MENÃœLER

Anasayfa

Åžiirler

Yazılar

Forum

Nedir?

Kitap

Bi Cümle

Ä°letiÅŸim

Tırtar / Akbük
İbrahim Çelikli.

Tırtar / Akbük







































Akbük

“-geceleyin
zifiri karanlýkta bile dama çýkýnca
anam dedikleyin
“gövyüzünde asýlý yeni galaylý zini ðibi”
dýkkatlý bakýnca uzansan dutuvucan
üsdüne düþüvüceðmiþ gibi ðeli(r)
ay!
mubarek oraya sanki
senin uçu(n) gondurulmuþ

ya da; höle zabbaha garþý; gölü yarýp da sana ðadar uzanmýþ
sanki kucaklaycaðmýþ
sarýp sarmalaycamýþ gibi
ay
ayýn ondördünde
ilk akþamdan doðmuþ

ortalýk pamparlak.
veya(hu)t da
göle düþmüþ bi civa topudur
göl
gucuklamýþ yavrusunu
dünya senin için kurulmuþ,

ve sen hemen o günün sabahý
el deðmemiþ, gün görmemiþ güne
henüz güneþin yakmadýðý tertemiz
kekik kokulu havayý
ciðerlerine çeke-çeke
baþlarsýn güne
oh!
güneþin yakmadýðý hava solunmuþ

sabahýn ayazý, serindir, üþütmez
canlanýrsýn, kýrýtmaz
çok geçmez týnsýrmaya-hapþýrmaya baþlarsýn
“-çook yaþa” deyen bulunmaz
sadece komþu köpekleri uyandýrmýþ olmalýsýn
yüzünde bir uykuya kanmamýþlýk
gerneþirsin,
off
çinizin
belin her yannarýn dutulmuþ






daha
sabah serinliðinde
baþlar güzel bir telaþ
kibrit, tuz, akþamdan tavlanmýþ ekmek,
hepsi bir yana yeni testi aðþamdan ayazlatýlmýþ,
heybeye sokulmuþ
ve kafileden birileri
er
erken vakýt herkeslerden evel
yola çoktan koyulmuþ

kestirme eski Taþyol’da sürçülüverecek gibi
her adýmýnda düþe-yazmasýna ramak kalmýþ
eþeðin nallarý altýnda ezilen yoldaki çiðillerin sesi
arada bir dik yamaçlarda yankýlana-durur
Payamdaþda, Kolandaþýn altýnda
Zýrtlanderede.. belli ki erken kalkýlýp yol alýnmýþ
kim?
er yatýp uyunmuþ, ova yolu tutulmuþ

kalabalýklaþýr yol giderek
ve sen kendi baþýnasýndýr artýk
eþeðin arkasýnda,
elinde söðüt dalýndan deynek
umutla barýþýk
kuyruðu yukarý kalkýk
“bosti” köpek
kah ileride, kah yoldan çýkmýþ
kah geride kalýp yetiþme telaþýnda
burnu neredeyse yere sürtecek
koþmakta,
arka ayaðýný kaldýrmýþ,
neredeyse devrilecek
itoðlu
it!
illa her taþa,
her çalýya siðecek
hazýr, bir fýrsat bulmuþ,












yol boyu eðleþmeyen birileri
kelek tarlasýna dönmüþ
hýþýr toplamaya
kökenine saklanmýþ
býyýklarý kurumuþ
olgunlaþmaya yüztutmuþ
birkaç kelek
iki tavþan diþinden kurtulmuþ
daðyolundan inmekte olan bir-kaç kiþi arasýnda
baþka birileri üzerine
laf!
söz konusu kiþilerin hoþuna gitmeyecek
bir yarenlik tutturulmuþ

tatar arabasýyla sebzeliklere
bizden önce varanlar
elleriyle dokunmadan kökene
bostan yolunmuþ
“-elle dokanýldý mý acýr”mýþ
“-baþýný kesip birbirine sürterek
acý südünü alsan da
fayda etmez,
mideyi burar”mýþ
tuz!
mübarek daha tatmadan
birilerinin içini burkmuþ

yeni baþak baðlamaya baþlamýþ soðan
pýrasanýn taze yapraklarýndan
sütlenmiþte olsa; ille marul
acý da olsa tere,
çiçeði götünde sivri büber
baharda yatýrýlmýþ
domates kökenleri içinde gezinilmiþ
pembe-kýraðýlýsý bile bulunmuþ,
etek dolusu firenk
cýrt
ötekinnerden ayrý konulmuþ

köklenen bir yeralmasýnýn kökü,
yeni yumrulaþan kumpir
bir hapaz fasille
on kadar bamýya
barnak kadar bi kaç badýlcan
sulanan yerlerden
çiçeklenmeden temizlik
gök!
teze soðan, nane, ne varsa
pýransa yapraðý yolunmuþ
..

bir taraftan yardýmlaþa çekilmeye baþlanmýþ
tulumba
kovalar dolusu su verilmiþ karýklara
kuyu suyundan yüzlere su çarpýlmýþ
ham, çorak toprak suyu olsada
“-korkma biþiy olmaz dinlenik”miþ
eþþekdeði he(y)bede
su!
iþmeye Günsüz suyu,
aðþamdan desdiynen soðudulmuþ

tekrar çýkýlmýþ
Hoyran Ovasýný baþtan baþa kateden yola
yol alýnmýþ
harman yeri, Kocaçayýr es geçilmiþ,
yoldaki yolaklarýn ýslattýðý çamura batýlmýþ..
sudaki gölgeleri engellenmiþ
kavak, badem, erik, kayýsý aðaçlarýnýn
atarabalarýnýn izi býrakýlmýþ
Köyönünde Gaziri Mezerliðine dualar okunmuþ
harýmlarýn arasýndan geçen yola sapýlmýþ
suyla çalýlýðý ayýran bahçeler arasýna
yok!
önden gedenner gözden gaybolmuþ,

tekerlek izleri, eþek nallarýna kurban edilmiþ
yarma içine koca taþlar döþenmiþ
birkaç arabalý geçsin için
onca eþekliler düþünülmemiþ
ama eþekleri var oradan geçecek hemen herkesin,
arabasý olsa da
neye, su desdisini davþýmaya
þimdi eþekten ineceksin
cilbiri eline alýp karþýya geçeceksin
eþeði yularýndan çekeceksin
sakýn boz eþþe(ði)n inadý tutmasýn
kýrmadan yeni toprak testiyi
çamurda kalmadan pappayýn teki
þanslýsýn, geçen baþka bir eþeðin peþi sýra
geçirmiþsin eþeðini, “artýk delikanlý”sýn
Allah nazardan saklasýn
kendine güvenin gelsin
çüþ!
denilerek eþek sakinleþtirilmiþ
“-afferim len” deye sýrtýna hapazla vurulmuþ






Sülünün Muratýn deðirmen yeri
Alamurat’ýn sebzeliði
Gaziri Mezarlýðýna samimi Fatihalar!
huþu içinde yüz sýðamalar
Goca Ðavak Gayalýðýnýn altýndan
büngülder Gayabunar
Köyönünde, Aþþamelle yol çatýnda
birkaç köpekli tollarýn arasýndan
Eyvaz, Bozayak, Eyvazýn Murat, Cöbe Osman
baðda-bahçedekilere selam verilmiþ
kelerler bahça duvarlarýna, çalýlara kaçýþmýþ
Söðütlükte “boklu serçe” cývýltýlarý arasýnda
yolumuz keskin aðaç gölgeleriyle kesilmiþ
gölgeler yol yol yüzümüzü okþayýp geçmiþ
Musaçavýþlar, Çevrik Harýmda
yeni günün pýrýltalarý gözlerimizi kamaþtýrmýþ
yaprak hýþýrtýsý buymuþ
Karakayanýn dibinde
yeni evli bir delikanlýnýn öldüðü tolun yýkýðýyla
hüzne gömüldük
ve hiç beklenmedik bir anda
karþý-karþýya kaldýðýmýz, bambaþka bir renk Akbük
ya bahardan bahara, ya da
“-bayramdan bayrama ev sývasýna•
Akbükten toprak götürürdük”
bük!
ak tepecik orasýndan burasýndan oyulmuþ,

bir patikayla Akbükün büküntüsünü dönüp
daha tepenin arkasýný görür-görmez
sýrta çýkýnca saçlarý uçuran
yüzü serinleten bu hoþ yel her zaman esmez
bir kemer gibi kýyý boyunca gölü sarmalayan
bir baþka yeþil kýndýralar
hafif hafif, birlikte rakseden kamýþlar
püsküllenip sararmaya baþlamýþlar
saz;
yapraklarý kurumaya yüz tutmuþ










kamýþlar arasýnda yaban ördekleri
batýp, bir baþka yerden çýkmakta
“-bu sene garameke bol”muþ,
ve ilerisinde hasýr gibi durgun su
bu envayý çeþit “mavý”
“dünyanýn baþga hiþbir yerinde yok”muþ
“oldu bitti, ömür geþdi
biz baþga mavý mý bildik ki”
iç içe geçmiþ halkacýklarla
engin maviliði süslemekten memnun
oynaþan balýklar..
“-hadi gene avlýkçýlara bu sene de” gün doðmuþ
göl!
neyemetmiþ insanýmýza
nerde varmýþ.. böyle ova
“-saðolsun”, Memo’nun Ferudun
göz gararý balýk dolduruvumuþ

balýklarla yarýþmacasýna
coþkuyla fýrlattýðýmýz taþlar
uçurumdaki çalýlýklara kadar
hemen yanýbaþýmýzda
bir vazo gibi
Belenardýnda Mýdýk Musa’nýn göðeriliði
su motoruyla gölden su basarak
Akbükte, karatoprakta envayý çeþit yeþil boy vermiþ
domatiz, kayýse, yaz almasý, kavak
hani “bi gökgörmediðin olu olmuþ"
yoldan yanna hendeð eþmiþ,
sur!
yüksek çelenlerine goya
harýmlýðý gorurmuþ,

eþekteki tesdiler elbirlik, indirildi Söðütlerinaltý’na
heybeler ýslatýlýp testiler hýfzedildi
delikanlýlar seðirdip týrmandýlar
yukarýlardan kuru çalý-çilpi toplamaya
çok geçmeden bi(r) motorlu kayýk
gürültüyle süzülerek yanaþtý en kýyýya
çocuklar sevinçli, gençler meraklý,
büyükler kaygýlý
kum;
çakýl taþlarý zabahýn ayazýndan buymuþ







ayaklarýmýz ýslanmadan
kucaklanarak kayýða bindirildik
özellikle arkaya istif edildik
“-sarkmayýn, dýkkat edin düþersiniz” diye
endiþeler dile geldi
sandýk içindeki
kýskaçlarýný açmýþ istakozu merak edenler
“-aman ha elinizi böcüye gapdýrmayýn
takoz kýsdýrmasýn”
diye ikaz edildiler
burnundan geriye yiterek kayýðý
yanýk tenli bir abi
uzun bir sýrýkla, yönümüzü deryaya çevirdi
sonra geçip en arkaya dümene geçti
bu;
“Dýrdýr Mustanýn güççük oðlu”ymuþ,

“öyle ya gari anasý Beylerden Gebiz gýzýnýn gýzý”,
nereden nereye deryanýn yüzünde, akraba çýkýldý,
kol atýldý, bir daha bir daha motor çalýþtý,
irkildik
kayýkla sanki denizi þak ediyor gibiydik
çoðumuzun hayatýnda, su üstünde ilk var oluþ
ilk;
Yunus Peygamberi denize atmýþlarda
balýk yutmuþ

köydeki üç, motorlu kayýktan biriymiþ
Dýrdýr Mustan’ýn kayýðý
tur atýp, manevradan sonra Dutlar’a yanaþýldý
bir coþkuyla kayýktan atlayýp onca çocuk
yarýþýrcasýna boyumuzdan böyük
gývrýk, yontuk, bükük
taþ basamaklardan týrmanýp
Alacainler’e koþuþtuk
kimi “gavur mezeri” dedi,
kimi “kilise” Gebiz Abi, “bazilika”
ne?
ne demekse; baya bildiðin kayalar oyulmuþ,
“çýkmak neyse de, inmek çok zor”umuþ









kayaya oyulmuþ odalar,
bizim evlerden geniþ
arkada büyük bir yer daha vardý
acaba oraya nasýl ulaþýlýrdý
“-ne bileyim nereden,
Gavýr Hocasý gelip bura yerleþmiþ
zahar duþmanlarýndan sinmek uçu yünseðe yap”mýþ..
yok!
“-yok ya(hu) adam buradan
dünneye hükmediyo”muþ

duvara oyulmuþ silah,
kap-kacak yerleri bile vardý
“-Allah Allah”
“-gavýr zenatý”
“-hinci nerdeee”
diyerek hayretlerle hayýflanýldý
aklý erenlerce
ne!
ne tafsilatlar anlatýldý
“gavýrýn aklý her boka eriyo”muþ,

neçeden sonra,
indik güç bela kayaya oyulmuþ basamaklarý
çýkarkenkinden daha fazla sýkýntýlý,
“-çoc(uk)lar yumbarlanýsýnýz ha!”
iki gözüm iki çeþme,
Feride Halam, azarladý gocasýný,
beni kucaðýna aldý
aklým ebemde,
ebemin ettiði dualarda kalmýþtý
“kolay ineyin” deye dua etmiþ olmalý,
“-al bakalým ebesi, ne varýsa ebende” diye
gadýn beni yere býrakdý
“-a(ð)lama ðadýným a(ð)lama,
Kemal Emmin sana þaka etdi
hiþ a(ð)laný mý va!
çi(r)kin olusun bak garýþman valla
gel!
gel bakayýn yanýma”
gözlerimi sildi etek ucuna
meðerem gözleri yaþlý duran çi(r)kin olurmuþ










sen sanýsýn oðþayarak Ebem,
eski çadýr yerindeki daþlardan birini
“-hu daþýn hatýrýna” dedi

“-hu daþýn hatýrýna, ýramatlýk bobam,
kendi elleriyne(n)
ta horalardan yendirdi hu daþlarý daa
tol!
tol yerimizi hura çevrikledi,
taha dün ötüyon gibi aklýmda”
..
“anamý topraða vermiþ o sene Bahtiyar’da
Bahtiyar nere, Daþevi nere
Daþevli Sarýmusalardanýmýþ ýramatlýk,
o sene dedi bana, “-hadi oðlaða”
taha bi ana ðuzusu,
gýz baþýma, deli bi çocuk,
düþdüm oðla(ðý)n peþinde
adýbellediðin çobannýk
anamýn ölüvce(ði) aklýma gelse ya
Hatmaca’yý aldý, ne de olsa analýk,
adý üsdünde, has-öz ana ðibi olu mu
Allah kimseyi öðey etmesin,
düþmanýmýsa da
kimsenin baþýna analýk vermesin
neçeden sonura,
içim yandý emmeee, ne fayda
nur!...
nur içinde yatasýca
gabiri cennet olasýca,
tüm geçmiþe “üþ gulfalla, bi elhem” okunmuþ

gün ðeldi, onu daa goduk Gayýörenine
hinciki buu, Akçeþmenin altýna
biri bi yerde, biri baþga yerde
hinciki ðibi yazýsý mý var daþýnda
evelden bilidim ener varýdým da
emme doru, emme yannýþ,
okur üfleyviridim hepiciðine,
Allah gabil etsin,
zatin bi bobama deði,
etmiþikene hepiciðine ederdim,
yola düzülüp dee varasýya
anama gatýn gatýn fazla
taa!
eve ðelesiye
“rahmet okunmuþ”





anamýn mezeri, nasip olmaycaðmýþ öyle ya
elinden dutan, alýp geden deyviren olmayýnþa
cumay derneðinden okur üfleyvirin
onun esamesine, amel tefterine yazýlýrýmýþ
Allah gabil etsin;
okuduðumuz da elhem, salli-barik
galatalarým marýmýþ,
ö(ð)redeyim demez de bizi(m)ki
sanýsýn mekdep-medirese ðördük,
biz
hoca öðüne diz çökdük
sanki herkeþ benim gadak biliyomuþ

bulamalýðýndan deðil
erincekliðinden,
“sen nerden okursan oku,
o onun uruhuna varý(r) zahar
yeter ki her zaman caný gönülden oku” der,
öyle de madem herkeþ neye akýþýp geder,
mezerdaþýný neye gorlar de(ðil) mi
laf!
topra(ðý)na bi yüz sürmek yok mu
uyuntu, irezil.. kokmuþ!

nere ðedeyin hu yaþdan keyri,
nasý bulayýn, hinci
eveliki ðibi dað-bayýr dön dolaþ yok ki
iki baþ da olsa goyunu guzusu, oðlaðý
kedisi, köpeði, tavýðý
dedikleyin
mal canýn yongasý
hurdan huraya gelinemedi mi
gelinemeyoru de(ðil) mi
nasip böðüneyimiþ,
Alla(hýn)n onaraca(ðý) iþde
Allah gatýn gatýn ýrazý ossun
sebeb oldunuz..” þükür
bin
þükür!
sayelerinde nasip olmuþ











yýlýn yýlýn o ðadak derin herife,
“-yahu ha,
hurdan binelim iki eþþe(ðe) de,
yalan deði(l), hadi anamýnký uzak,
Bahtiyarda goca bi aðacýn altýndaymýþ da
Bahtiyarda baþga aðaç yok mu,
duruyo mu
hemi de ne bileyin ne aðacý
bulaman daa bilemen deee, emme
gakayýn hurdan bi horaz keseyin,
bi(r)
amin çýðrýþdýrayýn
nasip olmadý mý olmayomuþ”..

“hu bobamýn çobannýk etti(ði)
zaba(hý)n ayazýnda ellerimi avcýna alýp,
hoohlayalak ýsýtdý(ðý),
guca(ðý)na basdý(ðý)
elimden dutalak barabar seðittiðimiz
sýrtýna hopuç edip de okarlara dýrmandýðýmýz
kekik süpürke dernediðimiz
ye(r)llere
gazdý(ðý) çiðdemleri ceplerinde,
elce(ði)zinde dolay dolay dolaþdýrpdaa
kendi eliynen yedirdi(ði)
Akdaða, Dutlara eletivi ha bi”
derin de narasýn
ay
ay gelinimiz.. iþleri güþleri bi omuymuþ

“gýþ çýksýn da bahara”
olmadýýý “gelecek sene”,
adam kendinikinneri bile marað etmeyoru ki
senikinner umurunda mý
zati anasýndan emer galmýþ,
Kýrkbaþ Gölcük Yaylasýnda’ymýþ
gayýnnamýn mezeri,
baþ ucunda daþý var mý yok mu
gedilse varýnsa bilini mi, bulunu mu
haklý emme,
nasý gedili(r), nasý gelini(r)
bobasý da Erzurum Çakmak Hasdanesinde
ðalmýþ” öyle der
güna(hý) obalý boynuna emme yalan emme essah, ga(y)ri
kim habar etdi, bilen mi var
ora nerden yolladýlar,
nasý eletdiler,
ki;
hanký cep(h)eden yaralý ðeldi kim bili(r)
kim nerde galdý kim biliyormuþ

seferberlig dee
o ðalmýþ dokuz gardaþdan bi öðey gýzgardaþýna,
biz onüçden iki dene,
bizim gýzýn ha varlýðý, ha yokluðu,
benden böyük ya,
ha olmadan gedeydi
gocadaydý zahýr, arasa-sorsa
ha bana bi sa(ip)ap çýksa ya
aklýna gelimiydim acaba
..
bazý bazý bi aðýt ederin,
içim yanarsa
“gurbet elde sarýlamadým anama
ben saramadým toprak aldý goynuna
verividiler beni elin o(ð)luna
gadir gýymat bilmeyene düþdüm neydeyin
anam da yok bobamda nere gedeyin”
!
yeter’
yeter edin ga(y)ri hinci diþim kitleni(r)
size eziyet ederin
git!
a(ð)zýmý aþdýrma hinci”
içi galkýnca diþi kitleniyormuþ..

hadi bobasý neyise
“-o(ð)lum ha bi eletivi beni Dutlara
bobamýn geçi ðütdüðü yellere” deye
deye deye
nasip böðüneymiþ,
aklýma gelmezdi hiþ
Allah ýrazý olsun bi deði bin gatýndan”
..
“bunarýn hakkýný nerde öderin ben”
….
kucaklayýp bindirdiler kayýða
gözleri, ören yerlerinde,
bir ömür öncesine buðulu bakýþlarý
gözleri dolu oðlak güttüðü dolaylarda
kimselere sezdirmemeye gayret ederek
belli belirsiz el sallayýþý,
hâlâ gözümün önünde!
ya;?
böyle “insan” olunuyormuþ..








motor gürültüsü içinde baðýrarak konuþan,
hatta türkü söyleyenler
ve elini suya daldýrmak isteyenler
üç taþý sacayaðý yapýp
bir dýðan “domatiz gavýracan
üsdüne yýmýrta gýracan
melemen yesin boklu kebab yeme(ye)cekler”
su;
acýkýnca “ne gediyo”muþ

“-Çakýr Ýmine’nin Tahir adet etti melemeni
ünverste de okuyokana Angara’dan geldiydi
neydiyomuþuyuz,
ne goyomuþuyuz,
nasý ðonuþuyomuþuyuz, yazdý-cýzdý ðetdi
Allah var, ne yalan söyleyen biz bilmezdik
domatizin gavrýlacaðýný
üsdüne yýmýrta gýrýlýp da yenil(e)ceni”
“-emme de ha”
“-get bee domatiz gavrýlýmýymýþ gýý hiþ
var gökgörmedikler va(h)”
“-aba valla bek ðözel oluyomuþ
domatize yýmýrta
þeytanýmýn aklýna ðelmez
duysam inanman
görmedim..
oh!
baya yedim
yemeden bilinmeyomuþ..”

“-gý aba madem enkini etdin bamnesini,
badýlcanýný da do(ð)ra da
endeki “türlü” ossun
yýmýrtayýnan ben zalata edeyin,
üsdüne de çökelek ekelim
herkeþ bi “cingen aþý” yesin
Ümmet-i Müslüman
obal da boynunuza
yen!
pýransa çomacýna talim etmeyin”
“-hincikinner bö(y)le seviyo”muþ,











“-o ne gýý va?”
“-maþþallah-subanallah “in dibinden,
inek yüðrüldüðünden” habarýnýz var anam geet
garý ðýsmý gezenti mi, uzak durcan
garý ðýsme gýçýnýn üsdüne oturu(r)
vardýðý yerde “lök gibi” duru(r)
biþiy sorulmadan gonuþmaz
üsdüne ilaf geli(r)se de.. iki kaleme
o ðadak.. biz öyle gördük, öyle belledik
öyle biliriz.. þükür emrine
esgiden garýlara bi Okarý Çeþme vardý da
herkeþ her þeyi ordan bilidi,
hinci? ben sen
o!
herkeþ “medeniyet tarlasýnda seðidelek” geçiyo(r)muþ..

böyük-güçcük varýdý
çeþme bollaþdý
bi Macar Odasý varýdý
gakdýlar dutdular bi gayfa
olmadý bi gayfa da(h)a
durduk yerde bi de almalýk gardýlar ovaya
bi ova yolu edividiler, olca(ðý) bu
böyük güçcük garýþdý
gayfada ikiykene, üþ olunca barabar
herifler de gýybete durdular
böyük güçcük; mencilis filen galmadý
damatizi gavýrýp da
yýmýrta gýrýlý mý gý va!
ged aman ged bee,
netceklerinin þaþdýlar gene
hu
yaþýma ðeldim böyle iþ görmedim..”
“-gýýrýlýyomuþ”

“gayrak taþýn üstünde
ataþa verdiler çýtýraklý çalýyý
orta yeri nassý duman gapladý gýý,
alaf dersen dam boyu,
Sadýllah ataþýn üsdünden atllatdý
cümbür-cömat çoluk-çocu(ðu)
töbe.. töbee
ataþýn üsdünden atlayýnca
spor!
cimilasdik oluyomuþ..”,
..






“-közleri eþeleyip de
gýzgýn daþa balýklarý
temizlemeden bile yatýrdýlar
üsdüne köz hüðdüler,
va(h)!! ýccýk sonura alaçið demeden gapýþdýlar
guyru(ðu)nun yandan
derisini dutup galdýrývýrýyon çýkla et,
gýlçýk-mýlçýk, hakgetire
üsdüne de
Mýdýk Musanýn baðdan goruk þýrasý,
büber, domatiz, sovan
barnaklarýmýzý yalaya yalaya yedik
çýðrýþ-baðrýþ seyralýk etdik.”
piknik?
pik
nik
valla bek eyi oluyomuþ.”


kayýkçýnýn çýraðý bize
sýrtüstü yüzüþünü seyrettirdi
bizden oldukça ileride -boy verdi -
epey sonra,
adeta zýplayarak
bir baþka yerden
su yüzüne çýktý
garabatak gibi
büyüklerimiz bizimkileri
“ilerilere getmen” diye azarladý
çýrakdan altda galdýk nayeti
va!
“kimler kimler” boðulmuþ

ebemi kuma gömdük,
yüzüne gölge gerdik
kýyýdan topladýðýmýz
gayrandaþlarý suda sektirdik
birileri (tabi herkeþ kendi çocuðuna)
kocaman taþý “commp!” badak
suya atana terslendi
misafir çocuklara
bir de agama
kimse bir þey demedi
daþýnan oynamak mekruh
daþ!?
ayýboluyomuþ

Daþevin garþýsýnda
Tekdutlara varmadan daha
söðütlerin altýnda
neþeliydik hep bir arada
göle gitdik
çoluk-çocuk çoklarýmýz
ömrü-hayatýnda i(l)k diba
Alac(a)inneri ðördük
ataþ üsdünden tünlüdük
yýmýrtaya domatiz gýrdýk
seyralýg ettig,
seðirtdik
yedik-iþdik
ik diba
iþe-kayda boþ verdik
iþde öylesine;
bi ðün geçirdik
neyimiþ piknik
(st)cik cik”
cik
n’olmuþ, nolmuþ!

birilerine göre de “gökgörmediklik”
“varsýn olsun”
keyfetdik
sanki kýyasýlar
çatlasýnnar”
oh!
kim kiyasý oluyomuþ

“sefamýz olsun..ömürde bi(r)
biz de yan geldik yatdýk, çamýra batdýk
Daþevinin annacýndaydýk
adamlar gayanýn yüzüne ev yapmýþ
Akbükün daha ilerisi de varýmýþ
ik diba iþ-iþlemedik ömrü hayatýmýzda
domatize yýmýrta
nerden bilceðdik
okumaya gedenner
mamir olup gelenner olmasa
iþ-gayýt bi yanna
ha bi de yarýn iþlenivisin
dövletimiþ ataþdan atlama
biz de atladýk geþdik..
Allah dövletimize zöval vermesin
mamir olmak varýmýþ
ha!”
melemeninen piknik
ömüre ömür gatýyomuþ



























DÝPNOT
kýrýtmak: üþümüþlük, büzüþmek, hareketsizlik
sürçmek: elde olmadan kaymak, düþeyazmak
siðmek: iþemek
temizlik: semiz otu
yarma: yol v.b. yarýlarak açýlan ark, su yolu
büngüldemek: pýnar kaynaðýnýn taþarcasýna dipden gelmesi, bünk/büng diye ses çýkarmasaýndan kaynaklanýyor olmalý, yerden kaynamak, çýkmak, hareketlilik
yol çatý : yol ayrýmý, makas, sapak
• kasdedilen odalarýn badanasý


belen: tepecik, küçük tepe, ardýna dolaþýlan, tepesinden yol geçmeyen
çilpi: çalý-çýrpý, aðaçcýk, kuru dal, çer-çöp
böcü : böcek, buradaki kasýt istakoz
takoz : istakoz
þak etmek: ikiye ayýrmak
yýlýn yýlýn: senelerdir, çok yýllardan beri, birkaç sene
alaçið: henüz tam anlamýyla piþmemiþ
hak getire: ne arasýn, yok
boy vermek; su içinde dik durarak suyun derinliðinin ne olduðu hakkýnda diðerlerinin fikir sahibi olmasýný saðlamak
gayrandaþ / kayrandaþ : kayran/kayrak taþ : düz, kenarlarý ovalimsi, kaygan, pütürsüz, yassý taþ, genelde çakýl taþý,
kayrak : kenarlarý kýrýlmýþ yassý taþ olmalý
kiyasý: kahyasý,
kiyasý olmak; iþlerina karýþmak, burnunu sokmak, gereðinden fazla ilgilenmek.

Sosyal Medyada Paylaşın:



(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir.