5
Yorum
14
Beğeni
5,0
Puan
810
Okunma
Henüz alışmadım beton dünyaya,
Arıyı, peteği, balı özledim.
Bazen traktörle bazen de yaya;
Yaylaya gittiğim yolu özledim.
Ala şafak oba olur ayakta,
Bazlama pişirir ninem ocakta,
Kimi çayırlarda kimi koyakta
Çobanın güttüğü malı özledim.
Yahyalı dağları ardıçla meşe
Çocuklukta kaldı doyulmaz neşe.
Oynardık sokakta kardeş kardeşe
Çağla, elma yüklü dalı özledim.
Topraktır çiftçinin derdi dermanı;
Ya nasip diyerek vurur tırpanı.
Dedemin sabırla hasat zamanı
Harman savurduğu yeli özledim.
Suna’nın, Akbaş’ın yeşil özünde
Kara demlik tüter tezek közünde.
Anamın şükürle suyun gözünde
Sofraya serdiği çulu özledim.
Yüce Mevla’mızdan nurlu hediye;
Dam boyu kar iner bizim vâdiye.
Çocuklar kayıp da düşmesin diye
Buza döktükleri külü özledim.
Tertemiz sayfaya yazarlar yazı,
Bazen sevinç taşır bazen de sızı.
Postacıyı bekler erkeği kızı
Zarfın üstündeki pulu özledim.
Nice sırlar dolu aşk bâdesinde,
Yurdun destan dolu her beldesinde.
Uzun kış gecesi köy kahvesinde
Ozanın vurduğu teli özledim.
Sevgiyle sabırla ilmeği atan,
Hânelerimize bereket katan,
Evladı bağrında şefkatle tutan
Kınalı, nasırlı eli özledim.
Ustalar evleri kerpiçle örer,
Sabreden yürekler murada erer.
Ocağa gelenler edeple girer
Tahta kapıdaki dili özledim.
Vatan sevgisinin kaynağı iman
Köyü, kültürünü unutma aman.
Fani saltanata erdiği zaman
Özünden kopmayan kulu özledim.
5.0
100% (7)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.