1
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
142
Okunma
Cidelim;
gidelim gel dağlarına yayla köyümün
leyla ile mecnun ferhat ile şirin
kerem ile aslı han; hasılı aşk ve
sevda derdiyle ölümsüzleşenler
konuklarımız dostlarımız olsunlar
yesin içsin gülüp eğlensin sevgililerine
kır çiçekleri sunsunlar düğün bayram
şenlikleriyle vuslata murada ersinler
kucaklayıp çocuklarını doyası sevsinler
baharda onlarla bir başka güzeldir köyüm
Cidelim ,
gel gidelim dağlarına yayla köyümün
köyüm köyüm baharı yazı güzelliği
koynunda karı kışı kahrı oylumunda
köyüm köyüm Divriği Kangal arası
Avşarcık namı diğer Karakuz olan
özü özlemi anılarıyla şirin köyüm
Cidelim, gel;
gidelim dağlarına yayla köyümün
mecnun sabah güneşiyle çölden
perişan bitkin haliyle açmış elini
’aşk derdiyle perişan et beni’
’Leyla Leyla!..’ diler iken
’bu mu Leyla’ diyenlere
’Benim gözümle görmeli’
Kerem elinde sazı uzamış saçı
çekilmiş otuz iki dişiyle yollarda
keşişin peşinde ’ey ağalar ey dağlar
Aslı hanı gördünüz mü ’ deyip
sarı teli inletir ceylanları dinletirken
Ferhat Şirinin Nuşi Reva oğluna verildiği
acı haberini alınca var gücüyle vurup
külüngü dağdan su akarken dayanamaz
’hey hat’ nidasıyla oracıkta kendinden geçer
gel, Cidelim
gidelim dağlarına yayla köyümün
baharıyla karı kışı kahrıyla özlemiyle
bir başka güzeldir köyüm yayla köyüm
dedik ya gülüm
’her dağın her kayanın yaşanmış bir öyküsü
vardır’ derler menkıbeler diyarı Anadoluda
- A r ş i v -
5.0
100% (2)