyruğuna bağlandığım uçurtma bulutlara takılmış
Çıtaları kırılmış perdesi yırtılmış süsleri dökülüyor
Gözlerimde ceviz büyüklüğünde dünya içi boş
Sudayım ıslağım kulaçlıyorum bulutları gökte
Bir hışımla bir hınçla aralayıp nefes nefese
Güneşi bulmaya görmeye canhıraş
Kollarım düşüyor yana ayaklarım atmıyor
Kalbimin suyu ılık ılık dudaklarıma yapışıyor
Geçmişime karışıyorum beşikte ağlamalar
Emeklemekte yeni yabancı bir aleme
Bir adamın sustur sesleri çınlıyor ortalıkta
Bir kadın ağlıyor sallanarak ayakta
Dağlar diziliyor önüme sıra sıra yüksek
Eteklerinde çimenler uzuyor sonsuza
Evler üstü üste yığılmış dağ boyunca
Köyler kasabalar şehirler ülkeler yüzüyor
Kayboluşun içinde şaşkın ürkek korkak
Beni bulun diye bağırıyor beşiğim
İndirip çarmıhtan çözmek eğlencesi
Meydanın ortasına duvarsız ağaçsız dikip
Silahı olan kurşunluyor yayı olan okluyor
Hiçbir şeyi olmayan taş toplayıp atıyor
Bitmez bir zevk alanı kalabalığın
Bedenim yerde ruhum gökte
Kendine döndükçe acı çekiyor
Yukarı çıktıkça acıyor
Sonra koro halinde sesler yükseliyor
Asalım asalım içlerinde biri en bilge olanı
Sakallarını ovuşturarak yatıştırmaya kalkıyor
Ölüyü asmak olmaz, ölüyü asmak olmaz
Mahşeri kalabalık kendine dönünce
Öldürmeden asacaktınız
öldürmeden
Coşkûnî
5.0
100% (15)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.