0
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
530
Okunma
YARALI KUŞ
Geceleyin rüyalarında uzattığı ellerini
bir türlü ona kavuşturamıyordu.
Akşam rüzgarlarının önüne kattığı
kuru yaprak gibi bir sağa bir sola savruluyordu.
Yalın ayaklıydı
Yaklaştı usul usul!
Ağacın dalları boynuna sarılıyordu.
Durdu birden:
Bağırmak istedi, bağıramadı!
Açtı kollarını
"Yarabbi" dedi
"ne olur beni de al
bu kabustan kurtar beni"
Gaipten bir ses duyar gibi oldu
"zamanı değil,
kolay değil,
sabrı öğreninceye kadar
isyana devam edeceksin"
deyince,
kuru yaprakların üzerine
öylece yığıldı kaldı.
Yaralı bir kuş yaklaştı yanına,
bir ara gözlerini açtı,
kuşun minnacık gözleri büyüdü büyüdü!
Yüreğinin yanında bir yürek daha oldu!
"yalnız değilim" dedi kendi kendine,
sonra kuşun yaralı kanatlarına uzattı ellerini,
okşamak istedi.
Kuş, ipekten kanatlarını çırpamadı.
Çaresizdi. Yarası kanıyordu.
Son bir defa daha kanatlarını çırpmak istedi,
olmadı.
Oracığa yığıldı kaldı,
sabrı öğrenemeden!..
Yusuf Yılmaz
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.