En İlginç ve sıradışı bilgiler
2,837 izlenme   |   86 yorum   |   Sıralama:
Sonraki Sayfa »   Son »
Yorum Yaz
dikey
#


Değerli Arkadaşlar,
Dünyanın en ilginç ve sıradışı bilgilerini öğrenmek ve paylaşmak hem çok zevkli hem de genel kültürümüzün gelişimi ve ufkumuzun genişlemesi yönünde önemlidir. Siz de sıra dışı bilgileri yazın hep beraber okuyup paylaşalım.

Örenek:

-2008 tarihi itibariyle Dünyada toplam 600 milyon araba bulunmaktadır.

- Dünyanın en uzun savaşı İngilizlerle Hollandılılar arsında yapılmış ve tan 335 yıl sürmüştür.(1650-1985)En kısa savaş ise Anglo-Zanzibar Savaşı olup 38 dakika sürmüştür.

-Evrende bulunan bütün atom sayısı on üzeri seksen sekizdir.(10'un arkasında 88 sıfır olan rakam)

-İnsanların tamamı anne karnında önce kız olarak var olurlar sonra bazıları anne karnında iken büyük bir mücadele sonucunda erkeğe dönüşürler.

-Dünyamız 4 milyar yıl önce, göneşimiz 4,5 milyar yıl önce ve evrenimiz 13,7 milyar yıl önce var olmuştur.
Beğen

Sabiha KÜÇÜKTÜFEKÇİ




-bakış açısını geliştiren- bilgisel anlamlı forum için kutluyorum yürekten değerli şair dost dikey ...
sevgim saygımla hep..


Ayrıntıda Gezinmek

"-İnsanların tamamı anne karnında önce kız olarak var olurlar sonra bazıları anne karnında iken büyük bir mücadele sonucunda erkeğe dönüşürler."

Bu bilgiyi nereden aldığınızı öğrenebilir miyim? Çok saçma geldi de..


İlhan Kemal

Biyolojik bir bulgudur. İnsanın ilk hali dişidir. Erkek onun türevidir.

semoshshs

İnsanoğlu da dahil olmak üzere doğadaki hicbir canlıda ( eşeyli üreyen ) cinsiyetin prototipinin dişil olduğuna dair bahsettiğiniz bilginin günümüzdeki bilimsel temellere dayanarak hatali olduğunu belirtmek isterim.

Mehtap ALTAN
#"Anlamak, affetmektir''... (Tolstoy)


PİRAMİTLER

• Kahire'de bulunan "Keops piramidi" nin 12 ton ağırlığında iki buçuk milyon bloktan oluştuğunu Günde on blok yerleştirilmesi halinde yapımının 664 yıl süreceğini Piramidin üstünden geçen meridyenin karaları ve denizler itam eşit iki parçaya böldüğünü ve piramidin dünyanın ağırlık merkezinin tam ortasında bulunduğunu Yüksekliğinin (164 m.) bir milyarla
çarpımının güneşle dünyamız arasındaki uzaklığı verdiğini Taban alanının yüksekliğinin iki katına bölünmesinin pik sayısını verdiğini
• Piramitlerin içerisinde "ultrasound" radar sonar gibi cihazların çalışmadığını
• Kirletilmiş suyun bir kaç gün piramidin içinde bırakıldığında arıtılmış olarak bulunduğunu Piramidin içerisinde sütün bir kaç gün süreyle taze kaldığını ve sonunda bozulmadan yoğurt haline geldiğini Bitkilerin piramit içerisinde daha hızlı büyüdüklerini Çöp bidonu içindeki yemek artıklarının hiç koku yaymadan mumyalaştıklarını
• Kesik yanık sıyrık ve yaraların piramidin içinde daha çabuk iyileştiğini
• Piramidin içinin göreli olarak yazın soğuk kisin sıcak olduğunu
Piramit kimin adına yapıldıysa onun bulunduğu odaya yılda 2 kez güneş girdiğini ve bu günlerin doğduğu ve tahta çıktığı günler olduğunu BİLİYOR MUYDUNUZ ?
Beğen

dikey

Verdiğiniz bilgiler için teşekkür ediyorum. Değerli,gizemli ve ilginç bilgilerdi.

Elif Masal

bu bilgilerin hepsini ben biliyordum. çünkü çok meraklıyımdır geçmişe ve geleceğe dair herşeye...

mısır piramitleride hep ilgimi çekmiştir ve tüm bu bilgileri nette defalarca kere okumuşumdur.
ama hala günümüzde çözülememiş bir çok soru işaretleri var eşsiz yapılarla ilgili...

çok ilginç!
çok gizemli!

çookkkk!



SULTAN HÜRREM

Gerçekten çok gizemli ve öğretici...Teşekkürler

İlhan Kemal

Khufu (ya da Grekçe adıyla Keops) piramidinin original yüksekliği 146.5 metre (Bugün ise 138.8 m). Güneşin dünyaya uzaklığı yıl içinde değiştiği için kesin bir rakamdan bahsedilemez ama ortalama olarak 149.6 milyon kilometre olarak alırsanız uzaklık/piramit yüksekliği için bir milyara yakın bir rakam bulursunuz (Tam olarak 1,021,160,410).

Taban alanının (230.4 x 230.4), değil de taban çevresini yüksekliğin (146.5) iki katına bölümünde 3.1454 gibi bir oran elde ediliyor. Bu rakam yaklaşık bir Pi sayısı. Pik sayısının ise ne olduğunu ben bilmiyorum (Pick teoreminin konuyla bir ilgisi yok sanıyorum). Piramidin matematiğe 17. yüzyılın sonu, 18. yüzyılın başında giren e sayısıyla ilgili oranları var, bence ilginç olanı odur.

Kullanılan blok sayısı tahmini 2.3 miyon. Hesaplanan yapım hızı ise günde 10 blok değil, saatte 12 blok. Bu da yapım süresini bir hayli kısaltıyor.

Odaya güneşin girdiği tarihlerle ilgili yorum ise şüpheli. Khufu'nun tahtta ne kadar kaldığı belirsizken hangi gün doğup öldüğünün bilgisi elde yok (Ölüm yılı var). Ama kral odasındaki kanalların belirli takımyıldızları gösterdiği düşünülüyor. Aslında bir taş grubu loncasının bıraktığı tek bir taş dışında da piramidin Khufu'ya ait olduğunu gösteren bir delil yok.

Piramidin içindeki mucizeler içinse arkeolojik kayıtlarda bir ize rastlamadım. Sevdiğimiz şehir efsanelerinden olsa gerek. 'Piramitçilerin' (Arkeologlardan farklı olarak) sevdiği ilgi çekmek için üzerinde durduğu konulardan genelde bunlar oluyor.

Yamyam Böcek

Öok ilginç o tarihlerde bu gibi hesaplamaların yapılması müthiş bence

metin34
#


Bir hafta niçin 7 gündür?

Babilliler 7 günlük haftayı zaman birimi olarak kullanıyorlardı İlk çağlarda bilinen
beş gezegen ile güneş ve ayın sayısı nın 7 oluşu bu sayıyı gizemli ve uğurlu kılıyordu Daha sonra dinlerde göğün 7 kat oluşu ve doğadaki ana renk sayısının 7 oluşu, müzik notalarının 7 oluşu sayının önemini daha çok belirtti Daha sonra Fransa takvim yapısını değiştirerek hafta sayısını 10 yaptı ama kabul görmedi Rusya 5 günlük hafta uygulamasına geçti, o da tutulmadı Sonunda yine hafta 7 gün olarak kaldı
Beğen

dikey

Çoğu insan haftanın 7 gününün ay ve dünya hareketlerinden kaynaklandğını zannediyor oysa ki bu belirrtiğiniz gibi insanların tercihen yaptıkları bir düzenlemedir. Ayların 30 ve ya 31 çekmesi de böyle bir tercih ile Kralların ayları kendilerine özgülemeleri sonucu yapılmıştır. Paylaşımınız için çok teşekkür ediyorum. Güzel ve gerekli bir bilgiydi.

R.SÖKMEN

Bildiğimiz şeylerin çoğu kulaktan dolma bilgiler. Bunları araştırmamamız bizim ayıbımız . İyi ki bu bilgiyi bizle paylaşmışsınız , teşekkürler.

inci deniz
#



İş hayatında emek vermeden Başarılımı olmak istiyorsun !
Al sana kesin çözümü : YALAKALIK

Matematik Yalan Söylemez
(EBCET HESABI)

A = 1
B = 2
C = 3
Ç = 4
D = 5
E = 6
F = 7
G = 8
Ğ = 9
H = 10
I = 11
İ = 12
J = 13
K = 14
L = 15
M = 16
N = 17
O = 18
Ö = 19
P = 20
R = 21
S = 22
Ş = 23
T = 24
U = 25
Ü = 26
V = 27
Y = 28
Z = 29

------------------------------
Z =29
E = 6
K =14
A = 1

Zeka = 50% BaŞarı
------------------------------

Ç = 4
A = 1
L =15
I =11
Ş =23
M =26
A = 1
K =14

ÇaliŞmak = 85% BaŞarı
------------------------------

D = 5
E = 6
N =17
E = 6
Y =28
İ =12
M =16


Deneyİm = 90% BaŞarı
------------------------------ -----

Y =28
A = 1
L =15
A = 1
K =14
A = 1
L =15
I =11
K =14
Yalakalık = 100% BaŞarı
------------------------------ -----

Uyuyorsa sana , vereceksen karakterinden taviz,
Üç kuruşluk adamlara beş kuruşluk değer vermek seni rahatsız etmiyorsa,
Satacaksan onurunu menfaatlerine , buyur;
Yaşasın YALAKALIK
Bu dünya sizin YALAKALAR



Beğen

Elif Masal




C ebrail
A zrail
M ikail
İ srafil


CAMİ.......


Dört büyük meleğin isimlerinin baş harfleri ''cami'' kelimesini meydana getiriyor artık ne derece tesadüf o kadarını bilemiyorum...

inci deniz


Değerli kardeşim dünyada hiç bir şey tesadüf değildir. Tesadüf olacak kadar basit değildir.
Yaratan herşeyi o kadar ince ve hasas bir çizgide yaratmışki, hayran olmamak elde değil. sevgilerimle

zeki çelik

İlk kaynaklara döndüğümüzde "Câmi" yerine Mescid kelimesi geçer. 'Mescid' kelimesi Arapça 'se-ce-de' fiil kökünden sucûd masdarından ism-i mekân kipi ile oluşmuştur... Sonraları cemea olmuştur.

Biz cemea'yı - câmii yapmışız. Doğrusu bizde sultanahmet câmii'dir. A'ların üstünden şapkaların atılmasıyla "i" harfini de atmışız.. Yani tesadüf değil bilinçli bir kelime anlam derinliğine getirilmiştir..

dikey

Verdiğiniz bilgi gizemli ve ilginç olduğu kadar yakaladığınız nükte de bir o kadar hoş ve mütebessim niteliktedir. Paylaşımınız için çok teşekkür ediyorum.

Elif Masal
#


çok eski çağlarda teknoloji şimdikinden çok daha fazla üstünmüş...

yine eski çağdan kalma havaalanı kalıntıları bulunmuş...
eski baraj kalıntıları....
mısır piramitlerinde helikopter resmi...



insanın inanası gelmiyor ama böyleymiş.
Beğen

wural

tanrıların arabaları adlı kitabı okudunuzmu?

Elif Masal
#





İlk yeraltı tüneli 1 km. uzunluğunda ve tuğladan, bundan 4 bin yıl önce Irak’ta Fırat nehrinin altında yapılmış.
Beğen

Elif Masal




şimdi söyleyince çok basit gelecek ama uygulanınca kesinlikle kırılmayacak olan ilginç bir durum var onu yazacağım...


çocukken ailemden öğrendiğim ve hala nasıl kırılmadığına şaştığım bir yumurta meselesi var.



bir sağlam yumurtayı alıp, sivri uçlarını avuç içine denk gelecek şekilde var gücünüzle kırmaya çalışın... ama kırılırsa üzerim batar demeyin, çünkü asla kıramayacaksınızdır. hiç bir güç onu kırmaya yetmez!... hatta öyleki zamanında bir deveyi bile üzerinden geçirmişler fakat yine kırılmamış...


isterseniz deneyebilirsiniz, ama sivri uçları özellikle avuç içine denk gelecek...
enine yaparsanız hemen kırılır ama uzunluğuna mümkün değil!...






Elif Masal
#






Dünyada 2000'e yakın halk ve 3000'e yakın dil var.
Beğen

dikey

Güzel,faydalı ve sıra dışı bilgiler paylaştınız. Teşekkür ediyor katkılarınızın sürmesini diliyorum.

metin34
#


Fotoğraflarda Gözler Neden Kırmızı Çıkıyor?

Geceleri flaş ile çekilen fotograflarda genellikle gözler kırmızı çıkar. Peki fotograflardaki bu güzelliği bozan olay nasıl oluşur ? Neden her zaman olmaz ? Neden gündüzleri flaş ile çekilen fotograflarda olmaz ? Gözümüz iç içe geçmiş 3 tabakadan oluşur. En dışarıdaki gözümüzü koruyan ve göz akıda denilen sert tabakadır. İkincisi,kan damarlarından meydana gelmiş ve ortasında göz bebeğinin bulunduğu damar tabakadır. Bu damarlar sayesinde fazla ışıkta göz bebeğimiz küçülür,karanlıkta ise daha çok ışık alabilmek için büyür ama bu hareketi oldukça yavaş yapar. Üçüncü tabaka da retina adı verilen ışığa duyarlı kılcal damarlardan oluşan ağ tabakasıdır. Köpek,geyik,karaca,kedi gibi hayvanların gözlerinin arkasında,yani retinalarda ayna gibi, yansıtıcı özel bir tabaka vardır. Eğer karanlıkta gözlerine el lambası veya araba farı tutarsanız, bu ışık gözlerinin bu ışık gözlerinin içinden yansır ve gözleri karanlıkta pırıl,pırıl parlar. İnsanların gözlerinin retinasında ise böyle bir yanısıtıcı bir tabaka yoktur. Fotograf makinesinin flaşı çok kısa bir zamanda çok kuvvetli bir ışık verir. Gözbebeğimiz ise bu kadar kısa zamanda küçülmeye fırsat bulamaz. Işık doğrudan retinaya ulaşır ve oradan da doğrudan kılcal damarların görüntüsü yansır. İşte flaşla çekilen fotograflarda görülen bu kırmızılık retina tabakasındaki kılcal damarların görüntüsüdür. Günümüzde,bir çok fotograf makinesinde, gözün bu kırmızı görüntüsünü azaltacak önlemler alınmıştır. Bu tür makinelerde flaş iki kere çakar. Birinci çakış resim çekilmeden az evvel olur ve göz bebeğinin küçülerek gözdeki yansımayı azaltmasına zaman tanır. İkinciside tam fotograf çekilirken olur ki, gözbebeği olması gereken durumu almıştır zaten. Başka bir önlemde odadaki bütün ışıkları açarak' gözbebeğinin önceden küçülmesini sağlamaktır. Geceleri flaşlı fotograflarda, gözlerin kırmızı çıkmasının önlenmesinin bir yolu da flaşı objektiften olabildiğince uzak tutmaktır. Günümüzde fotograf makineleri o kadar küçülmüştür ki, flaş makinesinin bünyesinde ve objektifte bir kaç santim mesafesindedir. Flaşın ışığı göze gelip yansıyarak geri döndüğünde doğrudan objektife gelir. Gündüzleri ise gözümüze dışarıdan, her yönden ışık geldiği için, flaşın ışığı bunların arasında daha az oranda gözümüze girer ve kırmız göz olayı olmaz.
Beğen

dikey

Neredeyse hiç kimsenin bilmediği çok kiymetli bir bilgi. Paylaşımınız için çok teşekkür ediyorum.

Elif Masal
#


Ay'a ilk ayak basan astronot Neil Armstrong, uzaya çıkarken ''iyi şanslar bay Gorki,demiş.

Nedenini tüm basın-yayın yıllarca öğrenmeye çalışmışlar, ama ünlü kozmonot bir türlü söylememiş. takii eski komşuları bay ve bayan Gorki ölene kadar.

Meğerse küçük Neil çocukken top oynuyorken, top komşu evin bahçesine düşmüş. Neil almak için bahçeye girdiğinde karı-koca Gorki'ler yatak odasında şiddetli bir şekilde tartışıyorlarmış.
bay Gorki bişey istiyormuş. Karısı bir türlü vermek istemiyormuş. Kadın:

_Komşunun oğlu ne zaman ay'a giderse, o zaman veririm... demiş.

Gel zaman git zaman komşu oğlu gerçekten büyüyüp ay'a gitmiş. o nedenle de Neil Armstrong:
_iyi şanslar bay Gorki, demiş...


Henüz uzağa hiç bir canlının çıkmadığı bir zamanda bunu söyleyen kadın, nerden bilebilirdi ki komşu oğlunun gerçekten ay'a çıkacağını...İmkansız olan şey de gerçekleşince artık sözünde durması lazımdı elbet.


.................

Bence bu da sıradışı bir olay.




Eli/f tarafından 3/15/2010 1:02:23 AM zamanında düzenlenmiştir.
Beğen

wural

evet enteresan geldi... teşekkürler paylasım için.

inci deniz
#




İngiltere’de yapılan anket sonucunda insanları rahatlatan ilk oniki koku şöyle sıralanmakta ..

1. Taze pişmiş ekmek kokusu
2. Temiz çarşaf kokusu
3. Yeni biçilmiş çimen kokusu
4. Taze çiçek kokusu
5. Taze çekilmiş kahve kokusu
6. Yağmurdan sonraki toprak kokusu
7. Bebek kokusu
8. Lavanta
9. Benzin
10. Yanan kibrit kokusu
11 Gül kokusu
12. Otomobil lastiğikokusu

Peki Sizin en sevdiğiniz Koku Nedir ?

Beğen

ocean

yağmura eşlik eden toprak kokusu.

inci deniz



Vazgeçilmezlerim :
Yağmurdan sonraki toprak kokusu- kahve kokusu-bebek kokusu

Elif Masal

yukarıda sayılan bütün kokuları gerçekten bende çok severim.


özellikle çamaşırlarda yumuşatıcı olarak lavanta kokuluyu seçerim.
kibrik yaktığımda bir kez koklarım yanık kokusunu.
benzin kokusu.
yeni biçilmiş çimen kokusu.
çiçek kokusu.
yağmur sonrası kokuya zaten diyecek yok.


öncelikle bunları daha çok severim.


ismailozkan01

Soğan kokusu.
İğrençleşmede size göre dizboyunu aşmış olabilirim, ancak Adanalı bir etobur olduğumu ve kebabın yanında soğan salatası yemediğimde plav yemiş gibi haz duyan bir birey olduğumu hatırlatırsam,zannedersem sizi kanaatinizden bir nebze uzaklaştırmış olurum : )

Yorum Yaz
Sonraki Sayfa »   Son »
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.