itahtacioglu
265 şiiri ve 8 yazısı kayıtlı Takip Et

Ciddi olalım beyler



“EKABİRLER BEZME GEÇ GELİR”. Zaman zaman çeşitli vesilelerle bu tabiri duymuşsunuzdur. Anlamı “Büyükler içki meclisine geç gelir” demektir. Basit bir örnekleme yapacak olursak as solistlerin sahneye en son çıkması gibi bir şey.

Çok eskilerde kalması gereken bu sözde görgü kuralı, çok sık olmasa dahi çağımızda hala geçerliliğini sürdürüyor. Yalnız tek farkla. Bu ekabirler eskiden bezme geç gelirlermiş. Şimdikiler yalnız bezmlere değil, konserlere de, tiyatrolara da, saati önceden belirlenmiş her türlü toplantıya dahi geç geliyorlar artık. Sanıyorum, sizin de başınıza gelmiştir. Bir konserin en sessiz ve en lirik bir anında bakarsınız salon girişinde bir gürültüdür kopar. Gelenler gene onlardır. Bu tür geç gelişleri adeta bir alışkanlık haline getirmiş olan bu malum zevat, önceden ve zamanında gelenlerin öfke dolu bakışlarına aldırmadan bir marifet yapıyormuşcasına yerlerine yönelirler. Onlara göre bu bilinçli geç kalış bulundukları konum itibariyle belki de bir yerine getirilmesi gereken ödevdir, kimbilir.

Hiç unutmam, 1960’lı yılların ortalarında Samsun Oda Tiyatrosu’nda görev yaptığımız sıralarda, bir oyunumuzun galasına davet ettiğimiz zamanın valisi geç kalmıştı. Bu kesinlikle bir mazeret nedeniyle elde olmayan bir geç kalış değildi. Kararı önceden verilmiş, kasti bir geç kalıştı. Malum kendileri şehrin en büyük mülkiye amiri idi. Yani bir anlamda EKABİR’di. Bekletilmeye hakkı vardı. Ama, hem kendisine hem de tiyatro sanatına saygısı olan bu görevli arkadaşımız, valimizi oynanmakta olan oyun salonuna almadı. Birtakım ikramlarda bulunarak saygı kuralları içerisinde kendisini bir perde boyunca fuayede alıkoydu.

Literatürümüzde bir de AĞIR OL, MOLLA DESİNLER diye bir tabir var. Buradaki ağırlıktan kast tabii ki çeker anlamında değil. Buradaki ağırlık CİDDİYET anlamına geliyor. İşte o bezme geç kalmakta ısrar eden EKABİRLER’lerle, MOLLA DESİNLER DİYE kendilerini ağırdan satanlar aynı tornadan çıkmış gibidirler. Bunlar, kalabalık mekanlara bir ekabir edasıyla geç gelişleriyle ve insanlara yukarıdan bakışlarıyla da dikkat çekerler. Bunlar, kendilerine bir mutlak teslimiyet içerisinde saygı gösterilmesinin gereğine inanmışlardır. Genelde hiç gülmeyen, herhangi bir espri karşısında bile vakarını elden bırakmayan bu malum kişiler, gülenleri de “KARI GİBİ NE GÜLÜYORSUN?” diye de hakir görürler. Sanki gülmek, sadece kadınlara özgü bir davranış biçimiymiş gibi. Birçoğu, gülmenin insana has bir duygu olduğunu çoktan unutmuşlardır. Bilirsiniz, sadece hayvanlar gülmezler. Yeri gelmişken ünlü komedi yazari MOLİERE’ nin bir sözünü de hemen hatırlatalım: İNSAN GÜLDÜĞÜ KADAR İNSANDIR.

Halbuki biz Nasrettin Hoca’nın torunlarıyız. Gülmeyi de, güldürmeyi de çok severiz. Sululukla sempatikliği sınırlayan o ince çizgiyi aşmadan yapılan bir esprinin kime ne zararı olur ki?

Her yere, her randevuya saatinde gitmenin zorunlu ve zamanın da çok değerli olduğu bu bilgi çağında, ekabir ve molla bozuntusu bu kişilerin davranışlarını bir ruhsal bozukluk olarak görmenin, kendi ruh sağlığımız açısından faydalı olduğuna inanıyorum. Lüzumsuz bir ciddiyet görüntüsü veren, suratsız olmayı ciddi olmakla karıştıranlar, sanırım sadece bezme değil, toplumsal gelişmelere de geç kalıyorlar.

Ne diyelim, Tanrı şifalarını versin.


Beğen

itahtacioglu
Kayıt Tarihi:25 Eylül 2007 Salı 13:08:59

CİDDİ OLALIM BEYLER YAZISI'NA YORUM YAP
"CİDDİ OLALIM BEYLER" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
duruşah
13 Ekim 2007 Cumartesi 00:00:20
Şarkılarımızı, türkülerimizi, ninnilerimizi kaybettik,
Türkçemiz elden gidiyor, dizini döveniniz var mı?
İnsan topluluklarını millet seviyesine yükselten en önemli unsur kültürdür,Kültürün mayasını oluşturan ve nesiller arası taşıyıcısı ise dildir. Yürekten tebrikler.

Cevap Yaz
Gülizar Özlem SARAÇOĞLU
25 Eylül 2007 Salı 18:19:46
Efendim,
10 Tam puan sizindir. Bilginize...
Makalenize hayran oldum. Fevkalade yazmışsınız. Çok teşekkür ederim.
Saygılarımla...

Cevap Yaz
Olgun Ekinci
25 Eylül 2007 Salı 14:51:42
ÜSTAT; KALEMİNİZE EMEĞİNİZE SAĞLIK, UNUTULMAYA YÜZ TUTAN GENEL DOĞRULARI REALİST ŞEKİLDE SUNDUNUZ BİZLERE..

SAYGIMLA..

Cevap Yaz
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.