Ben sana yandım
77 şiiri ve 22 yazısı kayıtlı Takip Et

Evrensel değerler ve modern türkiye



Çağdaş ve ileri toplumlarda Demokrasinin üst düzeyde hissedildiği topluluklar da veya ülkelerde insanların yaşam tarzları hayata bakışları modern yaşamın bir parçası olma yolunda ilerlerken büyük önem arz etmektedir.
Toplumlarda ortak yaşama arzusu herkesin insan haklarından demokrasi ve çağdaşlıktan faydalanma bilgi toplumuna doğru ilerleme gayretleri modern Dünya’nın evrensel değerleridir.
Demokrasinin batılı manada algılanması ve evrensel değerler ile buluşma çabalarında olan ülkemizde ise batılı manada algılanmasa bile yaşam tarzı olarak insanlar hürriyetler ve özgürlükler anlamında bakış felsefesini benimsemektedir.
Burada üzerinde durulması gereken önemli noktalardan birisi de şudur; tarihi misyonu olan Türk insanının evrensel değerler ile buluşurken gelenek ve göreneklerinden taviz verip vermeyeceğinin tartışılması gerekir.
Sonuçta toplumumuz ya modern dünya ile evrensel değerlerde modern toplum olma yolunda ilerleyecek ise bunu yapmak zorunda kalacak.yada Dünya’dan bu anlamda kopup kendi iç dengeleri ile ilerleme kaydedecektir.
Burada hemen şu akla gelebilir,tarihi geçmişi gelenek ve adetlerine bağlılığı modernize edilmiş kriterlere bağlayabilir mi? Bu soruyu her Türk vatandaşı kendisine sormalıdır.İleri toplumların modern Dünya’nın demokrasi ve İnsan hakları gibi Dünya kriterlerinin toplum değerleriyle çatışmadan uzlaşma kültürü içerisinde buluşması gerekmektedir.
Türk halkının modernize edilmiş çağdaş gelişmenin içerisinde yer alması demek geleneksel kültürü demoralize edebilir mi? Etmesi mümkün müdür? Bu tür gelişmelerde geçiş dönemlerinde bu şekilde olumsuzluklar algılansa bile gelişen dünyanın teknolojik ve yaşamı etkileyen sonuçları toplumlara da yön verecektir.
İnsani değerlerin ortak yaşam tarzlarında kullanılan kriterler olması küçülen dünyamızda vazgeçilmez hale gelecektir.istenilen ve arzulanan hayat tarzları tamamıyla insanların özel yaşamlarını da etkilemektedir.böyle bir rahatlığı da doğal olarak insanlar kendi adlarına istemektedir.
İstenilen yaşam tarzları ile modern dünyanın ve insanı çağdaş düşünmeye doğru yönlendiren kriterleri kabul edilebilir değerler olarak tüm dünya toplumları tarafından dikkate alınmaktadır.
Her ne kadar savaşlar ve emperyalizmin acımasızlığı anlatmaya çalıştığımız insani değerleri yok etmeye çalışsa da realite şudur ki;sağlıklı ve çağdaş yaşam tarzlarını arzulama isteği insanlığı günden güne değiştirmektedir.
Kendi ailenizde bile bu tarz değişimleri kolayca fark edebilirsiniz.bu bir değişimin kabulüdür.evet bu değişime öyle veya böyle uyum sağlamamız gerekmektedir.zaten tüm çabalarda bu yönde gerçekleşmektedir.bir anlamda yeni nesil evrensel dünyanın gelişmeci unsurlarına daha çok dikkat etmektedir.
Peki bu hızlı değişimin olumsuz etkileri olabilir mi?diye sorabiliriz evet olabilir modern dünya’yı yakalamaya çalışırken kendi öz değerlerimizi,tarihimizi,kültürümüzü de korumamız gerekmektedir.
Bu konuda iş daha çok büyüklere toplum mühendislerine modern çağın gerekleriyle sentezleşmiş ilim adamlarına düşmektedir.bu saydığımız dengelerin yerli yerince oturması demek toplumun da sağlıklı büyümesi çağdaş yaşamın ortak paydalarında buluşması demektir.
Modernize olmuş toplumların genel kültür yapıları da öncelikle insani değerlerde olmalıdır.yani saygı ve sevgiyle başlayan insani ilişkiler toplum dengelerini koruma da önem arz edecektir.Türkiye Cumhuriyetinin laik Devlet ilkelerinin aslında bu normları yakaladığı yıllar önce büyük Devlet Adamı Mustafa Kemal ATATÜRK’ün idari yapımıza yerleştirdiği modern ilkeler Türk insanının çağdaş evrensel dünya değerlerinin ne kadar içerinde olduğunu göstermektedir.
Bu yapıyı ülkemizin daha çok batıya açılan metropol şehirlerinde ve turizm yörelerinde görürken Anadolu’nun değişik yörelerinde ise biraz daha mutaassıp hayat tarzları dikkatleri çekmektedir.
Yaşam tarzları doğrudan yaşama kültürleri ile alakalı olan yörelerimizde ise modern çağdaş evrensel değerleri yaşamak o güzelliklerin farkına varabilmek sevgi ve saygı toplumu kriterlerinde buluşmak arzusundadır.yaşanan gelişmeler bunu göstermektedir.
Bilgi toplumlarının temelini oluşturan DÜNYA’nın ortak yaşam felsefeleri ileri ve modern çağdaş toplum olma yolunda ilerleyen ülkeleri süratle çağdaş yaşama doğru yönlendirmektedir.
Türkiye mutlaka zamanı geldiğinde bu tarzı benimseyecek ATATÜRK’ün Türk gençliğine emanet ettiği o kriterler bizlerin ellerinde hazır veriler olacaktır.Yıllar öncesinden yakaladığımız ÇAĞDAŞ ÜLKE modern Türkiye’ye doğru gidiş artık hız kazanmaya başlamıştır.Toplumumuzda bir an önce bu geçişe ayak uydurmak zorundadır.

Beğen

Ben sana yandım
Kayıt Tarihi:12 Haziran 2009 Cuma 09:39:01

EVRENSEL DEĞERLER VE MODERN TÜRKIYE YAZISI'NA YORUM YAP
"Evrensel Değerler ve Modern Türkiye" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
Ben sana yandım Yazının sahibi
5 Ekim 2009 Pazartesi 14:37:25
İlhan bey çok haklısınız doğru yerde doğru işler yapılmalıdır.değerli yorumunuza çok teşekkür ederim.saygılarımla.

Cevap Yaz
aliyaizzet
19 Eylül 2009 Cumartesi 01:46:13
doğru yerde doğru zamanda doğru işler yapacağız.çalışıp çabalayacak
okuyacağız
inançlarımıza sahip çıkacağız
kısaca MÜSLÜMAN olup
MÜSLÜMANLIĞIN gereği gibi
yaşayacağız.
FORMÜL BU

tebrik ederim sayın yazar

Cevap Yaz
AHMET ACAR
21 Ağustos 2009 Cuma 10:00:10
Çağdaş ve ileri toplumlarda Demokrasinin üst düzeyde hissedildiği topluluklar da veya ülkelerde insanların yaşam tarzları hayata bakışları modern yaşamın bir parçası olma yolunda ilerlerken büyük önem arz etmektedir.
Toplumlarda ortak yaşama arzusu herkesin insan haklarından demokrasi ve çağdaşlıktan faydalanma bilgi toplumuna doğru ilerleme gayretleri modern Dünya’nın evrensel değerleridir.
Demokrasinin batılı manada algılanması ve evrensel değerler ile buluşma çabalarında olan ülkemizde ise batılı manada algılanmasa bile yaşam tarzı olarak insanlar hürriyetler ve özgürlükler anlamında bakış felsefesini benimsemektedir.
Burada üzerinde durulması gereken önemli noktalardan birisi de şudur; tarihi misyonu olan Türk insanının evrensel değerler ile buluşurken gelenek ve göreneklerinden taviz verip vermeyeceğinin tartışılması gerekir.
Sonuçta toplumumuz ya modern dünya ile evrensel değerlerde modern toplum olma yolunda ilerleyecek ise bunu yapmak zorunda kalacak.yada Dünya’dan bu anlamda kopup kendi iç dengeleri ile ilerleme kaydedecektir.
Burada hemen şu akla gelebilir,tarihi geçmişi gelenek ve adetlerine bağlılığı modernize edilmiş kriterlere bağlayabilir mi? Bu soruyu her Türk vatandaşı kendisine sormalıdır.İleri toplumların modern Dünya’nın demokrasi ve İnsan hakları gibi Dünya kriterlerinin toplum değerleriyle çatışmadan uzlaşma kültürü içerisinde buluşması gerekmektedir.
Türk halkının modernize edilmiş çağdaş gelişmenin içerisinde yer alması demek geleneksel kültürü demoralize edebilir mi? Etmesi mümkün müdür? Bu tür gelişmelerde geçiş dönemlerinde bu şekilde olumsuzluklar algılansa bile gelişen dünyanın teknolojik ve yaşamı etkileyen sonuçları toplumlara da yön verecektir.
İnsani değerlerin ortak yaşam tarzlarında kullanılan kriterler olması küçülen dünyamızda vazgeçilmez hale gelecektir.istenilen ve arzulanan hayat tarzları tamamıyla insanların özel yaşamlarını da etkilemektedir.böyle bir rahatlığı da doğal olarak insanlar kendi adlarına istemektedir.
İstenilen yaşam tarzları ile modern dünyanın ve insanı çağdaş düşünmeye doğru yönlendiren kriterleri kabul edilebilir değerler olarak tüm dünya toplumları tarafından dikkate alınmaktadır.
Her ne kadar savaşlar ve emperyalizmin acımasızlığı anlatmaya çalıştığımız insani değerleri yok etmeye çalışsa da realite şudur ki;sağlıklı ve çağdaş yaşam tarzlarını arzulama isteği insanlığı günden güne değiştirmektedir.
Kendi ailenizde bile bu tarz değişimleri kolayca fark edebilirsiniz.bu bir değişimin kabulüdür.evet bu değişime öyle veya böyle uyum sağlamamız gerekmektedir.zaten tüm çabalarda bu yönde gerçekleşmektedir.bir anlamda yeni nesil evrensel dünyanın gelişmeci unsurlarına daha çok dikkat etmektedir.
Peki bu hızlı değişimin olumsuz etkileri olabilir mi?diye sorabiliriz evet olabilir modern dünya’yı yakalamaya çalışırken kendi öz değerlerimizi,tarihimizi,kültürümüzü de korumamız gerekmektedir.
Bu konuda iş daha çok büyüklere toplum mühendislerine modern çağın gerekleriyle sentezleşmiş ilim adamlarına düşmektedir.bu saydığımız dengelerin yerli yerince oturması demek toplumun da sağlıklı büyümesi çağdaş yaşamın ortak paydalarında buluşması demektir.
Modernize olmuş toplumların genel kültür yapıları da öncelikle insani değerlerde olmalıdır.yani saygı ve sevgiyle başlayan insani ilişkiler toplum dengelerini koruma da önem arz edecektir.Türkiye Cumhuriyetinin laik Devlet ilkelerinin aslında bu normları yakaladığı yıllar önce büyük Devlet Adamı Mustafa Kemal ATATÜRK’ün idari yapımıza yerleştirdiği modern ilkeler Türk insanının çağdaş evrensel dünya değerlerinin ne kadar içerinde olduğunu göstermektedir.
Bu yapıyı ülkemizin daha çok batıya açılan metropol şehirlerinde ve turizm yörelerinde görürken Anadolu’nun değişik yörelerinde ise biraz daha mutaassıp hayat tarzları dikkatleri çekmektedir.
Yaşam tarzları doğrudan yaşama kültürleri ile alakalı olan yörelerimizde ise modern çağdaş evrensel değerleri yaşamak o güzelliklerin farkına varabilmek sevgi ve saygı toplumu kriterlerinde buluşmak arzusundadır.yaşanan gelişmeler bunu göstermektedir.
Bilgi toplumlarının temelini oluşturan DÜNYA’nın ortak yaşam felsefeleri ileri ve modern çağdaş toplum olma yolunda ilerleyen ülkeleri süratle çağdaş yaşama doğru yönlendirmektedir.
Türkiye mutlaka zamanı geldiğinde bu tarzı benimseyecek ATATÜRK’ün Türk gençliğine emanet ettiği o kriterler bizlerin ellerinde hazır veriler olacaktır.Yıllar öncesinden yakaladığımız ÇAĞDAŞ ÜLKE modern Türkiye’ye doğru gidiş artık hız kazanmaya başlamıştır.Toplumumuzda bir an önce bu geçişe ayak uydurmak zorundadır.

SELAM ÜSDADIM BU DEĞERLİ VE HOŞ OLAN MAKALENİ BİR KAÇ KEZ DE OLSA OKUMAK BENİ MUTLU ETTİ DAHA ÖĞRENECEĞİMİZ VE HAZ ALŞACAĞIMIZ ESERLRTİNİN DE VAR OLDUĞUNU BİLİYORUM.SEVGİ GVE SAYGILARIMLA.

Cevap Yaz
AHMET ACAR
6 Temmuz 2009 Pazartesi 10:27:35
Çağdaş ve ileri toplumlarda Demokrasinin üst düzeyde hissedildiği topluluklar da veya ülkelerde insanların yaşam tarzları hayata bakışları modern yaşamın bir parçası olma yolunda ilerlerken büyük önem arz etmektedir.
Toplumlarda ortak yaşama arzusu herkesin insan haklarından demokrasi ve çağdaşlıktan faydalanma bilgi toplumuna doğru ilerleme gayretleri modern Dünya’nın evrensel değerleridir.
Demokrasinin batılı manada algılanması ve evrensel değerler ile buluşma çabalarında olan ülkemizde ise batılı manada algılanmasa bile yaşam tarzı olarak insanlar hürriyetler ve özgürlükler anlamında bakış felsefesini benimsemektedir.
Burada üzerinde durulması gereken önemli noktalardan birisi de şudur; tarihi misyonu olan Türk insanının evrensel değerler ile buluşurken gelenek ve göreneklerinden taviz verip vermeyeceğinin tartışılması gerekir.
Sonuçta toplumumuz ya modern dünya ile evrensel değerlerde modern toplum olma yolunda ilerleyecek ise bunu yapmak zorunda kalacak.yada Dünya’dan bu anlamda kopup kendi iç dengeleri ile ilerleme kaydedecektir.
Burada hemen şu akla gelebilir,tarihi geçmişi gelenek ve adetlerine bağlılığı modernize edilmiş kriterlere bağlayabilir mi? Bu soruyu her Türk vatandaşı kendisine sormalıdır.İleri toplumların modern Dünya’nın demokrasi ve İnsan hakları gibi Dünya kriterlerinin toplum değerleriyle çatışmadan uzlaşma kültürü içerisinde buluşması gerekmektedir.
Türk halkının modernize edilmiş çağdaş gelişmenin içerisinde yer alması demek geleneksel kültürü demoralize edebilir mi? Etmesi mümkün müdür? Bu tür gelişmelerde geçiş dönemlerinde bu şekilde olumsuzluklar algılansa bile gelişen dünyanın teknolojik ve yaşamı etkileyen sonuçları toplumlara da yön verecektir.
İnsani değerlerin ortak yaşam tarzlarında kullanılan kriterler olması küçülen dünyamızda vazgeçilmez hale gelecektir.istenilen ve arzulanan hayat tarzları tamamıyla insanların özel yaşamlarını da etkilemektedir.böyle bir rahatlığı da doğal olarak insanlar kendi adlarına istemektedir.
İstenilen yaşam tarzları ile modern dünyanın ve insanı çağdaş düşünmeye doğru yönlendiren kriterleri kabul edilebilir değerler olarak tüm dünya toplumları tarafından dikkate alınmaktadır.
Her ne kadar savaşlar ve emperyalizmin acımasızlığı anlatmaya çalıştığımız insani değerleri yok etmeye çalışsa da realite şudur ki;sağlıklı ve çağdaş yaşam tarzlarını arzulama isteği insanlığı günden güne değiştirmektedir.
Kendi ailenizde bile bu tarz değişimleri kolayca fark edebilirsiniz.bu bir değişimin kabulüdür.evet bu değişime öyle veya böyle uyum sağlamamız gerekmektedir.zaten tüm çabalarda bu yönde gerçekleşmektedir.bir anlamda yeni nesil evrensel dünyanın gelişmeci unsurlarına daha çok dikkat etmektedir.
Peki bu hızlı değişimin olumsuz etkileri olabilir mi?diye sorabiliriz evet olabilir modern dünya’yı yakalamaya çalışırken kendi öz değerlerimizi,tarihimizi,kültürümüzü de korumamız gerekmektedir.
Bu konuda iş daha çok büyüklere toplum mühendislerine modern çağın gerekleriyle sentezleşmiş ilim adamlarına düşmektedir.bu saydığımız dengelerin yerli yerince oturması demek toplumun da sağlıklı büyümesi çağdaş yaşamın ortak paydalarında buluşması demektir.
Modernize olmuş toplumların genel kültür yapıları da öncelikle insani değerlerde olmalıdır.yani saygı ve sevgiyle başlayan insani ilişkiler toplum dengelerini koruma da önem arz edecektir.Türkiye Cumhuriyetinin laik Devlet ilkelerinin aslında bu normları yakaladığı yıllar önce büyük Devlet Adamı Mustafa Kemal ATATÜRK’ün idari yapımıza yerleştirdiği modern ilkeler Türk insanının çağdaş evrensel dünya değerlerinin ne kadar içerinde olduğunu göstermektedir.
Bu yapıyı ülkemizin daha çok batıya açılan metropol şehirlerinde ve turizm yörelerinde görürken Anadolu’nun değişik yörelerinde ise biraz daha mutaassıp hayat tarzları dikkatleri çekmektedir.
Yaşam tarzları doğrudan yaşama kültürleri ile alakalı olan yörelerimizde ise modern çağdaş evrensel değerleri yaşamak o güzelliklerin farkına varabilmek sevgi ve saygı toplumu kriterlerinde buluşmak arzusundadır.yaşanan gelişmeler bunu göstermektedir.
Bilgi toplumlarının temelini oluşturan DÜNYA’nın ortak yaşam felsefeleri ileri ve modern çağdaş toplum olma yolunda ilerleyen ülkeleri süratle çağdaş yaşama doğru yönlendirmektedir.
Türkiye mutlaka zamanı geldiğinde bu tarzı benimseyecek ATATÜRK’ün Türk gençliğine emanet ettiği o kriterler bizlerin ellerinde hazır veriler olacaktır.Yıllar öncesinden yakaladığımız ÇAĞDAŞ ÜLKE modern Türkiye’ye doğru gidiş artık hız kazanmaya başlamıştır.Toplumumuzda bir an önce bu geçişe ayak uydurmak zorundadır.


« değerli dost kıymetli hocam doyumsuz güzel yazılarını binlerce kez okusamda doyulmuyor güzel yazınızı ve yüreğinizi kutluyorum son derece hassas konularımız saygılarımla.


Cevap Yaz
Ben sana yandım Yazının sahibi
15 Haziran 2009 Pazartesi 10:23:50
Ahmet Bey değerli yorumlarınızla bana güç veriyorsunuz size çok teşekkür ederim.Saygı ve selamlarımla...

Cevap Yaz
AHMET ACAR
14 Haziran 2009 Pazar 22:02:00



Edebiyat Defteri

Şiir

Her ruh, yeniden düzenleme ihtiyacı duyan bir melodidir. Stephane Mallarme

Sevgili AHMET ACAR Sayfam 3 Mesaj
e-günlük 282 yeni bildiri

Çıkış »

Edebiyat Defteri
Anasayfa Şiirler Yazılar Öyküler Forum Etkinlikler Nedir Blog Kampüs Bugün Atölyeler
Arama Yardım

• Yeni Şiirler • Geçen Sene Bugün • Etkili yorumlar • Uğur böcekleri • Sesli Şiirler • Resimli Şiirler • Günün Şiiri • Eleştiri/Yorum • Son Yorum Alanlar • Rastgele Şiir • Yeni Şiir Ekle • Tüm Şiirler
Ben sana yandım

Kimliği onaylandı.


ŞİİRLERİM: TÜM ŞİİRLERİM KAYBEDEN GÖNÜL HER GECE SENİNLEYİM ne olur bir gün gelse KUŞAT BENİ SONSUZLUK GECELER AĞLASIN
YAZILARIM: TÜM YAZILARIM Ordumuz Göz Bebeğimizdir YOZGAT NEDEN GERİ KALDI Gerçek Dost Ailedir BİR SEVDADIR ÖĞRETMENLİK Yeni Neslin Siyasete Bakışı Fosilleşmiş siyaset dönemi kapanmalıdır İnsan hak Ettiği Kadar değer Görmelidir TEMİZ TOPLUM-TEMİZ YÖNETİM ANALARIN GÖZYAŞLARI DİNSİN ARTIK İŞ EHLİNE VERİLMELİDİR İSTİYORUM GÜZEL VE ÇİRKİN İstanbulun Fethini Kutlarken Evrensel Değerler ve Modern Türkiye
Şiirleri Resimli Şiirleri Sesli Şiirleri Yazıları Öyküleri

• Mesaj Gönder
• Arkadaşına Gönder
• Seçtiklerime Ekle
• Arkadaş Listeme Ekle
• Yasaklı Listeme Ekle



« Yazarın önceki yazısı


Evrensel Değerler ve Modern Türkiye

Çağdaş ve ileri toplumlarda Demokrasinin üst düzeyde hissedildiği topluluklar da veya ülkelerde insanların yaşam tarzları hayata bakışları modern yaşamın bir parçası olma yolunda ilerlerken büyük önem arz etmektedir.
Toplumlarda ortak yaşama arzusu herkesin insan haklarından demokrasi ve çağdaşlıktan faydalanma bilgi toplumuna doğru ilerleme gayretleri modern Dünya’nın evrensel değerleridir.
Demokrasinin batılı manada algılanması ve evrensel değerler ile buluşma çabalarında olan ülkemizde ise batılı manada algılanmasa bile yaşam tarzı olarak insanlar hürriyetler ve özgürlükler anlamında bakış felsefesini benimsemektedir.
Burada üzerinde durulması gereken önemli noktalardan birisi de şudur; tarihi misyonu olan Türk insanının evrensel değerler ile buluşurken gelenek ve göreneklerinden taviz verip vermeyeceğinin tartışılması gerekir.
Sonuçta toplumumuz ya modern dünya ile evrensel değerlerde modern toplum olma yolunda ilerleyecek ise bunu yapmak zorunda kalacak.yada Dünya’dan bu anlamda kopup kendi iç dengeleri ile ilerleme kaydedecektir.
Burada hemen şu akla gelebilir,tarihi geçmişi gelenek ve adetlerine bağlılığı modernize edilmiş kriterlere bağlayabilir mi? Bu soruyu her Türk vatandaşı kendisine sormalıdır.İleri toplumların modern Dünya’nın demokrasi ve İnsan hakları gibi Dünya kriterlerinin toplum değerleriyle çatışmadan uzlaşma kültürü içerisinde buluşması gerekmektedir.
Türk halkının modernize edilmiş çağdaş gelişmenin içerisinde yer alması demek geleneksel kültürü demoralize edebilir mi? Etmesi mümkün müdür? Bu tür gelişmelerde geçiş dönemlerinde bu şekilde olumsuzluklar algılansa bile gelişen dünyanın teknolojik ve yaşamı etkileyen sonuçları toplumlara da yön verecektir.
İnsani değerlerin ortak yaşam tarzlarında kullanılan kriterler olması küçülen dünyamızda vazgeçilmez hale gelecektir.istenilen ve arzulanan hayat tarzları tamamıyla insanların özel yaşamlarını da etkilemektedir.böyle bir rahatlığı da doğal olarak insanlar kendi adlarına istemektedir.
İstenilen yaşam tarzları ile modern dünyanın ve insanı çağdaş düşünmeye doğru yönlendiren kriterleri kabul edilebilir değerler olarak tüm dünya toplumları tarafından dikkate alınmaktadır.
Her ne kadar savaşlar ve emperyalizmin acımasızlığı anlatmaya çalıştığımız insani değerleri yok etmeye çalışsa da realite şudur ki;sağlıklı ve çağdaş yaşam tarzlarını arzulama isteği insanlığı günden güne değiştirmektedir.
Kendi ailenizde bile bu tarz değişimleri kolayca fark edebilirsiniz.bu bir değişimin kabulüdür.evet bu değişime öyle veya böyle uyum sağlamamız gerekmektedir.zaten tüm çabalarda bu yönde gerçekleşmektedir.bir anlamda yeni nesil evrensel dünyanın gelişmeci unsurlarına daha çok dikkat etmektedir.
Peki bu hızlı değişimin olumsuz etkileri olabilir mi?diye sorabiliriz evet olabilir modern dünya’yı yakalamaya çalışırken kendi öz değerlerimizi,tarihimizi,kültürümüzü de korumamız gerekmektedir.
Bu konuda iş daha çok büyüklere toplum mühendislerine modern çağın gerekleriyle sentezleşmiş ilim adamlarına düşmektedir.bu saydığımız dengelerin yerli yerince oturması demek toplumun da sağlıklı büyümesi çağdaş yaşamın ortak paydalarında buluşması demektir.
Modernize olmuş toplumların genel kültür yapıları da öncelikle insani değerlerde olmalıdır.yani saygı ve sevgiyle başlayan insani ilişkiler toplum dengelerini koruma da önem arz edecektir.Türkiye Cumhuriyetinin laik Devlet ilkelerinin aslında bu normları yakaladığı yıllar önce büyük Devlet Adamı Mustafa Kemal ATATÜRK’ün idari yapımıza yerleştirdiği modern ilkeler Türk insanının çağdaş evrensel dünya değerlerinin ne kadar içerinde olduğunu göstermektedir.
Bu yapıyı ülkemizin daha çok batıya açılan metropol şehirlerinde ve turizm yörelerinde görürken Anadolu’nun değişik yörelerinde ise biraz daha mutaassıp hayat tarzları dikkatleri çekmektedir.
Yaşam tarzları doğrudan yaşama kültürleri ile alakalı olan yörelerimizde ise modern çağdaş evrensel değerleri yaşamak o güzelliklerin farkına varabilmek sevgi ve saygı toplumu kriterlerinde buluşmak arzusundadır.yaşanan gelişmeler bunu göstermektedir.
Bilgi toplumlarının temelini oluşturan DÜNYA’nın ortak yaşam felsefeleri ileri ve modern çağdaş toplum olma yolunda ilerleyen ülkeleri süratle çağdaş yaşama doğru yönlendirmektedir.
Türkiye mutlaka zamanı geldiğinde bu tarzı benimseyecek ATATÜRK’ün Türk gençliğine emanet ettiği o kriterler bizlerin ellerinde hazır veriler olacaktır.Yıllar öncesinden yakaladığımız ÇAĞDAŞ ÜLKE modern Türkiye’ye doğru gidiş artık hız kazanmaya başlamıştır.Toplumumuzda bir an önce bu geçişe ayak uydurmak zorundadır.



DEĞERLİ ÜSDADIM SONDERECE GÜZEL AKICI YAZILARINIZI BÜYÜK KEYFLE OKUYORUM TEBRİKLER SEVGİ VE SAYGILAIMLA

Cevap Yaz
Ben sana yandım Yazının sahibi
12 Haziran 2009 Cuma 13:12:41
Nigar Hanım katkılarınızdan dolayı size de çok teşekkür ediyorum.Benim değerlendirmelerim çağdaş bilgi toplumunu nasıl oluşturacağız bu anlamdaydı.Elbette sizin değerlendirdiğiniz düşüncenizde de haklı olduğunuz noktalar var elbette.Efendim çok teşekkür ediyorum zahmet verip yazımı okuduğunuz için selam ve saygılarımla...ÜLKÜ BAHÇESİNE

Cevap Yaz
Ben sana yandım Yazının sahibi
12 Haziran 2009 Cuma 13:04:55
Belkız Hanım değerli yorumunuza ve katılımlarınıza çok teşekkür ederim.saygı ve sevgilerimle...

Cevap Yaz
belkiz
12 Haziran 2009 Cuma 12:40:38
Cok guzel bir konuyu ele almissiniz. Modern olmanin gercek kavramini anlayalarak gelisecek b ir topluma gercekten gerek var.Cagdaslasmak ozunu, kulturunu yitirip, baskalarini taklit etmek degildir ve olmamalikdir. Tesekkur ederiz Kelami Bey

Cevap Yaz
ugurozaltin
12 Haziran 2009 Cuma 12:38:56
Mutaassıp olmak demokrat olmamak anlamına gelmediği gibi açılıp saçılıp cinsel ve sosyal özgürlüğün sınırlarını zorlayarak yaşamakta demokratlık değildir.

Çıplaklığın demokrasiye ölçü olduğunu düşünenler afrikalı yerli çıplak kabilelerin tam demokrat olduklarını da savunmaları gerekir.

Ülkemiz demokrat değildir.
Demokratik kültürde kavga yoktur tartışma vardır.
Demokrat kültürde küfretme yoktur eğitici nasihat vardır bence

Cevap Yaz
Yeganem
12 Haziran 2009 Cuma 12:36:04
DENİZE SUYA DÜŞEN YILANA SARILIRYA KRTULMAK İÇİN SANMAMKİ TEZ OLSUN GEÇİŞ ÖZ BENLİKLERİNDEN ÇOK ŞEYLERDEDE TAVİZ VERMEDELER .MEDYA I KÖRÜKÖRÜNE ÖYLE TAKİP VARKİ İÇTEN YIKIMA UĞRAMAKTALAR HABERLERİ YOK .GEÇMİŞİNDEN TARİHİNDEN UTANAN AİLESİNDEN UTANAN NESİL TÜREDİ 1ŞEY KAZANACAKLAR ÇOK ŞEYKAYBEDECEKLER ...

Cevap Yaz
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.