5
Yorum
28
Beğeni
5,0
Puan
632
Okunma

ağır bir roman gibi anlatsam seni,
torosların çınarına nasıl haksızlık ederim?
taşeli platosu’nun doruğuna kurulmuş,
benim güzel memleketim.
üzümü, pekmezi, bereketi;
yaylası, sahili, aydınlık yüzlü insanı...
sözüm köy, özüm köylü;
böyle geldim, böyle gideceğim,
yeşilin, mavinin odağı memleketim.
yanakları al al olmuş
elmalar salınır bahçelerde.
kuzular musmutlu koşuşur tepelerde,
ekinler boy verir tarlalarda başak başak.
size daha çok ürünü var tanıtabileceğim;
bolluk bereketin odağı canım memleketim.
en güzel haliyle yükselir ufuktaki ay,
gökyüzünde yanıp söner nice yıldızlar.
düşmeyegörsün denize yakamozlar;
bir ana şefkatiyle kucaklar akdeniz’im.
"doğasıyla, insanıyla başkadır memleketim,"
demek isterdim...
yaz aylarının kavuran sıcağına
bir çare bulmak lazım.
bu da; daha çok yeşil,
daha çok orman,
daha çok yağmur demek değil midir?
kıymayın yeşiline,
kıymayın deresine,
kıymayın canlılara,
kıymayın ormanlara...
kıymayın her dem
rükûda duran
söğüt ağacına.
kıymayın efendiler!
bu memleket bizim,
bu memleket hepimizin.
16 Şubat 2022/Hatice Ak
5.0
100% (17)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.