asran
302 şiiri ve 91 yazısı kayıtlı Takip Et

Kalp masajı



Günün Yazısı
Okuduğunuz yazı 14.11.2007 tarihinde günün yazısı olarak seçilmiştir.



Yüzyıldır süren bir hayatın kürek mahkumuydu. Tek işi boşa kürek çekmek. Küreğin diğeri olmadan varılabilecek yegane yer başlanılan noktayken çekmenin bir tek anlamı vardır, antrenman.

Vakit bazen geçip gitmeyi bilemez. Bir saatten sonra bezdirir beklemek. Vazgeçiverdiğinizde ise gözlerinizi açtığınız o son anda ne çok vakit geçmiş deyişinize gülün bundan sonra. İnsan oğlu fıtrat itibariyle hep şikâyet etmeye mecburdur belki de.

Gelip giden birbirinden saçma onca günü verimli hale getirmenin bin yolunu bilirdi. İçini güldüremese de dışında güleç bir ifadesi hep hazır bir yemek gibi saklanırdı dudaklarının kıvrımlarında. Çatık kaşlarıyla gülebilen az insandan biriydi, gülüşü yüzüne yakışan.

Uzun zaman olmuştu “gönülsüzüm” diyeli. Ümit ekip biçenleri seyretmek yetiyordu yalnızca. Son hasatı da kuruyunca vazgeçmişti ve darı ekiyordu artık kalbinin dibine. Kendi kendine büyüyordu üstelik. Var edilenin, doymak, örtünmek, hayatta kalmaktan başka bir sorumluluğu yoktur diye düşünüyordu. Bu yüzden tenine isabet eden orak darbeli, bıçkı dokunuşlu yaraları çarçabuk iyileşiyordu. Her yarasında Yaradan’ın mucizevî onarımının şahitliğine soyunuyordu. “ Bu da geçti bak, hem de hiç dikiş izi bırakmadan. Hangi yama bu kadar belirsiz eklenebilir?” diyordu kendi kendine.

Bekliyordu sadece. Pek çok uçurum görmüş pek çoğuna da gönüllüce atmıştı kendini. Öldürmeyen Allah gerçekten öldürmüyordu. “Ölümün öldürüldüğü yer burası değil” dediği günleri olmuştu ağlayışlarında. Yoktu ama işte. Gelmiyordu gönül istediğinde.

Bir sabah gün gerçekten aydın’dı nedensizce. Fark edişin bu kadar büyük bir değişimi kırmızı bir kart gibi cebinde taşıdığını kim bilebilirdi. Tam da yeter deyip şahadet getirecekken, bu kalp masajı yeniden hayata sebep olacakmış meğer. Çarpmaya başladığı zamanlarda yaptıklarını hatırlamak gerek o halde. Bir yandan hayata dön, bir yandan hayatta tut ne zor şey şu yaşamak.

Sebebi ve sahibi olmayacağı bir yağmur bekliyor bu aralar. Tam da ona göre bir tatlıcı muhabbeti için. Sıcacık peynirinde bir dilim künefenin belki de yalnızca ucundan yiyecek olsa da tadına asla doyamayacağı bir sohbet takılmıştı aklına.

Yazmak çoğu zaman konuşmaktan daha kolay gelir insana. Oysa sesi olan sohbetlerin kesik, şaşkın, abuk sabuk hallerinde saklı bir güzel yüz, kuvvetle muhtemel görünmeyecek olan bir çift göz çoktan doyuracaktır dinleyicilerini.

Bir yağmur bekliyor bu aralar Ankara. Asırlar öncesinden tadı hatırlanan kallavi bir sohbeti getirsin diyerek. Üzerine şekerli bol köpüklü bir Türk kahvesi, iki güzel fincanda. Gümüş bir tepsinin üzerinde gelmeyecek olması kimin umurunda…


Beğen

asran
Kayıt Tarihi:13 Kasım 2007 Salı 00:18:27

KALP MASAJI YAZISI'NA YORUM YAP
"KALP MASAJI" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
hidayet dal
27 Kasım 2007 Salı 13:34:12
"Gelip giden birbirinden saçma onca günü verimli hale getirmenin bin yolunu bilirdi. İçini güldüremese de dışında güleç bir ifadesi hep hazır bir yemek gibi saklanırdı dudaklarının kıvrımlarında. Çatık kaşlarıyla gülebilen az insandan biriydi, gülüşü yüzüne yakışan"
***
"Yazmak çoğu zaman konuşmaktan daha kolay gelir insana. Oysa sesi olan sohbetlerin kesik, şaşkın, abuk sabuk hallerinde saklı bir güzel yüz, kuvvetle muhtemel görünmeyecek olan bir çift göz çoktan doyuracaktır dinleyicilerini"

***
Baştan başa etkileyici bir deneme...Özellikle yukarıya aldığım iki paragraf dikkatimi çekti..Bu iki paragrafta ve yazının tamamında alatılmak istenen sanıyorum ki! şudur:

Bireyin zamanı değerlendirmesinden başlayıp, iç dünyasını zenginleştirmesi ile devam eden ve bunu hayata sunan bir anlayış özlemi...Bir diğerine bakışımızda bulunan yüz hatları dışında, iletişim kurduğu insana plansız, sorgusuz sualsiz sunduğu küçük ayrıntılarda gizli, asude deniz dalgalarını andıran iç rahatlatıcı bir bakış...Bu bakış bütün nefretleri vurmuş, bataklıkları kurutmuştur...Ne yazık ki (keşke demek tehlikeli!) insanların pek azında böyle iç dünyada olanların olumsuz yansımalarını dışarıya atmama gibi bir özellik var ki biz kendi beklentilerinin köşebaşlarında insanlığımızı kurşuna dizmiş varlıklarız...Kendimize yonttuğumuz nalıncı keserini, doyumsuzluk ve dikkatsizliğimiz nedeniyle gönlümüze de vurmuşuz...Eeee! Bu kadar hoyrat olunca insan, bünyesindeki manevi fidanları da kırabiliyor daha yetişip meyve-gölge vermeden...Sonuç ortada; günümüz ve günün yaşayış tarzı, iletişim şekli tahribatı çarpıyor bir örs gibi yüzümüze... EN AĞIRINI DA BEN KENDİM VURDUM KENDİ YÜZÜME...

Doğrusu derin bir iç muhasebeye girdim yazın sayesinde...Dilerim bu hesaplaşma hep kendimle olsun...Muhasebenin olumlu yansılmaları da son nefese kadar hayatı paylaştıklarımıza yansısın...

Teşekkürlerimi, saygılarımı sunuyorum kaleminize ve yüreğinize...

Daima yazmanı dilerim...Bu kaleme ihtiyaç var diye düşünüyorum...



hidayet dal tarafından 12/1/2007 12:15:41 PM zamanında düzenlenmiştir.

Cevap Yaz
pastoral efemer
14 Kasım 2007 Çarşamba 13:22:33
kalemine saglık sevgili dost, başarılı bir çalışma. Yaşar gibi...

Cevap Yaz
binyıl
14 Kasım 2007 Çarşamba 13:15:54
biraz aradan sonra ustam yazını okumak büyük zevk ti..:)


kutlarım ustam sevgiyle kal...


Cevap Yaz
musa aydın
14 Kasım 2007 Çarşamba 12:12:16
ben ne yapayım seni...
gecenin bu saatınde bana mırasmı bıraktın gittin şimdi...
teşekkürler saygıyla kal,,,,,,,,,,,

Cevap Yaz
ömür
14 Kasım 2007 Çarşamba 11:31:42
oooo tebrikler....öykü ve deneme arası bir tat bıraktı....sevgiler..

Cevap Yaz
Olgun Ekinci
14 Kasım 2007 Çarşamba 10:23:46
GÜNÜN YAZISI OLMAYI HAKEDEN KALP MASAJININ YAZARINI KUTLUYOR, BAŞARILAR DİLİYORUM..

SEVGİYLE..

Cevap Yaz
ozelkutupyildizi
14 Kasım 2007 Çarşamba 07:33:26
Tebrikler
kaleminiz daim olsun
muhabbetiniz baki..

Cevap Yaz
ufurmelerim
14 Kasım 2007 Çarşamba 06:25:41
Sebebi ve sahibi olmayacağı bir yağmur bekliyor bu aralar. Tam da ona göre bir tatlıcı muhabbeti için. Sıcacık peynirinde bir dilim künefenin belki de yalnızca ucundan yiyecek olsa da tadına asla doyamayacağı bir sohbet takılmıştı aklına.

tebrik ederim...

Cevap Yaz
Karakalem
14 Kasım 2007 Çarşamba 00:02:01
tebriklerrrrrrrrrrrrrrrrrr:))))))
günün yazısını ve sahibini yürekten kutluyorum:))

Cevap Yaz
Karakalem
13 Kasım 2007 Salı 16:56:40
Uzun zaman olmuştu “gönülsüzüm” diyeli. Ümit ekip biçenleri seyretmek yetiyordu yalnızca. Son hasatı da kuruyunca vazgeçmişti ve darı ekiyordu artık kalbinin dibine. Kendi kendine büyüyordu üstelik. Var edilenin, doymak, örtünmek, hayatta kalmaktan başka bir sorumluluğu yoktur diye düşünüyordu. Bu yüzden tenine isabet eden orak darbeli, bıçkı dokunuşlu yaraları çarçabuk iyileşiyordu. Her yarasında Yaradan’ın mucizevî onarımının şahitliğine soyunuyordu. “ Bu da geçti bak, hem de hiç dikiş izi bırakmadan. Hangi yama bu kadar belirsiz eklenebilir?” diyordu kendi kendine.

kalemini büyük bir keyifle okuduğum isimlerden birisin asran'cım:)) öyle dokunaklı ki ve şiir tadında her bir cümle... takılıp gidiyor yüreğim senin kelimelerinin peşine... yüreğine sağlık...

Cevap Yaz
maviyağmur
13 Kasım 2007 Salı 13:55:50
tebrikler güzel bir yazı olmuş..

sevgilerimle....

Cevap Yaz
beyzade
13 Kasım 2007 Salı 12:10:17
Yazmak çoğu zaman konuşmaktan daha kolay gelir insana. Oysa sesi olan sohbetlerin kesik, şaşkın, abuk sabuk hallerinde saklı bir güzel yüz, kuvvetle muhtemel görünmeyecek olan bir çift göz çoktan doyuracaktır dinleyicilerini.
yüreğinize sağlık asran...
bir çift göz konuşmaktan ve yazmaktan çok daha doyurucudur bazen....

Cevap Yaz
İlkerpamukcu
13 Kasım 2007 Salı 10:24:20
Çok güzel bir anlatımdı saygılarımla

Cevap Yaz
evrensel
13 Kasım 2007 Salı 02:37:49
ben ne yapayım seni...
gecenin bu saatınde bana mırasmı bıraktın gittin şimdi...

hay deli kız hay ...
o kalp masajını yapanın eline sağlık,
aman ha dikkat etsınde usulune göre yapsın işini... hayata döndüreceğine iyiden küstürmesin hayata...


ben yazmayacağım artık seni okumak bile bana tam doyum veriyor...

güzelliğim, gönlüne busemi kondurdum, ellerini de sıkıca tuttum...

Cevap Yaz
neşter
13 Kasım 2007 Salı 01:02:27
öldürmeyen Allah öldürmüyor; kaçtır şahadet etmişliğim büyüklüğüne aslında öldürmüyor da . Sadece değişen mekan baki kalansa Makam

GÜZEL İNSAN SAĞOL

Cevap Yaz
SESSIZLIK
13 Kasım 2007 Salı 01:00:58
HARIKAYDI SEVGILER

Cevap Yaz
Uçuk Şair
13 Kasım 2007 Salı 00:36:51
yaaa asran lütfen yaaa bukadar güzel yazmak zorundamısın ?? hem niye bitirdinki okuyarak ben böle sabah etmek isterken niye bitti şimdi bu??
neyse artık bir daki düşüşte satırlar ben gene burda olurum
tebrikler ve saygılarımla

Cevap Yaz
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.