Benim için efe derler,
Sessiz durmam dağlar gibi
Sevenin yeri enginler,
Durgun durmam dağlar gibi.
...
Devamını oku »
Arzın merkezinde
Ne medeniyetlere kapı açarsın da
Çağları aşan bir soluk, bir nefesle
Boyunca evlatların var senin
Aydınlatır medeniyet meşalesi
...
Devamını oku »
zengin olupta engin insanlar
garipler gülemez çünkü onların düsmanı parası olan zengin olupta engin insanlar.. garibin tüm serveti bir davulun degnegi gibidir. o degnek kırıldımmı çaresiz kalır kırıldıgı için kendi kalbini kırar çünkü o ona yadigardır ya babasından yada dedesinden onun için tek servet o degnektir. minnet etmez bir zengine bana degnek alırmısın diye gururludur. helalinden kalmıstır o degnek garibe bir garibin degnegini bir garip kırmaz zengin olupta engin insan kırar. garip anlar halinden elinde olsa bir degnek alır .zengin olupta engin insansa garibin elindeki degnege bile göz diker. çünkü herşeyi vardır o degnek yoktur elinde. oda olsun ister..o duyguyu tatmak ister o degnekte benim olsun der çünkü vicdansız merhametsizdir zengin olan engin insan garipse geniş düşünür elindeki tek varlıgını verir al degnegi üstü kalsın der..ve zengin olan engın ınsan yuzu kızarmadan onuda alırr..gariple amel için yaşar zengin olan engin insansa yalan dünya serveti hep bana baki kalacak diye yaşar iste bu yuzden zengin olupta engin insanlardır......
...
Devamını oku »
Vatan için çalışan bu aslanın suçu ne
Azdı yine bu itler.ayarı kaçırdılar
Zanetme ki yiğidim geceyi geçirdiler
Ne yazık ki yiğidim düzen böyle yürüyor
...
Devamını oku »
Havalanma gönül, dostun yel olur,
Gelir poyraz, savrulursun zor olur,
Engin olan, dosta giden yol bulur
Ormanlarda ağaçlar, yükseğe yürür,
...
Devamını oku »
Yaralayan, incinen, inciten
Tüm bencileyen duygulardan
Zamanın bitip tükenmeyen
Yaralarından kaçtım durdum
...
Devamını oku »
Nicesi rengarenk,ve râyihalı
Gül ise hepsinden hayli esrarlı
İzmirin "kibarı"tavsiyem "GÜL'dür
Nazlı yâre arz et,yüzünü güldür
...
Devamını oku »
Başyazının adı, “İSLÂM’IN ENGİN UFKU” idi ve okumağa devam edince !.. Yer’imi, zaman’ımı, mekân’ımı ve de vaktimin nasıl geçtiğini dahi unutarak.. daha okuduğum ilk paragrafı anlamak için, hem de birkaç defa tekrar ettim.
…
Sonuçta ise; bu ilk paragrafdan anladığımı özetleyerek, sadece yarısını, “evet, bu okuduğum bir paragrafın sadece yarısını” aslına bağlı kalarak nazım’a (şiir’e) dönüştürdüm. Sonuçta; bu yarım paragraftan, aşağıdaki “tam üç kıta”lık kocaman bir şiir çıktı. Ben de; bu şiiri, sizler ile bölüşmek adına, bu sayfaya kaydettim…
Bir şiir; üstadı olduğu gibi, ayni zamanda; bir söz, fikir, san’at ve de gönül üstadı da olan.. Muhteremler Muhteremi’nin meramını, tam olarak aksettirebilmenin zorluğunu, güçlüğünü.. yalnız nesrini okurken değil; bu nesri şiire çevirirken de, bir defa daha yakinen anladım.
Bir şiir, pek çok edebi türde ve sosyal konularda üstad olan bu engin ufuklu büyük insanın fikirlerini tam olarak yansıtabilmede, benim çaresizliğimin bir tespiti ve tescili olsa da.. ben yine de, bu özetlenmiş yarım paragraftan anladığımı, sizlere sunmak ve sizleri de, en az benim anladığım kadarı olan kısmından bu şiir ile haberdar ederek; sizlerle bölüşmek, sizlerinde beğenisine sunmak istedim.
...
Devamını oku »
Aklıma geliyor silinip atılmışım.
Ne garipmişiz yada ne kadar safmışız.
Biz silinirken bir yerlerden.
Silenleri yücelttik bu engin gönüllerde.
Sığamadığımız gönüllere gönlümüzü açtık sonuna kadar.
...
Devamını oku »
Mevsimlerden hazan
Yazgımın rüzgârı değiştirdi seyrini yine
Mutlak bir gölgenin dibinde
Karanlığa karıştı umutlar.
Bilip bilmediğim ne çok şey
...
Devamını oku »