Milletin bağrında temiz bir nesil yetişiyor. bu eseri ona bırakacağım, gözüm arkada kalmayacak. m. kemal atatürk
Hanifi KARA
Hanifi KARA

Enâniyet

Yorum

Enâniyet

2

Yorum

0

Beğeni

0,0

Puan

1306

Okunma

Enâniyet

Enâniyet; kişinin kendisini ve çıkarlarını başkalarınınkinden üstün tutması, bencillik etmesi anlamına gelen bir terimdir.

Arapça’da “ben” anlamına gelen “ene” kelimesinden türemiştir.

Benlik, bencillik, egoizm gibi kelimelerle anlatılan “enâniyet” kavramı, insanın sâdece bireysel çıkarı ile ilgilenmesini ve bu bağlamda herkesi ve her şeyi kendi çıkarına kullanma eğilimini ifâde eder.

İnsan, nefis ve benlik sahibi bir hilkatte yaratılmıştır. Fakat bu onun, kendi benliğini her şeyin merkezi saymasını haklı kılmaz. “Egosantizm” (ben merkezcilik) kendini her şeyin amacı kabul edip üstün görme eğilimi olup bu da doğru ve geçerli bir yol olmadığı gibi yaratılış gayesine de aykırıdır.

İslâm mütefekkirleri içinde ahlâkî anlamıyla enâniyet duygusunu en iyi tahlil eden İmam-ı Gazâlî olmuştur. Gazâlî; İhya’ü ulûmi’d-din adlı eserinin çeşitli bölümlerinde bu duyguya ve onun etkilerine temas etmiş, özellikle “Hubbü’l-câh” başlığını taşıyan ve bir ahlâk psikolojisi sergileyen bölümde insanın kendisi dışındaki her şeyle olan ilişkilerinin tümünün temelinde “ben merkezli” bir yaklaşımın bulunduğunu ileri sürmüştür. Buna göre insan kendini herkesten üstün ve seçkin kılmak ister; bunun için de diğer bütün faaliyetleri gibi başka insanlarla ilişkilerini de temelde kendi yetkinliğini geliştirme amacına uygun olarak düzenler. Çünkü “her insanın içinde Firavun’a, -ben sizin en yüce tanrınızım” dedirten bir şey vardır...

Yine Gazâlî’ye göre insanlar bu yanlış ve tehlikeli gidişattan -egoizmden- ancak ve ancak sağlıklı bir din ve ahlâk telakkisi sâyesinde kurtulabilir...

Enâniyet sonuçları bakımından her şeyi çıkmaza götürür ve bu yüzden bâtıldır. Enâniyet’in kişiler vasıtasıyla hayata yansımasını şu kelimelerle ifâde edebiliriz.

Kibir; kendini büyük görme,

Ucb; kendini beğenme, gurur,

Buhl; cimrilik, aç gözlülük, tamahkârlık,

Şuh; hırs, haris olma, düşkünlük, kin gütme,

Fahr; böbürlenmek, övünmek... gibi sonuçlarıyla insanları bir birinden uzaklaştırır ve aralarında çatışmaların kaynağı olur.

İnsanları selâmete götüren yol, ancak, onun nefsini kontrol etmesi ve aşması ile mümkündür. Bunun içinde “digergamlık” -başkalarının iyiliğini gözetme- ve îsar -başkalarını kendine tercih etme- gibi duygular övülmüş ve tavsiye edilmiştir.

Cenab-ı Hakk, insanı hayatı tanıması için ve onun hesabına bir sınama zemini olmak üzere nefis sahibi kılmıştır. Şu halde nefsi bu varlık hikmetine hizmet edecek esprinin dışında bir alet derecesine düşürmemek lazımdır.

Enâniyet böylesi bir saptırmadır ve nefsin kötüye kullanılması, suistimal edilmesidir.

Bilhassa makam ve mevki sahibi yetkili kişilerin, önder ve lider konumunda olanların bencilliğe sürüklenmeleri toplum için çok büyük bir tehlikeli olduğu gibi, kendileri için de sık rastlanan bir durumdur.

İşte bu yüzdendir ki ben de insanım diyen herkesin enâniyet ve onun getirdiği yan etkilerden arındırılması, bunların yerine alçak gönüllülük, sevgi, saygı, hoşgörü, fedakârlık, dostluk, kardeşlik, yardımlaşma ve dayanışma... gibi erdemleri alması istenmiştir.

Sağlıcakla kalınız...

Hanifi KARA

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
Enâniyet Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Enâniyet yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Enâniyet yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
handan akbaş
handan akbaş, @handanakbas
24.6.2010 00:31:09
Hanefi bey,günümüz insanının bolca sahip olduğu, bencillik, egoizm, çıkarcılık, gibi açıklanabilen enaniyeti işlemeniz, takdire şayan. Genç kuşağın açıklamasını çokça bilmediği kelimelerden biridir.
Açıklamalı, bilgilendiren yazınızı çok beğendim, teşekkürler, saygılarımla.
lidya
lidya, @lidya
23.6.2010 21:17:56
böyle hiç aklımda yokken birden bana sunulan bir demet bilgiden her zaman memnun olurum. sağolun, bilgilendim..
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL