Muhammed MANAP
57 şiiri ve 34 yazısı kayıtlı Takip Et

Yağmur kaçağı



YAĞMUR KAÇAĞI
elimden tut yoksa düşeceğim
yoksa bir bir yıldızlar düşecek
eğer şâirsem beni tanırsan
yağmurdan korktuğumu bilirsen
gözlerim aklına gelirse
elimden tut yoksa düşeceğim
yağmur beni götürecek yoksa beni

geceleri bir çarpıntı duyarsan
telâş telâş yağmurdan kaçıyorum
sarayburnu’ndan geçiyorum
akşamsa eylül’se ıslanmışsam
beni görsen belki anlayamazsın
içlenir gizli gizli ağlarsın
eğer ben yalnızsam yanılmışsam
elimden tut yoksa düşeceğim
yağmur beni götürecek yoksa beni
Attilâ İlhan

Şâirliğin ortalama bir iş olmadığını bilenler, şâirler ve şiirleri hakkında mürekkep dökmenin ağırlığını da bileceklerdir. Ki adı anılacak kişi Attilâ İlhan ise, kâğıdın üstüne konan her harf mahcuptur; tüm kelimelerin yanaklarında bir kızarma mevcuttur!
Attilâ İlhan, gözleri sisli kadınlardan hayâli mektuplar alabilecek kadar sevdaya müptela bir insandır. Kaldırımların, yağmurların, gecelerin, yıldızların, yalnızlığın, terk edilmişliğin, çaresizliğin, İstanbul’un, aşkın ve hayâlin şâiridir o. Âşık olan her insanın uğradığı bir limandır onun şiirleri. Mısralarını her okuyuşunuzda, yüreğinizden bir parçanın koptuğunu hissedersiniz!
Henüz lisedeyken, sevdiği kıza Nâzım Hikmet’in şiirlerini yazıyordur Attilâ İlhan; sevdiğine, Nâzım’ca sesleniyordur: biraz gür ve yüksek bir sesle... Bu şiirler ele geçince kısa süreli olarak okuldan uzaklaştırılsa da, vazgeçmez Nâzım’a olan hayranlığından; ruhunu Nâzım Hikmet’in güneşiyle ısıtır. Sonraları, Nâzım’ın şiirleri gibi, zamana dayanabilecek kadîm şiirler akar gönlünden. Kendisinin de zaman zaman belirttiği gibi, “namuslu şiirler” kalır gözlerinden geriye!
“Ben Sana Mecburum” , “Yasak Sevişmek”, “Elde Var Hüzün” şiirleri gibi “Yağmur Kaçağı” şiiri de, Attilâ İlhan’ın bir şiir kitabına ismini vermiştir. Bu haftaki köşemde, “Yağmur Kaçağı” şiirinin benim dünyamdaki etkisini anlatmaya çalışacağım; mahcup harfler ve yanakları kızarmış kelimelerle..!

* * * * *

elimden tut yoksa düşeceğim
Tek bir cümleyle çok şey anlatabilmek... Şâirin sevdiği kişiye çaresizliğini apaçık belli etmesi... Elinden tutanın olmazsa, yıldızların şehre küseceğini eklemek sonraki mısraa... Şâirin yalnızlığını söylüyor gecenin sessiz hâli:
yoksa bir bir yıldızlar düşecek...

Attilâ İlhan, sonraki mısralarda -sevdiğine şâir olduğunu da hatırlatarak- yağmurdan korktuğunu itiraf eder. Ancak onu asıl korkutan şey, her ne kadar saklamaya çalışsa da, “yalnızlık korkusu”dur. Belki de bu yüzden, şiirin üç farklı mısraında “elimden tut yoksa düşeceğim” diye feryat eder; lâkin bu hayat kaçkınının sesini duyan olmaz. O da “meçhul sevgili”sinin yağmurda ıslanmış salkım-saçak saçlarını izleyerek teselli arar.

gözlerim aklına gelirse
elimden tut yoksa düşeceğim
yağmur beni götürecek yoksa beni
Yağmurun yağmasıyla birlikte sevdiğine seslenmeye başlamıştır Attilâ İlhan. Gözlerinin, o “meçhul kişi”deki etkisinden emindir ve ona her yağmur yağdığında gözlerini hatırlatmayı istiyordur. Çünkü gözleri, savaş sonrası terk edilmiş bir şehrin yalnızlığından farksızdır! Onu, soğuk bir gecenin titreten yalnızlığında sadece “meçhul kişi” ayakta tutabilir! Bu sebeptendir, ellerini bir boşluğa uzatıp yağmuru anlatması... Bu sebeptendir, her yağmur damlasında kendi gözlerini bulması...

geceleri bir çarpıntı duyarsan
telâş telâş yağmurdan kaçıyorum
sarayburnu’ndan geçiyorum
Gece, birçok insanı düşünmeye sevk ettiği gibi şâirleri de düşünmeye/ yazmaya davet eder. Attilâ İlhan, bir gece vakti, ıslak kaldırımlı Sarayburnu sokaklarından efkâr dolu bir halde yalnız başına geçerken, yüreğinden yükselen çarpıntıları sevdiğinin de duymasını çok istemektedir. Telaşı, peşini bırakmayan iki düşmandan ileri gelmektedir: yağmur ve yalnızlık. Vakit akşamdır ve mekân İstanbul...

akşamsa eylül’se ıslanmışsam
beni görsen belki anlayamazsın
içlenir gizli gizli ağlarsın
Attilâ İlhan, eylül akşamındaki yağmurun üstünde durarak, eylül ayında “meçhul kişi”yle beraber yaşadığı anları bir daha hatırlar ve artık kendisinin ağladığı gibi sevdiğinin de gizli gizli içlenip ağladığına kanaat getirir! Mısralara da yansıdığı üzere, o sert yaratılışlı adam, ağladığını itiraf etmekten çekinmez!

Şâir, çok defa vurguladığı yalnızlığını tekrar ederek bitirir şiirini. Attilâ İlhan, yanılmıştır ve çok yalnızdır:
eğer ben yalnızsam yanılmışsam
elimden tut yoksa düşeceğim
yağmur beni götürecek yoksa beni

Muhammed MANAP

Beğen

Muhammed MANAP
Kayıt Tarihi:19 Ağustos 2011 Cuma 14:53:05

YAĞMUR KAÇAĞı YAZISI'NA YORUM YAP
"Yağmur Kaçağı" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR


Henüz yorum yapılmamış.

Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.