İçinizdeki gökyüzü

2.192 izlenme - 42 yorum -
/ » 5
Yorum Yaz
immortalis.
13 Ocak 2020 Pazartesi 02:58:48




'' astrolojiye niye ihtiyacımız var? bir sebebi yok. bir çok insan o olmadan da gayet iyi yaşıyor.''
vegan âtıl balina
26 Şubat 2020 Çarşamba 12:46:32
Çok tatlı bir forum olmuş ❤️
immortalis.
24 Ocak 2020 Cuma 10:34:15
KOÇ (ARIES)

Element;      Ateş
Nitelik   :     Öncü
Arketipler;   Savaşçı
Öncü                   
Gözüpek                   
Paçayı kurtaran, hayatta kalan.



Tanrı'yı sev ve ne istiyorsa onu yap.                                   
-St Augustine






Sembol






koç, boynuzlarını indirmiş saldırıyor. dik başlı. kafatasını çatlatır mı? hiçbir şey onu yıldırmaz. hiçbir şey onu amacından caymaya zorlayamaz. zafer veya zafere ulaşma çabasında kendini yok ediş. birinden birini hak edecek.


koç yaşam gücüdür, var olma arzusudur. önceleri hiçbir şey yok. sonra bir şey var. yaşam hiçbir yerden çıkar, boşlukta yer edinir. bu süreç patlayıcı, şiddetli ve sakınmasızdır. akkor halinde yıldızlar volkanından fırlayan parçalanmış bulutsu yıldızlar tablosunu oluşturur.


kudurmuş bir köpek, ağzı köpük köpük, keskin dişlerini göstererek sizi bir uçurumun kenarına sürüklemiş. elinizde bir av bıçağı var. gözleri alev alev, hırlayarak size  yaklaşıyor. dikleşiyorsunuz. artık nezaket ve eğitme çabası yok. artık iletişim yok. yaşamak için hayvansı bir öfkeden başka şey kalmamış. haykırarak, boğazına saldırıyorsunuz.

işte koç'u buldunuz.




Son Nokta






koç, cesaret öğretir. her türlü yıldırmaya, pürüze ve şüpheye rağmen istek ve iradenin üstün gelebilmesi yeteneğini temsil eder. koç ne yapmak istiyorsa onu aynen yapan yönümüzdür. seçer ve hareket eder. başka şeyin önemi yoktur. gözleri bağlı şekilde timsahlarla güreşmek? evet eğer isteğimiz buysa. ama böyle bir aktivite konumuz dışıdır. koç, davranışın akıllıca olup olmadığına bakmadan, gözüpekliğin, saf macereperestliğin burcudur. ancak gerçek anlamı daha derindir. varoluşa ait cesaretten söz eder.


bu nedir? bu bir bakıma bencilliktir. ince sanat. duyarsızlık değil. dar kapsamlılık değil. manipülasyon değil. ancak şunu söyleyebilme yeteneği: ''bu benim hayatım. hangi deneyimlere gereksinim varsa onları arama hakkına sahibim. ben ile gelişimim arasına hiçbir varsa onları arama hakkına sahibim. ben ile gelişimim arasına hiçbir şey giremez. ne başka bir insan. ne başka bir koşul. ne de benim korkularım.''


koç'un son noktası isteklerimiz ile davranışlarımızın mükemmel uyumunu oluşturmaktadır. bu özgürlüktür. duygularda kaybolup gitmek değildir. kararlarımızı psikolojik açıklamalarla desteklemek değildir. koç'un dikkati, yaşamını biçimlendirme isteğinin gücüyle bağlıdır.






Strateji







bir insanda cesaret ancak korkuyla gelişir. başka bir yolla kazanılması olası değildir.. gerilim ve cesaret ayrılmaz bir ikilidir. ürkütücü durumlar her zaman bizi yüreklendirmez, ama onlar olmadan yürekli olamayız.


koç cesaret arar. bu nedenle, gerilim için bir mıknatıstır. koç'un bu stresi nasıl karşılayacağını önceden bilemeyiz. buna yaratıcı ve kararlı bir yanıt verilebilir. veya buldozerin önünde bir tavşan gibi kaçabilir. önceden bütün bilebileceğimiz gerilimin orada olacağıdır.


krizler, buhranlar koç'u bir gölge gibi takip eder.. insanın tam olarak istediklerini yapabilme gözüpekliği zor elde edilir. bunun yarattığı buhranlar zorludur. arkadaşlar uzaklaştırılır. otorite konumundaki insanlar sertleşebilir. önceleri daha güvenli, daha az korkutucu alanlarda, var olma cesaretine yaklaşmak zorunda kalırız. maceralardan söz ediyoruz.


dimdik granit bir yüzeye tırmanırken, ortalarda bir yerde, bir halata asılı kaldığınızı düşünün. eğer halat sağlamsa, iyi bağlanmışsa ve biz bir hata yapmazsak, akşama canlı olarak girme olasılığımız yüksektir. böyle bir durumda eğer korkmuyorsak, aptalız demektir. birçok dağcının benimle aynı fikirde olduğunu sanıyorum. yine de bir dağcı kontrol etmeyi, yaptığı sporun neden olduğu ruh haline rağmen hünerli bir şekilde çalışmayı öğrenmişti. bir başka deyişle, cesareti gelişmiştir.


bir zirveye ulaşmak sinir ister. bunda hiç şüphe yok. ancak bu statik bir ifade. sürecin gelişimsel dinamiklerini içermiyor. bir astrolog bunu daha değişik ifade eder. o, dağa tırmanmanın cesaretini uyandırdığını söyler. denetlenemez duygular yenilir; bilinç yapısı değiştirilir. ve bu, koç'un klasik gelişimsel stratejisi krizin bilinçli seçimi kanalıyla yapılır.   


ne yolla elde edilirse edilsin, bu değişimler büyümenin özüdür. dağcılık bir örnek, ancak hepimiz kendi dağımızı seçiyoruz. birisi için bu yüzmeyi öğrenmek olabilir. bir diğeri için hükmeden bir patronla yüzleşmek. bir üçüncüsü için, sigarayı bırakmak problemidir. koç düelloya evet demeye niyetli olsun veya olmasın, hayat dağın varlığını net bir şekilde önüne koyar. artık tırmanmaya başlamak ona kalmıştır. 


koç bir şey ister; deneyim, genellikle risk dolu deneyim. uzun, soğuk bir geceden sonra güneşin doğuşu gibi, onu arar, kendine çeker. bu istek, ne olursa olsun, gizlidir. korkulardan yapılmış bir örtüyle sarılmıştır. koç'un stratejisi, ne kadar korkutucu olduğuna bakmadan, bu örtüyü açmaktır. ve sonra açığa çıkan isteği, bedeline aldırmadan, yerine getirmektir. korkularla yaşamak, ancak kuşkusuz ve kararlı bir biçimde hareket etmek işte bu koç'un sanatıdır.




Kaynaklar






doğa koç'u dağlara hazırlar. koç dünya savaşçılık, canlılık ve hayatta kalma güdüsü ile silahlanmış olarak gelir. ruhu güçlü ve dolaysızdır. dürüstlük, didişmecilik, heveslilik, bağımsızlık, dıştan gelen otoriteden hoşlanmama, bunlar koç'un kaynaklarıdır.


hassas bir inceleme sonucu, doğum haritasında koç'un dokunduğu alan hırçın, canlı bir kişilik belirecektir. bu hırçınlık dağcının dağla savaşı gibi fiziksel bir yapıda olabilir, ama genellikle daha belirsiz bir durumdadır. onu tartışmacılıkta bulabiliriz. doğal hayatı koruma veya kadın haklarını savunma alanlarında görebiliriz. belki içsel bir canavarla -alkolizm, vietnam gazisinin kabusları-savaşıyordur. harita koç'un ateşinin hedefini gösterir. er veya geç, bir ateş ve bir hedef olacaktır.


bu burcun en ılımlı çocukları bile, bir krizle karşılaşınca serinkanlı ve bilinçli bir şekilde uğraşırlar. gerilim anında dizleri kanayabilir, sonradan bayılabilirler. ancak koç'un gerçek yapısı baskı altında parlar. koç'un kaynağı? dışına nasıl bir cübbe giyerse giysin, altta bir savaşçının kalbi atmaktadır. bu kalp belki, ancak bir krizle ortaya çıkacaktır. ama her zaman oradadır.



Karanlıklar






karanlık bir gece. loş bir geçit. iri cüsseli birisi karanlıklar içinden bize doğru yürüyor. böyle bir durumda, yanımızda koç burcundan bir arkadaşımızın veya, daha iyisi, kendi içimizde ruhumuzu tutuşturan koç burcunda yer alan bir güneş veya ay'ın olması için dua ederiz.   


peki bu savaşçı barış zamanı ne yapar? dış dünyadan benliğini tehdit eden bir baskı olmadan, kendisini devam ettiremez. askerin düşmana gereksinimi vardır. ordular savaşacaktır. eğer gerçek bir düşman bulamazlarsa, hayal  ürünü düşman ararlar, hatta belki de korumakla yükümlü oldukları ülkeyle savaşırlar. aynı fenomeni koç'ta da bulabiliriz. savaşacaktır. bu kesin. ancak savaşının evrimsel bir değişime mi hizmet edeceğini, yoksa sadece anlamsız bir karşıtlığa mı dönüşeceğini kimse söyleyemez.   


neyse ki, gerçek düşmanlar bol miktarda bulunmaktadır. koç ürkütücü bariyerlerle tekrar tekrar karşılaşır. bunlar koç'un özgürlüğünü elinden almak isteyen güçlü kişiler olabilirler. ters koşulların biraraya gelmesi bir engel oluşturabilir. bazen bunlar içsel zayıflıklardır. genellikle bu bariyerler diğer insanlarla anlaşmazlıklar biçimini alırlar. ne de olsa koç'un yoğun yapısı onları kendilerini savunmak zorunda bırakabilir. bu engeller ne olursa olsun, yüzleşilmesi gerekir. eğer koç için başlıca bir günah varsa, o da korkup geri çekilmektir.   


bu mücadelelerin çok belirgin olmayan yanları vardır. bunların büyümemize yardımcı olduğunu bilebiliriz. ancak belki de kendimizi yorgun hissediyoruzdur. eğer koç mücadale etmemeyi seçiyorsa, bunu yapmakta özgürdür. savaşa katılmak gönüllülük gerektirir.   


ancak her koşulda, koç gerilim için mıknatıs olmaya devam eder.seçim, gerilimin ne biçimde geleceğinin seçimidir. bu dağları fethetmenin, zorluklarla yüzleşmenin, kişisel büyümenin gerilimi olabilir. veya koç'un bezginliğinden, alınganlığından ve düş kırıklıklarından kaynaklanan boş, amaçsız, faydasız didişmeler törenine dönüşebilir. bu noktadan ilerisi koç'un karanlık yönleridir.


savaşçı barutla ve ateşle yüklüdür. bunlara yaşamadaki amacını gerçekleştirmek için ihtiyacı vardır. ancak gelişimine yardımcı bir krizden kaçarsa, ateş yine de yanındadır. bu bastırılamaz. her zaman, esas, esas amacına doğru uygun bir şekilde kullanabileceği hırsını ilgisiz bir hedef yöneltip saldırır.


esas anlaşmazlığın içeri ile ilgisi olmayan, duygusal tonunun ağır bastığı tartışmalara girebilir. ''niçin o lanet olası sarı bluzunu giymekte ısrar ediyorsun?'' 


bu durumda koç'un iradesi, cesareti ve yakıcı duyguları amaçsızdır. arkadaşlar itilir. evlilikler çöker. işler ufak sorunlar nedeniyle bırakılır. kimse kazanamaz. gelişimin yakıt roketi, 4 temmuz havai fişekleri gibi cehennem ateşleri ile dolu ve anlamdan yoksun, uçar gider.


koç'un bu karanlık yolunu seçen yaralı, arzularına aç ve hayalleri kırılmış bir şekilde kalır. kendini haklı görebilir. kendine acıyabilir. ama sorusu hep aynı kalır. ''niçin benimle olan herkes savunmada?''


ve cevap? basit. savaşçı yanlış yerde savaşıyor.








Son Düzenleme: immortalis. @ 2.2.2020 15:38:40

KeLeBeK EtKiSii
24 Ocak 2020 Cuma 11:04:47
akrebide paylaşırmısın şairem
rica etsem
immortalis. , forumun sahibi
24 Ocak 2020 Cuma 11:14:41
sırayla paylaşmayı düşünüyorum. 8. sırada akrep.
KeLeBeK EtKiSii
24 Ocak 2020 Cuma 13:47:38
ben de sabrın s si yok
bi torpil yapsan alsan beşe falan
şaka şaka bekliyorum
immortalis.
25 Ocak 2020 Cumartesi 01:38:40
immortalis.
25 Ocak 2020 Cumartesi 03:24:16
BOĞA (TAURUS)


Element;    Toprak
Nitelik;        Sabit
Arketipler; Toprak Ana                 
Müzisyen                 
Sessiz İnsan



Sadelik için çabala ama ona güvenmemeyi öğren.                                         
-Alfred North Whitehead





Sembol




bilinç, koç'un kızgın fırının bitkinliğinden sonra, durgun su havuzlarının, yeşil yapraklar arasından gelen kuş  seslerinin peşine düşer. huzur arar. nutukları senfoniyle, tutkuyu sessizlikle takas eder. ruh, savaş ateşiyle yanmayı bırakır, eklemleri şişmiş ellerle toprağa uzanır. tohumları, çamuru, yeryüzünün etini, kanını hisseder.


sembolü boğa'dır. matadorun kırmızı bayrağı önünde öfkeden köpüren canavar değil. bir meşenin altında sakin sakin güneşin tadını çıkaran, çimleri yiyen boğa. besi hayvanı ve toprak. onu hiçbir şey korkutamaz. ürkütücü görünümlü koç gitmiş, yerine kendi dünyasının kontrolünü elinde tutan, korkudan uzak, bu nedenle korkusuzluğu anlamsız bulan boğa gelmiştir. koç'un savaşı kazanılmıştır. boğa huzur içindedir.





Son Nokta








mayıs aylarının başlarında bir tepenin üzeri. ılık bir rüzgar tembel bulutları yalıyor. kızılcıklar çiçekleniyor. atmacalar sıcak hava akımında süzülüyor. tek başına oturup, altınızda güneşten ısınmış kayayı hissediyorsunuz. güneş banyosu yapıp, baharın tadını çıkarıyorsunuz. önünüzde verimli, çiçeklerle dolu vadi uzanıyor. çiftçiler tarlalarında çalışıyor. hayvanlar otluyor. baharın yeşil tonları tarlalardaki saban izlerinden ormanın derinliklerine doğru kendine yol açarak ilerliyor.     


aynı noktada oturuyorsunuz. bir saat. iki saat. üç saat. düşünmeden. sadece hissediyorsunuz. büyük sorular aklınıza gelmiyor. yaşamın doğası ilginizi çekmiyor. o anda, o kayanın üzerinde, o bulutların altında yalın bir biçimde varsınız. söze gerek yok. o enginlikle, ne hissediyorsunuz? üretken toprak size ne öğretiyor? zamana bağlı olmamayı. dingilliği. huzuru. sınırsız bir şekilde karmaşık, ancak yine sade olmayı. kavranamayacak kadar derinliğe sahip olmayı, ancak bunun üzerinde konuşmaya ihtiyaç duymamayı.


işte, bu noktada boğa'nın son noktasını görürüz. boğa'nın hüneri; dinginliği bulmak ve onu korumak.






Strateji






tüm boğa'lar doğayı sevmez. ancak o tepede oturmak temel bir gelişim stratejisidir. toprak ana boğa'nın ilk öğretmenidir. o ruhu yatıştırır, sadeliği ve dinginliği öğretir. ormanda kısa bir yürüyüş,  çağlayanın yanında sakin bir saat bunlar boğa'ya ''konuşma terapisi''nden daha fazla huzur getirir. kaderin boğa'yı kente sürüklemesi psikolojik bir yıkım göstergesi değildir. sade boğa her zaman sessiz ve kolay bir yaşam, yeşillik bir ortam seçer. yine de, hiçbir insan sadece bir burcu taşıyamaz. farklı faktörler güçlü boğa özellikleri olan birisini metropole çekebilir. bu durumda huzuru bulmak zorlaşır. kentsel boğa'nın belirli aralıklarla kenti terk etmesi, hafta sonu veya bir kaç gün kırlara gitmesi bir zorunluluktur. ve çiçeklerle dolu bir evde yaşaması ona yardımcı olabilir. bir kedi veya köpek de toprakla bağlarını güçlendirebilir.


toprak ana'nın karanlık yönleri ağır basan bir kız kardeşi vardır. birini bulduğumuz yerde diğeri de fazla uzakta olamaz. bu, boğa'nın ikinci önemli öğretmenidir. adı sessizliktir. boğa burçlarının en konuşkan olmayanıdır. onun enerjisine sahip insanlar konuşmayı kendilerini engelleyen bir şey olarak kabul ederler. özleri sözcüklere karşıttır, dile tercüme edilemez. sessizlik sadeliği, sadelik huzuru doğurur. boğa bunu bilir ve sezgisel olarak konuşmaya karşıdır.


dışsal sessizliği sağlamak zordur. boğa'nın gerçek hedefi olan içsel sessizlik ise daha da zordur. işte bu noktada da bir öğretmen ortaya çıkar ve bir strateji önerir. paradoksal olarak, o müziktir. kendini dinlemeye kaptırmış, ritme karşı notaların oyunuyla hipnotize bir durumda, ne olur? zihinde dilin bitmek bilmez uğultusu kaç saniye için susar. huzurun beethoven veya led zeppelin dinleyerek gelmesi önemsizdir; her iki halde de zihin kendisiyle konuşmayı bırakmıştır. ve boğa için bu her şeydir.


müzik onu dinlediğimiz zaman bizi sessizleştirir. ama eğer müziği üretirsek daha büyük anlam kazanır. boğa için, duşta şarkı söylemek veya armonika çalmak kadar etkili bir evrimsel strateji olamaz. koca evin içinde chopin çalmak da aynı etkiyi gösterir. ancak kendimizi bir topluluk önünde çalarken hissedeceğimiz gurur ve huzursuzluk duygusuna kaptırmamız şarttır.


tüm burçlar içinde, boğa en fiziksel olanıdır. zihnin imgesel tansiyonundan maddesel dünya yoluyla kaçmaya çalışır. etini, kanını hissederek. elleriyle toprağa uzanarak. parmaklarını eski, güzel bir kemanın ahşabında gezindirerek. çamurla, boyayla oynamak, hatta evi temizlemek, sebzeleri doğramak bile boğa'yı iyi hissettirecek uğraşılardır. yolu bedenden geçer. tenin ötesine atlamaz. onun içinde yer, içer, eğlenir. onun içinde kızarır, yüzünü ateş basar. onu kutlar ve över.


boğa dokunmalıdır. en temel şey budur. dünyayı duyularıyla, derisiyle, parmaklarının ucuyla hissetmelidir. sadece aklını kullanarak dünyayı bulamaz. toprağı ayaklarımızın altında hissederiz. müziği kulağımızla duyarız. sevgilimizin vücudunun sıcaklığını bizimkine değdiğinde duyumsarız. yaşamın doğası? kim bilebilir? kimin umurunda? kim düşünür ki? o kusursuz an yaşamın doğasının kendisidir. onun hakkında konuşmak sadece perdeyi düşürmeye yarar.





Kaynaklar





çapraşık olaylardan, koşullardan hoşlanmama. karmaşıktan kuşku duyma. bunlar boğa'nın kaynaklarıdır. içgüdüsel bir şekilde, kendi sessizliği ve sadeliğini bulabileceği ortamları arar. sabit bir iş. güven duygusu veren ilişkiler ağı. sabırla, sonsuz bir pratiklikle kozasını örer. kozanın içinde, bir sarkıtın oluşumuna benzer şekilde, metodik ve durmaksızın çalışır durur.


janie'nin neo-freudcu, reenkarnasyonal vitamin terapisini uygulayan, yeni psikoloğu  var. karanlık dehlizlerde yıllarca dolanıp durduktan sonra nihayet cevabını bulduğu için huzur içinde. sam şimdi Allah'ı buldu. ann orgazmı, joe ise kendini buldu.


boğa için bunlar çılgınlıktır. omuzlarını silker. o yaşamaktadır. yaşamı rahat bırakır. deri koltuğuna rahatça yerleşir. ağzında elmadan ısırdığı parçanın tadını hisseder. çocuklarına bakar. yuvasının sağlamlığını, vücudunun verimliliğini duyumsar. ve içinde, çok derinlerde, sessiz bir yerde, başka burçların hissedemediğini hisseder. 


saygı ile karışık sevgiyi hisseder.





Karanlıklar





dağlar, büyük meşeler gibi dayanıklı, ağır ve sağlam objeler boğa'nın aradığı huzurun benzetmesidir. onlar boğa'ya yol gösterir. ancak, o hedefi gözden kaybederek, maddesel güvencenin peşine düşebilir. bu, onun karanlık noktasıdır. gerçekte içsel güvenceden doğan huzuru aramasına rağmen, bunun dış dünyadaki yansıması olan para, arazi, varlıklar ve emeklilik planları ile kendini kandırabilir.


güvencenin kötü bir şey olduğunu söylemek istemiyorum. ancak bu boğa'nın aptalca çekici bulduğu bir altına dönüşebilir. eğer güvence'nin çekiciliğine kapılırsa, burcun tüm sonsuz dinginliği çarçur edilebilir. ve onun yerine uyuşuk, ruhu öldürücü bir durağanlık doğabilir. boğa kendini sıkarak, bıktırarak ölebilir.


boğa'nın er veya geç karşılaşmak zorunda olduğu, bir dönüm noktası vardır. bir yanda, maddesel güvenceye, durağanlığa, ve tahmin edilebilirliğe giden bir yol durur. bu yol, büyük olasılıkla kendisinden başkasına zararı dokunmayacak, dürüst ve ahlaki bir yoldur. diğer yanda ise, onu heyecanlandıran, ona büyüme ve değişim sunan bir yol görülmektedir. belirsiz, güvensiz, buna rağmen baştan çıkarıcı olan bu yol boğa'ya temel bir seçenek sunar. yaşamak saldırıya yönelik bir eylem midir, yoksa savunmaya mı yöneliktir? ben büyümek için mi buradayım, yoksa güvende olmak için mi?


güvence zihinsel düzeyde de bir hareketsizliğe dönüşebilir. burada boğa'nın dillere destan inatçılığı ile karşılaşırız. tüm sabit burçlar gibi, boğa, hemen algılanmasa bile, kararlıdır. çoğunlukla, yüzeyde sakin ve suya sabuna dokunmaz gibi görülmesine rağmen bunu asla kararsızlık ve güçsüzlükle karıştırmayın. bu sakinliğin altında demir gibi bir irade gücü vardır. bu güç ona, kalkıştığı her işi yapabilme yeteneğini verir. ama aynı zamanda esnek olmamayı doğurur.


inatçılık, deneyimlere dar kalıplar içinde, hayal gücünden yoksun tepkiler vermekle ve dolu bir yaşamın temel unsuru olan varoluşsal sıçramalarda kısa kalmakla sonuçlanabilir. biz büyüyoruz ve değişiyoruz. bu esnada kendimizi tanımlamamız, davranışlarımız ve görüşlerimiz de değişmelidir. boğa bunu yapamayabilir. kendisine yol gösteren tepeler gibi ''ben dün böyleydim, bugün böyleyim, yarın da böyle olacağım'' diyebilir.        


 ve o zaman her şey yitmiştir.






Son Düzenleme: immortalis. @ 2.2.2020 15:44:19

immortalis.
28 Ocak 2020 Salı 02:02:17
İKİZLER (GEMINI)

Element: Hava
Nitelik: Değişken
Arketipler: Şahit
Öğretmen                
Hikayeci
Gazeteci




Söz, anlaması için söze muhtac olan kişiye söylenir.Söz söylemeden de anlayan kişiye söz söylemenin ne lüzumu var?Gökler, yerler, anlayan kişiye hep sözdür.                                                                -Mevlana Celalleddin Rumi






Sembol




ikizler. onlar kim? kardeş çifteler. ruhsal olarak birbirini tamamlayanlar. sevgililer. birbirine hayran,  geriye dönülmez, bir şekilde bağlanmış iki varlık. diğerinin gizemini çözmeye azimli, ancak görülmez bir anlaşmazlık duvarıyla ayrılmış iki varlık.     

ne yaparlar? konuşurlar. dinlerler. bir ip ucu, anlamlı bir hareket, üstü kapalı bir söz bulmak için birbirlerini incelerler. hiçbir detay gözlerinden kaçmaz.     

bulmaca imalathanesine bir bomba düşer. binlerce bulmaca küçük küçük parçalara ayrılarak dağılır. milyonlarca parça konfeti gibi. iki deli dahi probleme el koyar. her ikisi de güneş batana kadar beşyüz bulmacayı tamamlayacağına söz verir.     

işte bu ikizler.





Son Nokta





herhangi bir burçlar kitabının ikizler bölümünü okuyun. ilk paragrafta, bir yerlerde iletişim sözüne rastlarsınız. konuşmak ve dinlemek ikizler için temel unsurlardır, ancak onları anlamak için daha ileri gitmemiz gerekir. ikizler'in temsil ettiği ruhsal süreç bundan fazlasını içerir. esas konu algılamadır. dünyanın bizimle iletişim kurma biçimi. bizi sarmalayan düşsel görüntüler geçidini görme, hissetme, duyma ve koklama biçimimiz. bu boyutsuz dokumada sözcükleri dinleme sadece bir iplik parçasıdır.     

ikizler, algılamak ve kendisini gözlemle tıka basa doldurmak için doğmuştur. boğa'nın durağan karakteristiği ikizler'e taban tabana zıttır. bu burç her zaman hareket halinde bulunmalıdır. görülecek, öğrenilecek çok şey var, harcanacak bir dakika yoktur. on dakikada oyuncak mağazasını dağıtan bir çocuk gibi, ikizler de deneyimden deneyime, bazen çılgınca, genellikle plansızca, ama her zaman büyük bir doyumla, koşturur durur.     uyanık bir akıl ikizler'in temelidir. ancak akıla konsantre olmak ana noktayı anlayabilmemizi gölgeleyebilir. düşünmek ikizler için bir yan unsurdur. burcun susuzluğu yüksek yargı ve mantık gücüne sahip olmaya yönelik değildir. ham algılamaya yöneliktir. düşünmek değil, görmek önemlidir. ikizler, bir köşe yazarı gazeteci gibi felsefi değildir. onun besini anlamlar değil, algılanan hazmedilmemiş gerçeklerdir. o sadece dünyayı görmek, ona şahit olmak istemektedir. bu süreçten fikirler ve anlayış doğabilir, ancak ana nokta bu değildir.     

dünyanın sırlarını açığa çıkarmak. bütün ipuçlarını toplamak. her şeyi görmek. ikizler'in son noktası bunlardır.




Strateji





her şeyi görmek! bu olanaksız bir iştir. bir insana yaşaması için bir milyon yıl verin. x ışını gibi görüş ve biyonik bir kulak verin. bilgisayar gibi bir akıl ve dört yaşında birinin hiperkinetik enerjisini verin. ne görebilir? hayatın ne kadarını algılayabilir? bu bir okyanusu boşaltmak için yüksüğü daldırıp çıkarmaya benzer. yine de ikizler'in işi budur     

ikizler nasıl yol alır? bir anahtar strateji, yaşamı olabildiğince değişken ve yoğun sürmektir. aynı anda üç veya dört hayatı yaşamak. tahmin edilebilirliği ve can sıkıntısını affedilmez günahlar olarak görmek. aklın büyümesini hiç durdurmamak. ne kadar güç!     

hepimiz kafamızın içinde, gittiğimiz her yere taşıdığımız, evrene ait kendi yarattığımız resimlerle dolaşırız. ve bu çevreye uymayan deneyimlerle karşılaşmaktan hoşlanmayız. bir doktor inanca bağlı bir yöntem uygulayan tedavicinin olumlu sonuçlarını görmekten rahatsız olur. beyaz bir ırkçı çok zeki siyah bir fizikçiyi verimli bir alanda kullanamaz. bir çerçeve yaratırız. ve sonra bu çerçeveyi destekleyecek deliller aramaya çıkarız. ikizler bu içgüdüye aldırış etmemek, kavranması ne kadar zor olursa olsun, her şeyi net bir şekilde görmek zorundadır. ikizler evrene akla uygun olmama hakkını tanımalıdır. akıl karıştığı zaman hedefe yönelmiştir. bu, topladığı bilginin onu anlayabilme yeteneklerinin ötesinde olduğu anlamına gelir. yeni fikirlere açık olma kapısının aralık bırakılması bu burcun temel evrimsel stratejisidir. yineliyorum: düşünmek değil, görmek.     

yaşamak deneyimlere sahip olmanın bir yoludur. ama başka bir yol daha var. dünya deneyimcilerle kaynıyor. insanlarla dolu. her birinin sezişleri, görüşleri farklı farklı. her biri bunları hazmedip, kaba gözlemden daha rafine bir forma, düşünceye dönüştürüyor. ancak, biz onlara nasıl ulaşabiliriz ki? bunlar kemik ve beyinden oluşan duvarın içine hapsedilmişler.     

ikizler cevabı bilir. çevremizdeki insanların akıllarında gizli bu hazinelere ulaşmak için tüm yapmamız gereken sormaktır. araştırmalı, soruşturmalıyız. konuşma sanatını kullanmalıyız. ikizler için bu kritik bir evrimsel stratejidir. ikizler konuşmak için doğmuştur.     
aynı zamanda dinlemek için doğmuştur. ancak bu konuşmak kadar otomatik değildir. çabucak anlama, hatta etkili konuşma, ikizler'e dikkatle dinlemekten kolay gelir. bu konuda gerilimli etkileri bulunan bir doğum haritasına sahip olanlar başkalarının sözlerini kesip, onların cümlelerini kendileri tamamlayabilirler. daha duyarlı ve hassas bir haritası olanlarda bu davranış daha az belirgindir. karşımızda sakin dururlar, hatta fikirlerimizi çok parlak bulduklarını zannedebiliriz.ama akılları hızlı yol almıştır. göz temasına ve kafalarını sallamalarına rağmen, söylediklerimize karşı ilgisizdirler. gerçekte, ne söyleyeceğimizi bildiklerinden emindirler. dikkatleri çoktan burnumuza kaymıştır. belki de burnun lisedeki bir arkadaşlarının burnuna ne kadar benzediğini düşünmektedirler.      

iletişim iki yönlü bir yoldur. ikizler bunu unutmamak zorundadır. ne biliyorsak onu anlatırız, ama bazen bilmediğimiz şeyleri duyarız. dinlemek. dünyayı yutmak. işte ikizler'in stratejisidir. konuşmak, ancak bu süreci hızlandırıyorsa onlara faydalıdır.




Kaynaklar





merak. ikizler'in başlıca kaynağı. dünyanın güzelliği karşısında şaşkınlık duygusu. her çiy damlası, her gözyaşı, her kar tanesi karşısında çocuksu bir takdir ve değerlendirme. bu olmadan, ikizler ''gevezelik''ten başka bir şey olamaz.       

canlılık, ,ikizler'in ikinci kaynağı. merak onu sürekli hareket halinde tutar. görülecek o kadar şey var ki. hele öğrenilecek. çok az burç bu kadar uykuyla durabilir, yorulmadan yaşayabilir. aynı anda üç hayatı yaşamak tembelliğe zaman bırakmaz. bir kere heveslendimi, bir meteor gibi hayatın içine dalar.       

fiziksel canlılık akılda da sürer ve ikizler'e üçüncü kaynağı sağlar: öğrenme, anlama yeteneği. ikizler, tüm bu merakı ve enerjiyi ham bilgiden derlenen kocaman bir kütüphane oluşturmak için kullanır. ve kütüphanenin içinde, bu bilgiler arasında bağlantı kurmak, paralellikler sağlamak ve çelişkileri saptamak üzere ışık hızıyla dolaşır durur. hiç bir burç daha hızlı bir zihinsel faaliyete sahip değildir.       

son olarak, ikizler, konuşur. diğer insanların zihinlerine sondaj yapar, yalanı, masalı eleyerek ayırır, deneyim kristallerini ve iç görü madenlerini umutla arar. ikizler için evrenin maddesi moleküller veya atomlar değil, bilgidir. hiçbir burç bilgiye bu kadar aç olamaz. böyle bilgi toplayamaz, bilgiler arası bağlantı kuramaz ve bilgiyi yayamaz. ve bu, ikizler'in en değerli kaynağıdır.




Karanlıklar





en yalın biçimiyle ikizler kişisel yargıların ötesindedir. bir ayna gibi, yargılamadan gözler. büyük sistemlerden, değişmez doğrulardan kuşku duyarak, pramatüre sonuçlar çıkarmaktan çekinerek, ipuçlarından bir ağ örer. sezgisel olarak, her şeyin gerçeklerle ispatlanabileceğini hisseder.     

zodyakın bu döneminin karakteristiği olan, koşullara kendini uydurabilme yeteneği bu sayede ortaya çıkar. ne yazık ki, eğer bu yetenek bir takım bayağı nedenlerle birleşirse bir kabusa dönüşebilir. tatsız gerçeklerle yüzyüze gelmeye zorlanırsa, esnek ikizler bilgiyi yeniden yapılandırabilir. bu süreçte yalanın oranı azdır. daha ziyade vurgu noktası kaydırılmakta,stratejik suskunluklar yaşamakta ve sözcükler yağmur gibi peşpeşe sıralanmaktadır. genellikle fikirlerin yeni montajı bir anlam içermektedir. ne kadar sahte olursa olsun, bu montaj ikna edici, veya en azından insanı yolundan çıkaracak kadar inandırıcı olabilmektedir. ikizler savunmaya geçtiğinde,ancak çok kurnaz ve kafayı takmış birisi onun oluşturduğu labirentte yol alabilir.     

ikizler için fiziksel tehlikeler de bulunmaktadır. ruhundaki bitmek bilmez uğultu sinir sistemine sürekli basınç yapmaktadır. zihindeki tansiyonun birikimi sinirlilik ve gerginlik üretir. gevşeyememek uykusuzlukla sonuçlanabilir. ve sinir sisteminin bozulması eğilimini şiddetlendirebilir. eğer içteki uğultu durdurulmazsa, aynı motif dıştaki koşullarda da görülmeye başlar: işin başından aşkın olması, aşırı yoğunluk ve nihayet duygusal açıdan tükenme.     

ikizler'in  geliştirebileceği gerilimin boşaltılması gerekir. zeki, anlayışlı ve sakin insanlarla sözsüz konuşma bu sürece çok yardımcıdır. entellektüellerle akıl savaşının burada yeri yoktur. sadece, kimsenin not almadığı ve fikrini kabul ettirmeye çalışmadığı, kalpten kalbe iletişim gerekir.     

spor da ikizler'in gerilimini boşaltmaya yardımcı yollardan birisidir. yürüyüş, koşu, dostça voleybol maçı, tüm bunlar yardımcıdır. ancak mekik çekmemesi gerekir. unutmayın ikizler sıkıntıyı sevmez.     

ikizler deneyim toplamak ve yaşamın mucizesinin kalbinde atmasını sağlamak için dünyaya gelmiştir. içinde kayıtsızlığa, onu kaostan ve gizemden alıkoyan dogmatik görüşlere yer yoktur. bitmek bilmez merakıyla, tüm yaşamı deneyimlerle doldurabilir. ancak bindiği at vahşidir. onu başka bir ufka taşıyabilir veya hiçbir yere gitmeden, aynı noktada, sürekli hareket halinde, dans eder gibi dönüp durabilir. bir çok ikizler'in mezar taşında ''hep taktik, sıfır strateji'' yazmaktadır. sonuç: atın iyi bir sürücüye ihtiyacı var.




immortalis.
2 Şubat 2020 Pazar 15:22:20
YENGEÇ (CANCER)


Element: Su
Nitelik: Öncü
Arketipler: Anne 
Tedavici
Görülmez İnsan



Görülmezliği var olmamak sayanlar yaşamıyordur;onların aradıkları varoluş biçimi, aradıklarıölümsüzlük hayaletlere özgüdür; görülmekhayaletlerin tutkusudur, unutulmamak ise ölülerin.
-Norman O. Browv




Sembol



yengeç. savunmasız bir yaratık. lezzetli bir et parçası. martıların yiyeceği. nasıl hayatta kalabilir? onun için ümit var mı? o yalnızca yutulmayı bekleyen küçük bir lokma.

yengeç yaşamak için bir kabuk geliştirmelidir. kendisi ile doğa arasına bir duvar örmelidir. bunun dışında kendisini koruyabilmekten acizdir.


bu zırh, onun dayanmasını sağlar. çevresiyle barış içindedir. ancak bu süreç tehlike dolu bir değişimin tohumlarını içerir. yengeç yer. olgunlaşır. ve kısa sürede kabuğuna sığamaz olur. kabuğu değiştirmesi gerekir. eğer kurnaz ve şanslıysa yeni bir kabuk geliştirene kadar hayatta kalmayı başarır. daha büyük ve yeni boyutlara uygun bir kabuk. ama ancak kurnaz ve şanslıysa.




Son Nokta



bilinç ikizler'in atlı karıncasından başı dönmüş, yaşamın ortasında kaostan aklı karışmış bir şekilde, köklerine, içe doğru döner. ikizler için doğru ''dışarıda'' bir yerlerdedir. ruhu uyanıklık ve merakla doldurarak, dünyayı araştırır. yine de bu araştırmada hiçbir şeyi açığa çıkaramaz. hayat daha fazla gizemle, eksik noktalarla ve hazmedilmemiş detaylarla dolar.


yengeç yeni bir yön seçer. evrenin içinde hızla dönenip durmak yerine içindeki bilincin dallarına tutunmaya, deneyimin temel taşlarını sondajlamaya,kalbe baskı yapmaya başlar.


yengeç için dünyanın hammadesi duygulardır. zodyakın bu etabına, dev gibi bir subjektivite hayat verir. ikizler'in gözlemci, araştırmacı bilinci kenara çekilerek, duygulara, izlenimlere ve kişisel tepkilere yol verir. artık objektif evren yoktur. reaksiyonlardan oluşan bir doku kalmıştır.


yengeç burcunda doğanlar, bundan önceki burçlar için ulaşılmaz olan, içsel dünyanın boyutlarına nüfuz etmek arzusundadırlar. duyguların diline hakimdirler. aklın subjektif ve tepkisel yanlarıyla büyülenmişlerdir. kendisinin yönettiği, sürekli psikanaliz süreci yengeç'in yaşam kaynağıdır.


bilinci hissetmek. yaşamın her ayrıntısını hissetmek. bu vahşi dünyanın mezbahasına karşı bizi koruyan duyarsızlık, kabuğundan kurtulmak. tüm bunlar yengeç'in işidir.


yengeç'in son noktası? hayatın cehennemi uyumsuzluğunu görmek. kazanı içeriden tanımak. ve tüm garipliğine karşın, tüm sağduyuya rağmen, yaşamın sunduğu her şeyi sevmek, kabullenmek ve ona güvenmek.



Strateji



otomatik bir batiskaf (denizaltı aracı). amacı? okyanusun yüzeyinden dört mil aşağıda deniz tabanının haritasını çıkarmak. tortudan örnekler toplamak. ve hasar görmeden ana gemiye dönmek.


bir strateji diğerlerinden önde gelir. batiskaf hayatta kalmalıdır. deniz ona baskı yapar, bir açık veya zayıf nokta bulmak için duvarlarını yoklar. bu düşmanca ortamda, savunma çok önemlidir. zırh olmadan, batiskafın içindeki hassas ölçüm aletleri saniyenin onda birinde parçalanabilir.


yine de savunmada boşluklar olması zorunludur. altmış santim kalınlığında, yekpare, çelik bir duvar batiskafı mükemmel koruyabilir. ama zırhında kesintiler olmayan bir batiskaf çevreyi araştırmak için hareket edemez. kameralar için pencereler olmalıdır. içerideki beyinden, dıştaki gözler ve kulaklara kablolar çekilmelidir. dışarıdan toplanan materyal için içeride depolama bölümleri yapılmalıdır.


batiskafı tasarlayanlar zor bir problemle karşı karşıyadır;eğer cihazı çok korunaklı yaparlarsa fonksiyonunu yerine getiremez olur. ve eğer onu koruyamazlarsa, içinde çalıştığı ortam tarafından imha edilebilir.


yengeç de aynı problem ile yüz yüzedir.


yengeç'in ''ölçüm aletleri'' zodyaktaki en hassas aletlerdir. hiçbir burç bu kadar yoğun hissedemez. ve hissetmek hayatın amacıdır. ancak bu duygusal devreler aşırı yüklenip, yanabilir. hayat yavaş yavaş, kontrollü bir şekilde içeri alınmalıdır. bütün savunmaları kaldırmak intihar demektir.


yengeç'in hedefi ince ayar yapılmış duygusal hassasiyetini korurken, aynı zamanda dünyayla etkileşimin yoğunluğunu en yüksek doza çıkarmaktır. bu duyarlılıkları korumak için çelikle kaplamak kırılgan mekanizmanın dayanıklığını sağlayacaktır. ancak yaşamın anlamı dayanıklılıktan daha derindir. yengeç'in stratejisi hayatta kalmak ile bağdaşık minimal savunmalar yaratmaktır.


ürkeklik bu savunmalardan birisidir. özellikle çocuklukta, hayal kurma ve suskunluk yengeç'in paravanıdır. insan dünya ile çok zorunluğu olduğu, kaçamadığı bir etkileşim içindedir. anonimlik ve yanlış bilgilendirme maskesi takınır. çöldeki bir kızılderili gibi, bu insana bakarız ve maske görürüz.


yaş ilerledikçe savunmalar daha karmaşık ve entellektüel bir hal alabilir. yengeç yanıltıcı bir söz söylemekte usta bir kişiliği, sosyal arenaya, üç boyutlu hologram olarak projekte etmeyi öğrenir. bu belki de arkadaş sever bir hologramdır. kılık değiştirmiş bir halde, çevresindeki kişilerin ruhları arasında, x ışını fotoğraflar çekerek, bir casus gibi dolaşır durur.


yengeç'in seçeneği azdır;bir maske takınmak veya çıplak, kendini açığa çıkarmış bir şekilde durmak. içsel süreçleri o kadar hassas,hayat o kadar sallantılıdır ki, iyi bir yalıtım olmadan yengeç'in sinir sistemi tahrip olabilir. diğer yandan güvenlik için öyle savunmalar geliştirebilirler ki, bunlar her şeyin, hatta gelişimin bile önünde durabilir.


evrim için yengeç kabuğundan kurtulmalı, ancak bunu iyice hasaplayarak yapmalıdır. yoğun trafikte, meydanda ki kürsüde psikoloji pantolonunu aşağı indirmesi gerekmez. seyirci özenle seçilmeli, zamanlama kusursuz olmalıdır. aşırı kırılgan yengeç kabuğundan sıyrılırken onurunu, hayatını ortaya koymaktadır.


ancak bunu yapması şarttır. açılması, güvenmesi gerekir. sevgi her zaman bir kumardır, ve yengeç bu riske atılmayı öğrenmelidir.



Kaynaklar



yengeç'i tierra del fuego'ya giden yavaş bir otobüse yerleştirin. bu çoğumuz için derinin pul pul döküldüğü, sinirlerin yavaş yavaş harap olduğu cüzzam hastalığı ile eşdeğer bir yolculuktur. ama yengeç farklı bir tepki verir. rahatça yerine yerleşir. gözlerini kapar. ve on saniye içinde dünyada yürüyüşe çıkar.


yengeç'e hayallerinden oluşan bir dünya, dış dünyadan daha çekici hale gelir. ve iç dünyasının zenginliği onun temel kaynağıdır. diğer burçlardan farklı olarak, yengeç iki kulağımız arasında taşıdığımız periler ülkesinde, kendisini evinde hissetmektedir.


hayalgücü, sübjektivite, duygular yengeç'in hammaddeleri. bunlar tüm duyguların temeli olan ''sevgi''de odaklanır, bir başka insana bak. sevecenlik hisset. ona yardımcı olma, onu tedavi etme ve onu besleme arzusunu hisset. rekabet duygusu, korku olmasın. sadece desteklemek olsun. işte şimdi yengeç devreleriniz çalışmaya başlamıştır.


şefkat ve ilgi yengeç'in önceden tasarlanmış reaksiyonlarıdır. bunlar, bu burcun kendini koruma güdüsünden daha güçlü olan özelliklerdir. dünyanın en yumuşak huylu insanı birkaç şişe bira içip, külhanbeyi kesilse, yengeç'e ulaşabilmek için çok uğraşması gerekebilir. bu bir bakıma elinde kilise anahtarıyla kale kapısını açmaya çabalamaya benzer. ama cengiz han kalenin önünde kalbi kırık bir şekilde durursa, kapılar anında açılır.


böyle bir sevgi yengeç'e çok doğal gelir. bu özellik, burcun son noktası değil, kaynağıdır. destekleyici olmak. yardımcı olmak. koruyucu olmak. övgüye değer özellikler, ama kabuktan sıyrılmaktan, çıplak kalmaktan farklılar. bunlar, sevginin özel çeşididirler. güvenli bir çeşidi.


anaçlık yengeç'in otomatik olarak ortaya çıkan başka kaynağı. gerçekten sevmek anaçlıktan daha zor ve daha tehlikeli gelir. ve asla, bir çaba harcamadan mümkün olamaz.



Karanlıklar



anaçlık yengeç'in en yüksek ifade biçimi, aynı zamanda potansiyel düşüş nedenidir. bu onda dokuz insan sevgisinin yumuşak bir ifadesidir. geri kalan zamanda ise, bir başka kaçış noktası, bir başka kabuktur.


insanlar, özellikle acı çekenler, yengeç'in rahmine doğru çekilirler. o, ilişkide olduğu insanlardaki hassasiyeti ve kederi kendine doğru çekerek, onları gülebilecek ve ağlayabilecek kadar güvende hissetmelerini sağlar. yengeç üstünde anne yazısı bulunan astral bir tişört giyer gibidir. herkes bu mesajı okuyabilir. tierra del fuego'ya giden o otobüse yengeç'i bırakın, on dakika sonra, yanında, bütün kalbini ona açan birisi oturuyor olacaktır.


hiçbir burç annelik maskesini yengeç kadar inandırıcı takınamaz. biz anlayış ve şefkate ulaşırız. o emniyet ve görülmezliğe ulaşır. böylece hiç kimse bir yere ulaşamaz, özellikle kişisel, özel ilişkilerde. annelik otobüste tanımadığımız kimselerde iş görebilir. ancak bir evliliğin veya dostluğun egemen teması olamaz. eğer olursa, böyle bir bağın doğal eşitlik ilkesi bozulur. her iki insanın da insanlıkları ellerinden alınmış olur.


yengeç annelik rolünü ayartıcı tehlikelere karşı tetikte olmalıdır. bu rol sonucunda kendisini akıllılık, affedicilik ve anlayışlılık perdesi ile örterek, kendi gereksinimlerinin ve fırtınalı iç dünyasının görülmezliğine neden olabilir. bu davranış, güvence süreklilik sağlamakla birlikte, bir başka kabuk oyunudur. ve bu oyunda en düşük bahis yalnızlıktır.


duygusal arenada çıplaklık yengeç için korkutucudur. aynı şekilde ürkütücü olan bir başka şey ise dış dünyada güvencesizlik ve değişkenliktir;değişim, macera ve deneyimdir.


yengeç için, küçücük bir deneyim katedilen büyük bir yol demektir. koç ve ikizler için varolma biçimi olan havai fişekler yengeç'e korku filmi gibi gelmektedir. ama yengeç'in bile bir parça değişiklik ve farklılığa ihtiyacı vardır. ne yazık ki, tedbirli ve doğal içgüdüleri buna engel olabilir. boğa gibi, sıkıcı ve her zaman öngörülebilen bir yapıda, ruhunu susturabilir. kendini geliştirme yolunda görevini tamamlamış işlerde mekanik olarak çalışabilir. değişiklik korkusuyla ilişkilerini kalıplaşmış bir şekilde sürdürerek öldürebilir. kabuğunda güven duygusuyla, romantik ve yaratıcı yönünü yıllarca kış uykusuna yatırabilir. 


KeLeBeK EtKiSii
4 Şubat 2020 Salı 15:46:50
akrep nerde şairem
immortalis. , forumun sahibi
4 Şubat 2020 Salı 15:50:41
hepsini birden yazmaya zamanın olmadığı için, burada diyemiyorum. en kısa -)
Den(iz)
3 Şubat 2020 Pazartesi 16:29:55
immortalis.
4 Şubat 2020 Salı 12:49:23
bu gün mümkün Den(iz) -)
Den(iz) , forumun sahibi
4 Şubat 2020 Salı 13:13:25
Valla mı?



Bekliyorum o zaman.
flycan57
3 Şubat 2020 Pazartesi 22:58:18
immortalis.
4 Şubat 2020 Salı 12:53:08
flycan57 , forumun sahibi
6 Şubat 2020 Perşembe 21:34:08
immortalis.
4 Şubat 2020 Salı 15:48:31
ASLAN (LEO)




Element: Ateş
Nitelik: Sabit
Arketipler: Kral (Kraliçe)
Oyuncu
Çocuk
Soytarı




Biz, ne imiş gibi davranıyorsak, ''o''yuzdur.
-Kurt Vonnegut,Jr.




Sembol




bir aslan değil, ama sioux city, Iowa'dan bir rock grubu. deneyimleri eksik, ama enerjileri çok, altı genç. şans aniden yüzlerine güler. bir plak anlaşması imzalarlar. iki ay içinde albümleri listelerde hızla yükselir.



madison square garden'da bir konser ayarlarlar. her taraf hınca hınç doludur. binlerce göz sahneye çevrilidir. soyunma odasında grup dehşete kapılmıştır. midelerine kramplar girmektedir. sahne korkusu ile kalabalığın, ışıkların önünde dizleri titreye titreye çıkarlar. gözler üstlerine perçinlenmişti. enstrümanları kontrol ederler. ses ve ışık kontrolleri yapılır. seyirci ayakta bağırıp alkışlamaktadır.




gözler, tabak gibi açılmış, rock grubu mesajı almıştır. herkes onları sevmektedir. daha sıkı çalarlar. seyirci çılgına döner. grup atmosferdeki akımı alır, geri verir. kısa bir süre sonra hiç kimse sioux city, Iowa'yı düşünmemektedir.



Son Nokta



bundan önceki burç olan yengeç'te perde zihnin ışıltılı, değişken derinliklerini açığa çıkarmak için kenara çekilmiştir. bilinç büyülenmiştir. buna yüz çeviremez. içsel gözün gördükleri bilinci hayran bırakır, ve kendine doğru, içe çeker. ilgi dıştaki aktiviteden uzaklaşır. pasifleşir. gözleyip, hissettiklerinin çok azını yansıtır.



aslan, yengeç'in bu içselliğine karşı bir tepkidir. hayat şimdi, bilincin kökleriyle ilişkiden zenginleşmiş, aşılanmış bir şekilde daha somut bir ifadenin yollarını aramaktadır. alev alev yanan magma yengeç'in kabuğu altından sızmaya başlamıştır. ama aslan'da bir volkan gibi dışarı doğru kükrer. ve bazen bunu kurnazlıkla yapar.



ifade - aslan'ı anlamanın anahtarı budur. zihnin içeriği görülebilir kılınır. hiçbir şey hayalgücünün mahzenlerinde zincirli kalamaz. her şeye bir form verilir. her şey ifade edilir. aslan dünyaya içsel süreçlerinin elle tutulur ipuçlarını vermelidir. yengeç'in sırlara ihtiyacı vardır. aslan için sır tiksinti kaynağıdır.



kişiliği ifade etmek. içsel durumumuzun dışsal sembollerini yaratmak. transparan bir ipucu dokuyarak, herkesin, bu dokuyu sökerken en kişisel sırlara doğru yol almasını sağlamak - işte aslan'ın işi.



aslan'ın dokuması gereken ipucu ne olabilir? bu aslan'ın son noktasıdır:spontan, çekincesiz, cömert, bir stil geliştirmek. yüzeyde, balerinin giydiği mayo gibi, kişiliğin içsel yapısıyla tam uyumlu, bir davranış tarzı oluşturmak.



aslan'ın son noktası? kişiliği geliştirmektir.



Strateji



aslan hayata evet demeyi öğrenmelidir. yolu olumlu ve güvenli olmaktır. aklından dar kafalılığı, küçük hesapları ve seçiciliği uzaklaştırmalıdır. sözlüğünde korku ve şüpheye yer yoktur. kendini ifade etmesini engelleyen hiçbir şey hoş görülmez.



eğer insanlar gülerse? hiç fark etmez. aslan buna rağmen kim olduğunu vurgulamalıdır. ''hayat, seni seviyorum! seni kutluyorum! senden korkmuyorum!'' demelidir.




egonun ötesine geçmek deyince ilk aklımıza gelen ruhsal olgunluktur. çoğu zaman, ''gelişmiş varlıkları'' mideleri fasulye sürgünleri dolu, hiçbir şeyden korkmayan, hiçbir şey umut etmeyen,hiçbir fikri savunmayan, bağdaş kurup oturan, benzi solmuş kişiler olarak gözümüzde canlandırırız. bu modele takılıp kalan herkes aslan'a şüpheyle bakar.



aslan egoyu aşmaya değil, egoyu geliştirmeye yönelmiştir. ve amaç bu olunca, bağdaş kurup oturmak hiçbir işe yaramaz. aslan egonun anlamsızlığını, saçmalığını kabullenmeli, onun tadını çıkarmalı ve bilinçsiz bir şekilde dünyada dalgalanmasına izin vermelidir. pembe bir pantolonun üstüne ekose bir gömlek giymeli ve yolda ıslık çalarak ''yıldız gibi parlayan bayrak'' şarkısını söylemelidir. yolda geçenler ona bakarsa, ıslığını yükseltmelidir. dünya için performans sergilemek ona güvenmektir. aslan'ın kutsal hedefi hayata hiç sorgulamadan güvenmektir. bütün yaratıcılık, bütün sıcaklık, bütün oyunculuk ve drama bu hedefe ulaşmanın yollarıdır. içerideki her şey dışarıda görülmelidir. ve eğer aslan bu amaca ulaştıysa, eleştiriler umurunda değildir.



şiir, resim, dekorasyon bütün geleneksel yaratıcılık alanları aslan için değerli araçlardır. bu alanlara karşı bir eğilim mutlaka desteklenmelidir. bu tür yetenekler içsel dünyayı dışarı çıkarma kanallarıdır ve bu şekilde bir kendini ifade aslan'ın gelişiminin dinamitidir.



aslan daha dolaysız bir yaratıcı kulvar seçtiği zaman daha iyi parlar. dans, şarkı söyleme, hikaye anlatma ve hepsinin ötesinde tiyatro aslan'ın doğal alanlarıdır. bu alanlarda seyirci ile oyuncu arasındaki mesafe çok kısadır. anında tepki alınabilir. enerji açığa çıkar ve derhal hedefini bulur. ve aslan için, bu cennettir.



hayal gücünün açıkça görülebildiği tek alan sanat değildir. herhangi bir organizasyonun yapısında ve bir olayda veya bir insan üzerinde etkili olabilmekte bir kendini ifade biçimidir. kendi düşüncelerimize veya değerlerimize veya değerlerimize ait bir damga bırakabildiğimiz anda yaratıcı dürtülerimizi ifade etmiş oluruz.



Aslan'ın kıvılcımı daha spontan yollarla da parlamalıdır. sadece şakacılık, oyunculuk bile bu burç için gelişimsel stratejidir. önceden tasarlanmadan, hayalgücü ''olgunluğun'' bağlarından kurtulur. ve yaşam tiyatrosuna katılır.



eski astrologlar için aslan kralların sembolüydü. karizması ve tavırları bu ismi haklı çıkarmaktır. ancak aslan'ı çocuğu temsil eden burç olarak düşündüğümüzde daha derin bir gerçek iletilmektedir. çocukların evrensel özellikleri olan şimdiki zamanda yaşama ve kendini tiyatrolaştırma aslan'ın özüdür.



strateji? kişiliğini kutlamak. yaratmak. özel bir sırrı barındırmamak. çocuklara özgü saflığı, spontanlığı ve tazeliği muhafaza etmek.



Kaynaklar



aslan içgüdüsel olarak kükrer.



doğum haritasında aslan özellikleri ağır basan herhangi bir insan bir oyuncunun ruhuna sahiptir. biraz yüreklendirin ve iyi huylu bir kendini ifade seliyle kendinizi eğlendirin. şakalar bir eğlence yolu olabilir. veya bir piyano resitali. gerçek bir hikaye. nasıl bir biçim alırsa alsın, aslan'ın her turnesi en az bir rol içerir. ellerinizi çırpın ve perde açılsın.



aslan kendine uygun yeri, ham insan enerjilerini yaratıcı bir şekilde yönlendirdiğinde bulabilir. ışık saçan, ısı yayan, yüce gönüllü kişiliği ona doğal bir liderlik yeteneği verir. düzeni alt üst olmuş insan topluluklarındaki kaotik karmaşıklıklara netlik kazandırabilir. aslan'ın bu özelliğine tarihte en iyi örnek napolyon'dur, ama buna herhangi bir pazarlama firmasında veya beyzbol takımında da rastlayabilirsiniz.



yaratıcılık ve karizma aslan'ın kaynaklarıdır. ancak daha önemli bir kaynağı daha vardır: aslan nasıl mutlu olacağını bilir. dikkati bu gün üzerinde yoğunlaşmıştır ve bu o anda kraldır. dün fiyaskolar ve yenilgilerden örülmüş bir ağ olabilir. yarın politikacılar savaş füzelerini gerçekten yollayabilirler. ama bugün, vücudum sağlam, moralim düzgün ve cebimde bir milyonum var. hadi dansa gidelim.



aslan'ın kaynağı: diğer burçlardan farklı olarak, aslan şu an yaşadığının farkındadır. geçmiş geride kalmıştır. yarın hiç gelmeyebilir. bu değişken zamanı yakalaması ve içindeki tüm neşe atomlarını çıkarana kadar sıkması gerektiğini bilmektir.



Karanlıklar



madison square garden geride kalmıştır, sioux city'li altı genç amfilerini toplar ve kennedy uluslararası havaalanına doğru limuzinleriyle yola koyulur. ikinci durak: pekin.



bugüne kadar batı müziğinin hiç duyulmadığı yerleşimlerde konser vermek üzere çin'de iyi niyet turuna çıkmışlardır. vokalist mikrofonda caka satmakta, gitarist sahnenin solunda dizlerinin üzerinde kayarak solo çekmektedir. onbin seyircinin üzerine pembe duman kıvrılarak inmektedir. çinliler afallamış bir şekilde, ellerini kucaklarında kavuşturmuş, kendilerine şu soruyu sormaktadırlar: amerika'dan gelmiş bu deliler de kim? niye bu kadar heyecanlılar?



ortamın gerçeği rock grubunu da sarmalar. burası madison square garden değildir. burası çin'dir. new york seyircisinin elektriği burada oluşmayacaktır. ve aniden kendilerini evlerinden uzakta, Iowa'lı altı genç olarak hissederler.



oynamak, yaratmak, ifade etmek - enerji aslan'ın bu stratejileri arasında dolanır. ancak hepsi bu olsaydı aslan kurur giderdi. bununla bağlantılı bir canlılık akımının oluşması gerekir. bu akım bir insanın ''seni seviyorum. iyi ki seni tanıdım.'' demesi olabileceği gibi, elleriyle tempo tutan onbin çinli seyirci de olabilir. ne biçim alırsa alsın, aslan alkış ister. o olmadan sararır, kurur.



bütün sıcaklığı ve varlığıyla, aslan kesinlikle övgüyü hak eder. ama, sioux city'li rock yıldızlarımız gibi, bir gurur ve aşırı güven imajı yansıtabilir. böylece farkında olmadan kendi üstünlüğünü vurgulamaktadır. ve bu, alkışa kavuşmak için iyi bir formül değildir.



insanlar aslan'ın açıkça gözlenebilen bu debdebeli imajına ters tepki verebilirler. onu görmezden gelebilir veya fiyakasını bozabilirler. ve bu davranış aslan'ı çılgınca bir gösteri sunmak üzere kamçılar. o ''lütfen beni sev!'' derken, onlar, ''en büyük benim''i  duymaktadır.



aslan'ın kısır döngüsü bu yanlış algılamadan kaynaklanmaktadır. onun sevgiye ihtiyacı vardır, ama o insanları etkileyerek bu sevgiyi garantilemeye çalışırken, insanları uzaklaştırmaktadır. aşırı durumlarda, aslan, popüler astroloji kitaplarında hep suçlandığı, davranışları sergilemeye başlayabilir: kibir, kendini beğenmişlik. ''küçük napolyon'' sendromu.



aslan'ın karanlığı? gururu. gurur onu basit bir şekilde sevgiyi istemekten alıkoyabilir. çok yakından bildiği incinebilirliği paylaşmayı, destek istemeyi öğrenmelidir. bunu başaramazsa buz gibi suratları güldürmeye çalışan bir komedyene veya çinlilerin önündeki rock grubuna benzer.




acınacak haldedir.













Den(iz)
6 Şubat 2020 Perşembe 14:14:55
Çok farklı bir yaklaşımla, hele hele rock üzerinden yapılmış bir değerlendirme. Çok sevdim. Teşekkür ederim.

Sev beni o zaman..

immortalis. , forumun sahibi
7 Şubat 2020 Cuma 17:37:00
KeLeBeK EtKiSii
4 Şubat 2020 Salı 15:50:03
immortalis.
4 Şubat 2020 Salı 15:58:51
başak ve terazi burcundan sonra akrep gelecek. ((
KeLeBeK EtKiSii , forumun sahibi
4 Şubat 2020 Salı 16:01:55
olmaz etik değil
yengeçten sonra akrep gelir
immortalis.
4 Şubat 2020 Salı 16:06:39
Yengeç'ten sonra aslan burcu gelir -)
Yorum Yaz
/ 5 »
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.