9
Yorum
18
Beğeni
5,0
Puan
1434
Okunma

Memleketim...
Alengirli ve kalem bacakli
Kadehinin ....
son damlasına kadar eserken ...
şurup gibi rüzgarın
Yudum yudum
Dağıtıyordun efkarını
İstanbulum!
Kaçırdığın Rem saatlerin
boynuna dolansa bile..
Gözlerin açık bekliyordun...
Sen her gece yarının endişesiyle
Uykusuzdun!!
Su koyusu camları olan
Kirli Kristallere yansımıştı
kaz ayaklı yüzün..
Sarı rusvalını izlerken
Uykum boşlukta sallanıyordu..
Tutunmak istiyordu bana..
Ben de ...öteliyordum boyuna ...
Üzülüyordum sana..
Elektrik mavisi şehrin
Ateş koyusu
Pudralı gecelerinden uyanınca
gündüzlere..
Beni derinden yaralıyordu...
Yaşadıkların
Ah!
Canına yandığım Memleketim
Gül şehirlerinin
Topraklarına...
Acı akıyordu yaşlar
Gözlerinden
Memleket aşkına
Yandım ...üşürken...
Temiz kağıda damlayan
Beyaz gülün
Usaresi gibi
Has/tı sohbetimiz seninle
Veda ederken sana
Seni düşünüyor olacağım
İstanbul’um !
.
Gelmesin zarar saç teline...
Nefesi naneli Memleketim ...
5.0
100% (13)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.