Hüdaverdi ER (Hüdai)
898 şiiri ve 27 yazısı kayıtlı Takip Et

Bağ belleme zamanı



Bağ Belleme Zamanı

Bizim gençliğimizde köyde her iş bilek gücüne dayanırdı. Bu tür kuvvet gerektiren işler elbette tek başımıza yapılamayacak kadar ağır olduğundan, genellikle “İmece” usulü dediğimiz yönteme başvurur ve süre olarak ta kısıtlı olan durumu lehimize çevirmeye çalışırdık. Tabi imece yani “yardımlaşma” olayı bizim çocukluğumuzdan veya gençliğimizden kalan bir uygulama değildi. Bizden yüzyıllar önce de dedelerimiz ve atalarımız da bu tür yardımlaşma biçimlerini uygulayan insanlardı.
Yapılan imecelerden bazıları; Bulgur kaynatma, dibek dövme, kerme kesme (Hayvan tersi) bostan çapalama, koyun kırkımı, ekmek etme, bulgur kaynatma, bağ belleme ve bağ bozumu gibi hususlardı. Ben bu yazımda sizlere bağ bellemeyi anlatmaya çalışacağım.
Kasabanın yukarısında yaklaşık 2-3 kilometre mesafede hemen hemen her ailenin birkaç dönümlük üzüm bağları bulunurdu. Kış ayı bitip, ilkbaharın yüzünü göstermesiyle birlikte çamur-çaylak kuruyup toprak tava geldiğinde önce yaşlılar veya hane büyükleri, ellerine bıçkıyı alıp bir güzel budarlardı üzüm omcalarını. Budama faaliyetinden sonra evin gençleri, kendi yaşlarındaki en samimi olduğu 8-10 arkadaşı alarak üzüm bağına giderler, orada hem eğlenirler hem de belli bi sıra oluşturarak toprağı ters yüz ederlerdi. Bu işe bizim yörede “belleme” denirdi.
Bağ belleme yapılacağı gün, özel yemekler yapılır, imeceye gelen gençlerin bir dediği iki edilmezdi. Tabiri caizse ak dedikçe su, gık dedikçe ekmek verilirdi. Bu faaliyet hava kararıncaya kadar devam eder, hava karardıktan sonra belleme işi bitmemişse ertesi gün aynı şekilde devam edilirdi. Daha sonra imeceye gelen gençlerin de bağları sırasıyla bellenir, bu sayede hem zamandan, hem güçten tasarruf sağlanırdı.
Şimdi o bağlarda ne üzüm çubuğu, ne de meyve veren bir ağaç kalmıştır maalesef. Ağaçlar kurumuş, üzüm çubukları viran olmuştur.
Anadolu’da her olayda olduğu gibi çalışma melekesi bile bir sistematiğe, bir kültüre bağlanmış hususlardı. Bu sebepten olsa gerek o zamanlarda arkadaşlıklar, dostluklarda hormonsuz, saf ve tertemizdi. Her yıl bahar gelip de bağ belleme sezonu geldiğinde burnumun sızım sızım sızladığını hissederim nedense.

Beğen

Hüdaverdi ER (Hüdai)
Kayıt Tarihi:30 Ocak 2012 Pazartesi 19:33:35

BAĞ BELLEME ZAMANı YAZISI'NA YORUM YAP
"Bağ Belleme Zamanı" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
rasay
12 Şubat 2012 Pazar 10:33:50
Her satırı ile yazdıklarını yaşamış biri olarak szi yürekten kutluyorum. Başarılar kardeşim.

Cevap Yaz
mehmetmacit
30 Ocak 2012 Pazartesi 22:39:04
Anadolu'nun varlığı ihtişamı güzelliği şiirde anlatılmış.Dostluk, bağlılık insanlık.
kutlarım

Cevap Yaz
mim-şair
30 Ocak 2012 Pazartesi 21:04:37
sevgili kardeşim,benide gençlik günlerime götürdü yazınız..bende çok bağ belledim,belliki sizde bizim yörelerdensiniz,ellerinize sağlık

Cevap Yaz
kadiryeter
30 Ocak 2012 Pazartesi 19:47:20



Güzel hâtırâları hatırlatan yazınızı okuyunca yüreğim ferahladı... toprak kokusunu sevmeyen olur mu?.

Eline- gönlüne sağlık dilerim Ustam... vârolasın.
Hüdai'yi Selâmımla uğurladım.

kadiryeter

w.edebiyatdefteri.com/yazioku.asp?id=92088
Hüdai


kadiryeter tarafından 1/30/2012 7:54:55 PM zamanında düzenlenmiştir.

3 cevap yazılmış Cevap Yaz


kadiryeter 30 Ocak 2012 Pazartesi 19:50:42

Ooooohhhh.... nefis oldu.
Sağolasın...
Hüdaverdi ER (Hüdai) 30 Ocak 2012 Pazartesi 19:52:47
Hocam Maşaallah dikkatli gözlerinizden birşey kaçmıyor:-))
Nadide yorumunuz ve yapıcı ikazınız için teşekkürlerimi sunarım efendim.
Sağlık ve mutlulukla kalın...
kadiryeter 30 Ocak 2012 Pazartesi 20:00:03

Ustam; bir iş yapana faydalı olmak; o işten fayda görene geri döner...
O kadar zahmet edip yazdığınız eserin okuyucusu olarak, borcum değil midir?

Sağlıcakla kal...

kadiryeter
zaralıeren
30 Ocak 2012 Pazartesi 19:37:46
yazınızla bende yıllara gittim. heygidi günler hey gidi yıllar demmek eldemi

emeğine sağlık ilgiyle okudum selamlarımla

Cevap Yaz
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.