hüzünlüşarkım
14 şiiri ve 60 yazısı kayıtlı Takip Et

Ölümün şamarı





Ölüm tokatını yediğim günden beri iki satır yazı yazamadım.
İki ay su gibi geçti gitti, ben bir türlü kendime gelemedim.
Meğer ne zormuş gerçekle yüzleşmek, nefse ne kadar ağırmış hakikatler!

Toparlanamadım; O, gözümde büyüttüğüm, dilimde k/abarttığım, kelime haznemde çoğaltığım ulaşılmazlarımın her biri anlamını yitirdi!
Giysileri çıkarılmış, beyni boşaltılmış bir cesetten ibaretim adeta..
Dünya bana hiç bu kadar boş ve bu kadar çirkin görünmedi. Baktığım her yer, her şey ifadesiz, anlamsız geliyor.
Sanki bir el bastı beynimin düğmesine, başka, bambaşka bir dünyaya gözlerimi açtırdı. Bak!
İyi bak!
Gören kalbinle bak!

Ah! Anlatabilsem o anladıklarımı!
Anlatabilsem o gördüklerimi!
Varlığın yegane sebebi vesile seçilmek.
Varlığım seçilmekle şereflendi.
Seçen, şerefinden şeref, izzetinden ikram eyledi.
Kıyâm-a durulmaz mı?
Rukû-ya varılmaz mı?
Secde-ye gidilmez mi?

Bir tokat yedim ölüm gerçeğinden, anadan babadan bir, kandan kadeşimi, sırdaşımı, ana yarımı, baba yanımı alırken...

Şimdi kendime soruyorum, daha önce nerede nasıl yaşadım ben?
Bugünümü dünden hazırlamadım mı ben?
Nefsim ne dediyse dinledim de,
En güzel günlerimi heba eyledim de,
Ezâna kulağı tıkadım da
Nefsi kapana yakalattım ben...

Ey divane akıl,
uyuduğun yeter!
Kalk, silkelen!
Mevla’nın ipine sarıl.

Yazmaya başladım bir iki satır, devam eder mi bu hal bilemem..

Beğen

hüzünlüşarkım
Kayıt Tarihi:8 Aralık 2009 Salı 15:40:19

ÖLÜMÜN ŞAMARı YAZISI'NA YORUM YAP
"Ölümün Şamarı" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
onurumsun
10 Aralık 2009 Perşembe 08:39:12
Doğan CÜCELOĞLU bir söyleşi yapıyor ve bu söyleşide bir stat dolu insana soruyor. "Hanginizin çaresiz hastalığı var? Hiç bir el kalkmıyor.

"Hiç birinzin çaresiz hastalığı yok mu"? Yine ses yok.

"Aslıda burada olan tüm canlıların çaresiz bir hastalığı var. o da ÖLÜM" diyor.

o an oradaki tüm insanlar şaşırıyor ve hep birlikte " evet" diyor.

Ölüm denen çaresiz hastalık gün gelip hepimize uğtayacak ve hiç bir doktor buna çare bulamayacak. Acılar bizler için? Sevdiklerimizi kaybettiğimizde en büyük acıları yaşayacağız, yaşıyoruz ama geride kalanlar hayatlarını devam ettirmek zorunda olduklarının bilincinde olarak yaşama devam edeceklerdir sevgili şairim.

Annem bir gün " Babamı, annemi kaybettiğimde, öleceğim sandım ama baktım ki acı zamanla kabuk bağladı ve ölmedim yaşadım. Abimi kaybettiğim gün tüm ciğerlerim yandı ve gerçek ölümün o zaman olduğunu anladım. Kardeş acısı hiç bir şeye benzemiyormuş onu anladım" demişti. Sizi onun için çok iyi anlayabiliyorum sevgili şairim.

Umarım en kısa zamanda kendinizi toparlar, çok sevdiğiniz ablanızı hakiki dünyada yaşadığınız acı ile üzmezsiniz.

Tekrar size metanet ve sabır diliyor, ablanızın mekanı cennet olsun diyorum. Sevgiler yüreğinize

Cevap Yaz
bezm-i cihan
8 Aralık 2009 Salı 19:25:06
canım, cana gül'üm, gönlümün açık yarası,

öyle anlar yaşanır ki bazen, ne kelimelere sığar, ne de yüreklerimiz alır o anı,

atarız içimizde biryerlere, örteriz üzerini bol bol,

ve unutmaya çalışırız geçip gidenleri,

ama unutulmaz, unutulamaz...

ablana allah cennette ne güzel ve sıcak bakıyor canım,

bize bakıp gülümsüyordur neden üzülüyorsunuz diye,

hadi yaz içindekiler ve akıt zehrini gönlünden,

ve sarıl kaleme hiç bırakmadan...


ben her yaklaştığımda ölüme, öyle yapıyorum, hayatn çok güzel...

harikaydın her kelimenle canım, gönlümün puan çıtasından verdim...



Cevap Yaz
HÜLYALVER
8 Aralık 2009 Salı 16:44:47
Net sorun ben de ,bölgesel mi değil mi?bilemiyorum paramla stres satın alıyorum bu aralar:)))..

Eş:)Hülya tarafından 12/8/2009 5:03:40 PM zamanında düzenlenmiştir.

Cevap Yaz
HÜLYALVER
8 Aralık 2009 Salı 16:44:14
Ağır olan gerçek ,üstelik bildiğimiz gerçek,aciziz işte ölüm çarpar böyle.Yazacaksın sevgili Hüzünlüşarkım acıyı yaşaya yaşaya yazacaksın.Daha bir kaç gün önce bir erkek arkadaşla (özellikle vurgu yaptım cinsiyete zira kadın hep daha duygusal olarak kabul edilir ya)sohbet ediyorduk söz döndü dolaştı yetimliğimize geldi,çocukken babasını kaybetmiş ben ise 38'im de kaybetmiştim acıya baktık acı aynı acı ,44'e gelmişim onsuz geçen 6 yıl acının yakışında hissedilen ateş aynı,yaralarımızı gösterdik bir kez daha birbirimize sonra döküldü dudaklarımdan "sen benden şanslısın"deyiverdim "yaşanmışlık ne kadar çok ise acının yakışı da o kadar yakıcı"diye ekledim o ise "Ben de seni şanslı görüyorum baba ne demektir bilmiyorum babaya dair hiç bir yaşanmışlığım yok bu yaşımda bile birileri baba diye seslenirken içim sızlıyor"dedi acıyı acıyla tartmak nafile ,acıydı işte ,o an yapabileceğimiz tek şey birer Fatiha okumak oldu.

Yazmalısın ve akıtmalısın içindekini.Sabırla diyorum,saygıyla.Bir kez daha başımız sağolsun mekanları cennet inş.

Cevap Yaz
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.