Mustafa kemal atatürk

3.617 izlenme - 104 yorum -
/ 11 »
Yorum Yaz
Şükran AY
28 Şubat 2015 Cumartesi 13:38:54






Amerika'daki Kentucky üniversitesi tarih profesörü Arnold Ludwig'in 18 yıllık araştırmasının sonucunda yayınladığı bir araştırma neticesinde MUSTAFA KEMAL ATATÜRK Son yüzyıllık zaman süresinde en büyük lideridir değerlendirmesinde bulunmuş.


Ölçü aldığı kriterleri ise şöyle,


* sıfırdan ülke yaratmak,

* toprakları genişletmek,

* iktidarda kalınan süre,

* askeri başarı,

* sosyal tasarım gücü,

* ekonomik başarı,

* devlet adamlığı,

* ideoloji ortaya koyma,

* ahlaken örnek olma,

* siyasi miras

* ülkenin nüfusu ölçütlerinden oluşuyor.






Böylesi değere sahip seçkin bir ulus olarak, onun hayatını, prensiplerini dikte ederek anmak yaşamak, yaşatmak sadece milli bayramlarımızda ya da 10 kasımlarda değil her zaman hepimizin boynunun borcudur.

Her geçen gün daha çok artan özlemle aziz hatırası önünde saygıyla eğiliyorum.


Son Düzenleme: Şükran AY @ 23.4.2015 22:40:55

Önder Karacay
28 Şubat 2015 Cumartesi 13:42:18
Şükran AY
28 Şubat 2015 Cumartesi 13:44:28


Bende. Nurlar içinde yatsın atamız.









Ferda,ca
28 Şubat 2015 Cumartesi 18:03:26
Bugün kendi topraklarımızda yaşamamızı Atamıza borçluyuz.Mekanı cennet ,ruhu şad olsun.

Yeri doldurulamayacak hiç bir zaman...
e d i b / a h m e t
28 Şubat 2015 Cumartesi 13:58:53
Şükran AY
28 Şubat 2015 Cumartesi 14:09:27


Ya İstiklal Ya Ölüm...diyerek savaştılar. Bugünleri sağlayan Atamıza ve o günün şartlarında savaşlara minnetimiz sonsuzdur. Mekanları cennet olsun.


kadiryeter
6 Mart 2015 Cuma 22:43:35
Atatürk Trabzon'da(fotoğraflar)...


http://forum.bordomavi.net/showthread.php?t=7217&page=23

kadiryeter Kadir Yeter.
06.3.2015 TRABZON.
kadiryeter
6 Mart 2015 Cuma 22:50:54
Önder Karacay
28 Şubat 2015 Cumartesi 13:59:35
Binlerce kelime yazsam onu anlatamam, bir tek kelime yazarım, ATATÜRK derim her olur tamam...
Şükran AY
28 Şubat 2015 Cumartesi 14:10:38


ATATÜRK

Yolu yolumuz, ilkeleri ilkelerimiz, ışığı tek aydınlığımız.










e d i b / a h m e t
28 Şubat 2015 Cumartesi 14:01:41



tartışmasız lider...

ve orduya cephane taşıyan ninelerimiz, kadınlarımız unutulmamalı...

milletin tek tek yürekte birleştiği unutulmamalı

ve o koca komutan, o şanlı insan unutulmamalı...
Şükran AY
28 Şubat 2015 Cumartesi 14:07:09

NUTUK' TAN ALINTI




YA İSTİKLAL YA ÖLÜM



Bu kararın dayandığı en güçlü muhakeme ve mantık şuydu :
Temel ilke, Türk milletinin haysiyetli ve şerefli bir millet olarak yaşamasıdır. Bu ilke, ancak tam istiklâle sahip olmakla gerçekleştirilebilir. Ne kadar zengin ve bolluk içinde olursa olsun istiklâlden yoksun millet, medeni insanlık dünyası karşısında uşak olmak mevkiinden yüksek bir muameleye layık görülemez.


Yabancı bir devletin koruyup kollayıcılığını kabul etmek insanlık vasıflarından yoksunluğu, güçsüzlük ve miskinliği itiraftan başka bir şey değildir.Gerçekten de bu seviyesizliğe düşmemiş olanların, isteyerek başına bir yabancı efendi getirmelerine asla ihtimal verilemez.
Halbuki Türk'ün haysiyeti, gururu ve kaabiliyeti çok yüksek ve büyüktür. Böyle bir millet esir yaşamaktansa yok olsun daha iyidir!...


O halde, ya istiklal ya ölüm!



İşte gerçek kurtuluş isteyenlerin parolası bu olacaktır. Bir an için, bu kararın uygulanmasında başarısızlığa uğranacağını farz edelim. Ne olacaktı? Esirlik!


Peki efendim. Öteki karalara boyun eğme durumunda sonuç bunun aynı değil miydi?
Şu farkla ki, istiklali için ölümü göze alan bir millet, insanlık haysiyet ve şerefinin gereği olan bütün fedakarlığı yapmakla teselli bulur ve hiç şüphesiz, esirlik zincirini kendi elleriyle boynuna geçiren miskin, haysiyetsiz bir millete bakarak dost ve düşman gözündeki yeri bambaşka olur.



Sonra, Osmanlı hânedan ve saltanatının devam ettirilmesine çalışmak, elbette Türk milletine karşı en büyük kötülüğü işlemekti. Çünkü, millet her türlü fedakarlığı göze alarak istiklalini kazanmış olsa da, saltanat sürüp gittiği taktirde, bu istiklale kazanılmış gözüyle bakılamazdı. Artık ,vatan ve milletle hiçbir vicdan ve fikir bağlantısı kalmamış bir sürü delinin, devlet ve milletin istiklâl ve haysiyetinin koruyucusu mevkiinde bulundurulmasına nasıl göz yumulabirdi?


Halifeliğin durumuna gelince, ilim ve tekniğin nurlara boğduğu gerçek medeniyet dünyasında gülünç sayılmaktan başka bir yanı kalmış mıydı?


Görülüyor ki, verdiğimiz kararın uygulanmasını sağlayabilmek için daha milletin alışkın olmadığı bazı konulara dokunmak gerekiyordu. Ortaya atılmasında, kamuoyu bakımından büyük sakıncalar doğuracağı sanılan hususların dile getirilmesinde kaçınılmaz bir zaruret vardı.
Osmanlı Hükumeti'ne, Osmanlı padişahına ve Müslümanların halifesine başkaldırmak, bütün milleti ve orduyu ayaklandırmak gerekiyordu.



Türk ata yurduna ve Türk'ün istiklâline saldıranlar kimler olursa olsun, onlara bütün milletçe silâhla karşı koymak ve onlarla çarpışmak gerekiyordu. Bu önemli kararın bütün gerek ve zaruretlerini daha ilk gününde açığa vurup ifade etmek, elbette isabetli olamazdı. Uygulamayı birtakım safhalara ayırmak, olaylardan ve olayların akışından yararlanarak milletin duygu ve düşüncelerini hazırlamak ve basamak basamak ilerleyerek hedefe ulaşmaya çalışmak gerekiyordu. Nitekim öyle olmuştur. Eğer dokuz yıllık faaliyetimiz ve yaptıklarımız bir mantık silsilesi ile gözden geçirilirse, ilk günden bugüne kadar takip ettiğimiz genel doğrultunun, ilk kararın çizdiği yoldan ve yöneldiği hedeften asla sapmamış olduğu kendiliğinden anlaşılır.





zaralıeren
28 Şubat 2015 Cumartesi 14:10:07
Eşsiz bir devlet adamı Saygıyla anıyorum Nur içinde yatsın
Şükran AY
28 Şubat 2015 Cumartesi 14:44:59


AMERİKAN MANDALIĞI KONUSU ....NUTUK' TAN ALINTI








Gerçekten de bu maddenin yazilis seklinde, belki de mandacilikta pek ileri giden ve sonu gelmemis propagandalariyla kamuoyunu bulandiranlari susturmak ve belki bundan da çok, onlann iddialarina cevap olacak bir özellik vardir.


Madde metni dikkatle okunur ve incelenirse ne manda ne de Amerika'nin mandaterligini istemek düşüncesinin yer almadigi kendiliginden ortaya çıkar.

Bu noktayi göstermek için, söz konusu maddeyi aynen hatirlatmak isterim:


Madde: 7 - Milletimiz çağdaş gayelerin büyüklüğüne inanir; teknik, sinat ve ekonomik durumumuzu ve ihtiyacimizi takdir eder. Bu itibarla devlet ve milletimizin hakimiyet ve bagimsizligi ile vatanimizin bütünlüğünü korunmak sartiyla altinci maddede belirtilen sinirlar içinde milliyetin gereklerine saygili ve memleketimizi ele geçirme emeli beslemeyen herhangi bir devletin teknik, sinai ve ekonomik yardimini memnunlukla karsilariz. Böyle adaletli ve insancil sartlari içine alan bir barisin bir an önce gerçekleşmesi, insanligin güvenligi ve dünyanin huzuru adina basta gelen milli gayemizdir.




Efendiler, bu maddenin hangi noktasinda manda ve mandaterin Amerika olacagi görüşü vardir? Olsa olsa "herhangi bir devletin teknik> sinai ve ekonomik yardimini memnunlukla karşılarız"



sözlerinden manda düşüncesi çikaranlar olabilir. Ancak, mandanin anlam ve gayesinin bu olmadigi bir gerçektir. Her zaman ve bugün bile, bu açıklık çerçevesinde yapilacak yardimlari kivançla karsilamaktayiz ve karsilariz. Nitekim Ankara-Eregli ve Keller-Diyarbakir demiryollarinin yapimi için bir Isveç; firmasinin; Kayseri - Sivas - Turhal hatlarinin yapimi için de bir Belçika firmasinin teknik, sinai ve ekonomik yardimini severek kabul ettik.



Söz gelisi, Ankara sehrinin ve diger Anadolu sehirlerimizin bir an önce kurulup yapilmalarinda olsun, öteki bütün kara ve demiryollarimizin, limanlarimizin yapimlarinda olsun teklifte bulunacak yabanci sermaye sahiplerinin yardimlarini severek kabul ederiz. Yeter ki, memleketimize sermaye getireceklerin içeride ve disarida devlet ve milletimizin hakimiyet ve bagimsizligi ile vatanimizin bütünlüğünü bozmaya yönelmiş gizli emelleri olmasin.



Bu maddede yer alan "milliyetin gereklerine saygili ve memleketimizi ele geçirme emeli beslemeyen herhangi bir devlet "ifadesinden, Amerikan Devleti anlaminin çıkarilmasi da yersizdir.




çünkü ;, milliyetin gereklerine saygili dünya devletleri arasinda yalniz Amerikalilar yoktur. Söz gelisi Isveç Devleti, Belçika Devleti ayni nitelikte devletler degiller midir?




Bu devletlerden herhangi birinin mandaterligi de söz konusu olabilir mi? Bir de eger dolayli olarak Amerikan Devleti kastedilmek istenseydi, "herhangi bir devletin" ifadesi yerine bir devletin kelimeleri veya hiç olmazsa sadece "devletin" kelimesi ile yetinilmesi gerekirdi. Bu bakimdan maddenin açikladigi sartlar çerçevesinde teknik, sinai ve ekonomik yardimin iyi karsilanacagi hususunun bütün devletler için söz konusu oldugu açıktır.





/kalinyazi ]






Şükran AY
28 Şubat 2015 Cumartesi 14:49:37


Özür dilerim şair dost, size cevap ekranını açmıştım, sonra hazırladığım paylaşımı göndermişim.


Teşekkür ederim değerli görüşleriniz için.Selam ve saygılarımla.



Şükran AY
28 Şubat 2015 Cumartesi 14:45:27
AMERİKAN MANDALIĞI KONUSU ....NUTUK' TAN ALINTI








Gerçekten de bu maddenin yazilis seklinde, belki de mandacilikta pek ileri giden ve sonu gelmemis propagandalariyla kamuoyunu bulandiranlari susturmak ve belki bundan da çok, onlann iddialarina cevap olacak bir özellik vardir.


Madde metni dikkatle okunur ve incelenirse ne manda ne de Amerika'nin mandaterligini istemek düşüncesinin yer almadigi kendiliginden ortaya çıkar.

Bu noktayi göstermek için, söz konusu maddeyi aynen hatirlatmak isterim:


Madde: 7 - Milletimiz çağdaş gayelerin büyüklüğüne inanir; teknik, sinat ve ekonomik durumumuzu ve ihtiyacimizi takdir eder. Bu itibarla devlet ve milletimizin hakimiyet ve bagimsizligi ile vatanimizin bütünlüğünü korunmak sartiyla altinci maddede belirtilen sinirlar içinde milliyetin gereklerine saygili ve memleketimizi ele geçirme emeli beslemeyen herhangi bir devletin teknik, sinai ve ekonomik yardimini memnunlukla karsilariz. Böyle adaletli ve insancil sartlari içine alan bir barisin bir an önce gerçekleşmesi, insanligin güvenligi ve dünyanin huzuru adina basta gelen milli gayemizdir.




Efendiler, bu maddenin hangi noktasinda manda ve mandaterin Amerika olacagi görüşü vardir? Olsa olsa "herhangi bir devletin teknik> sinai ve ekonomik yardimini memnunlukla karşılarız"



sözlerinden manda düşüncesi çikaranlar olabilir. Ancak, mandanin anlam ve gayesinin bu olmadigi bir gerçektir. Her zaman ve bugün bile, bu açıklık çerçevesinde yapilacak yardimlari kivançla karsilamaktayiz ve karsilariz. Nitekim Ankara-Eregli ve Keller-Diyarbakir demiryollarinin yapimi için bir Isveç; firmasinin; Kayseri - Sivas - Turhal hatlarinin yapimi için de bir Belçika firmasinin teknik, sinai ve ekonomik yardimini severek kabul ettik.



Söz gelisi, Ankara sehrinin ve diger Anadolu sehirlerimizin bir an önce kurulup yapilmalarinda olsun, öteki bütün kara ve demiryollarimizin, limanlarimizin yapimlarinda olsun teklifte bulunacak yabanci sermaye sahiplerinin yardimlarini severek kabul ederiz. Yeter ki, memleketimize sermaye getireceklerin içeride ve disarida devlet ve milletimizin hakimiyet ve bagimsizligi ile vatanimizin bütünlüğünü bozmaya yönelmiş gizli emelleri olmasin.



Bu maddede yer alan "milliyetin gereklerine saygili ve memleketimizi ele geçirme emeli beslemeyen herhangi bir devlet "ifadesinden, Amerikan Devleti anlaminin çıkarilmasi da yersizdir.




çünkü ;, milliyetin gereklerine saygili dünya devletleri arasinda yalniz Amerikalilar yoktur. Söz gelisi Isveç Devleti, Belçika Devleti ayni nitelikte devletler degiller midir?




Bu devletlerden herhangi birinin mandaterligi de söz konusu olabilir mi? Bir de eger dolayli olarak Amerikan Devleti kastedilmek istenseydi, "herhangi bir devletin" ifadesi yerine bir devletin kelimeleri veya hiç olmazsa sadece "devletin" kelimesi ile yetinilmesi gerekirdi. Bu bakimdan maddenin açikladigi sartlar çerçevesinde teknik, sinai ve ekonomik yardimin iyi karsilanacagi hususunun bütün devletler için söz konusu oldugu açıktır.





/kalinyazi ]



renbo
28 Şubat 2015 Cumartesi 15:20:30
böyle forumların olması insanlarn zeka düzeyini gostermesi açısından önemli
Şükran AY
28 Şubat 2015 Cumartesi 15:33:04


Elbette, doğruluk payı var...ancak, tek ölçü bazında değerlendirmek de ayrı bir zeka seviyesi göstergesi








renbo , forumun sahibi
28 Şubat 2015 Cumartesi 15:51:30
oy kiyamam büyümüş de zeka ölçüsü-bu arada ölçü o cümlede kullanılmaz ölçüttür o-ölçer olmuş
gülkurusu
28 Şubat 2015 Cumartesi 15:55:48
birlerinin canı da epey sıkılmış uçlarda kalmaktan
Şükran AY
28 Şubat 2015 Cumartesi 15:56:42


Kabul yanlış olmuş :)) tek harfi unutmuşum bu mudur yanii :)))




renbo , forumun sahibi
28 Şubat 2015 Cumartesi 15:56:51
oy bir canısı tanesi daha gelmiş:)
renbo , forumun sahibi
28 Şubat 2015 Cumartesi 15:59:28
yok o degil ona takılmam ,takılsaydım yaptığın her yorumdaki kelime hatalarını söylerdim.

iflas etmiş bir paradigmayı böyle saflık derecesinde ilkokul ders kitapları heyecanıyla anlatmanza takıldım
Şükran AY
28 Şubat 2015 Cumartesi 16:49:43


Taze çay demledim içer misiniz ?




Hamzâ Câhid Aslanoğlu
28 Şubat 2015 Cumartesi 21:05:25
:)
çokça selam renbo.
chaotica
2 Mart 2015 Pazartesi 12:08:54
Kemalizmin yerine senin önerin nedir?
mazlum pramit
31 Mayıs 2015 Pazar 20:18:38
rembo,izninizle katılayım size...zekayla alakası olmasada daha çok kişinin oluşturduğu dünya şekli ve aşaması ortaya çıkar.kim olursa olsun liderleri sevmem
gülkurusu
28 Şubat 2015 Cumartesi 15:46:32
Türkiye şu an iki ucu ... bir değnek

Atatürkçülük ise o değneğin elle tutulur tek orta noktası



ben O'ndan mucizelere inanmayı da öğrendim


.
Şükran AY
28 Şubat 2015 Cumartesi 15:53:54



Can tanem...Özlendin... sevgimle.


tacettin yıldırım
28 Şubat 2015 Cumartesi 17:22:00
doğduğum günden öleceğim güne kadar ATAM VAR ATAM
tacettin yıldırım
28 Şubat 2015 Cumartesi 17:22:40
doğduğum günden öleceğim güne kadar ATAM VAR ATAM
® Violoniste
29 Eylül 2015 Salı 09:36:21
Mucizeler yalnız Allah ve Resulleri içindir...
Nuh.tu.fani
29 Eylül 2015 Salı 17:56:38
o söylediğin teslim olmuşlar için öyledir.
Yorum Yaz
/ 11 »
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.