karya
1 şiiri ve 20 yazısı kayıtlı Takip Et

Çocukluğuma dair...



Günün Yazısı
Okuduğunuz yazı 28.3.2007 tarihinde günün yazısı olarak seçilmiştir.

Hep yazdı çocukluğum. Hep Ağustos… Sıcak,uzun ve sessiz. Sabah uyanışları hep telaşlıydı. Bahçemizdeki tulumbaya koşar, yüzümüze değen soğuk , bir o kadar da sıcak suyun başında bırakırdık sabah mahmurluğumuzu. Sağ elle tulumba çekilir sol elle yüz yıkanırdı.

O zamanlar sol eli kullanmak yasak değildi…

En az beş kez çekilen tulumba kolundan anca çıkardı su. Bir- iki- üç- dört ve beş… Ve işte ! su , sol eli taşırıp çoktan yüze değdi bile. Telaşım kahvaltı sofrasının en uzanılan yerine oturmaktandı.. mahsulümüz bahçedendi. Domates, biber, salatalık yazın yenilirdi sadece..

O zamanlar hormonlu sebzeler yoktu sofralarda…

Kahvaltı yapılır , hemen oyuna koşulurdu;evin en küçüğü olmanın verdiği rahatlıkla işlerden kaytarılır,tüm oyun arkadaşları evlerden çağırılır,sokağın başındaki boş arazi çocuk sesleriyle çınlardı.Tüm oyunlar sırayla oynanırdı:körebe,dokuz kiremit,istop…

O zamanlar İngilizce dersi yoktu oyunlarımızda…

Bir uçurtmanın peşinden saatlerce gökyüzüne uçurulurdu hayaller.Defalarca yerden havalandırılır,en yükseğe çıkarma telaşıyla da defalarca yere düşürülürdü.

O zamanlar bilgisayar yoktu oyunlarımızda…

Öğle vakti gelince elimize dua kitaplarını alırdık.Mahalle hocasının yanına gidilir,bir gün evvelden verilen ezber dualarımız sırayla okunur,sevinçle eve dönülürdü.

O zamanlar yobazlık yoktu korkularımızda…

Eve gelince sırtüstü balkona uzanırım.Annemin el emeği yer minderlerine…Üzerimden geçen bulutları masal kahramanlarına benzetirdim.Bazen yedi cücelerden biri olurdu bulutlar bazen kırmızı başlıklı kızdaki kurt bazen de keloğlan.

O zamanlar Harry Potter yoktu masallarımızda…

Akşamüzeri tekrar bahçeye çıkılırdı.Taslara doldurduğumuz tulumba suyuyla toprakta küçücük bir havuz yapılırdı.Havuzun etrafını, taştan yapılan evler,ağaç dallarından çitler,gazoz kapaklarından arabalar süslerdi;üstümüz başımız çamur olur yine tulumba başında temizlenilirdi.

O zamanlar kirlenmeyi yasaklamamıştı anneler…

Saatlerce oynanırdı bu oyun…Solucanların suda ölmediğini o bahçedeki küçük,toprak havuzumdan öğrenmiştim.
Hava kararmaya başlayınca yemek kokuları gelirdi evimizden:zeytin yağı kokulu…Defalarca duyulurdu annemin sesi:
‘’Oyuna doymadınız mı daha? Gelmeyene yemek yok!’’ diye
Aldırış edilmezdi önce…Hayalimde şimdi annemin sesi,babamın yüzü…
Hemen sofraya oturulur,neşe içinde yemekler yenir,sohbetler edilirdi.Hava iyice kararınca balkonda ay ışığında masallar anlatılır;şarkılar söylenirdi hep bir ağızdan.

O zamanlar televizyon yoktu sohbetlerde…

Bütün gün oyun oynamış olmanın verdiği yorgunlukla erkenden uyunurdu.Yer yatakları yapılır,üç beş kişi aynı odada yatılırdı.Sıcaktan pencereler,kapılar hep açık dururdu.

O zamanlar kilit vurulmazdı kapılara…

Gece duası hep bir ağızdan okunurdu.Babaannemin incecik sesiyle başladığı ‘’Yattım sağıma;döndüm soluma…’’ duası her gece söylenirdi.

O zamanlar ölüm korkusu yoktu,yataklarda…

Çocukluğumun evi aynı…Ancak tulumbanın suyu çoktan çekilmiş,Bahçede eskisi gibi değil sebzeler.Sokağın sonundaki boş arsa,çoktan apartman olmuş.Tozlu sokağım taşlaşmış,yerdeki sek sek oyunum çoktan kaldırım olmuş.Masallarım unutulmuş,bulutlarım çocukluğumda kalmış…
Hayatıma kış gelmiş…Hep şubat soğuğu…


SİBEL ÇAKIR
2007

(BU YAZI CANIM ARKADAŞIM SİBEL ÇAKIR’ A AİTTİR VE ONUN İZNİYLE YAYIMLANMAKTADIR...
BÜYÜK BİR ONURLA SİZE SUNUYORUM...)



Beğen

karya
Kayıt Tarihi:27 Mart 2007 Salı 12:22:59

ÇOCUKLUĞUMA DAİR... YAZISI'NA YORUM YAP
"ÇOCUKLUĞUMA DAİR..." başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
Turan Ergün
25 Mayıs 2008 Pazar 01:01:15
Beni çocukluk yıllarıma götüren,yeniden yaşatan o mutlu günleri anımsatan bu güzel yazıyı paylaştığınız için teşekkürler...Elinize,yüreğinize sağlık...Saygılarımla...

Cevap Yaz
matilgan
26 Nisan 2007 Perşembe 14:06:27
Belki herkesin çocukluğunda benzer kesitler vardır ama; böylesine güzel bir anlatımla, çok değerli bir yazı haline getirilmiş anılar... Yazarı ve aktaranı kutluyorum.

Cevap Yaz
aynur soysal kumcu
29 Mart 2007 Perşembe 11:55:22
tebrıkler sıbel çakır hanım bu basarı sızın basarınız bu yazıyı ortaya koyan arkadasa saygılar..

Cevap Yaz
erhanbay
29 Mart 2007 Perşembe 11:09:22
Eskiye özlem güngeçtikçe daha yoğunlaşarak devam etmekte.Çünkü herşey giderek bozulmakta.Duygulu bir yazıydı.Arkadaşını tebrik ediyorum.

Cevap Yaz
lili
28 Mart 2007 Çarşamba 19:58:55
O zamanlar çocuktuk...
Tekrar yaşadım yazınızda,çocukluğumun özgür oyunlarını...
Sevgiyle kutluyorum.

Cevap Yaz
serda
28 Mart 2007 Çarşamba 16:06:10
NASIL AKSETSEM Kİ BİLMİYORUM ZAMANDA YOLCULUK YAPTIM ARKADAŞIN SAYESİNDE YÜREĞİNE SAĞLIK DİYORUM BİZLERE BU DUYGUYU TATTIRDIĞIN İÇİN...

Cevap Yaz
mersaus
28 Mart 2007 Çarşamba 12:24:58
en içten saygı ve sevgilerimde...alkışladım ve kutladım

Cevap Yaz
Zeynep Tavukçu
28 Mart 2007 Çarşamba 12:02:26
Tabusuz, kaygısız ve sevgi dolu günlerdi geriye dönüp baktığımızda o günlere.
şimdi bakıyorumda;
yaşlandık sanırım...
yaşlanırkende yetiştirdiğimiz nesilleri boğduk..
bizler yaşadıknasılsa.. onlara/çocuklarımıza yaşatamadan/yaşatmadan çağın gereği budur diye yaşamışlar farzetmelerini istiyoruz.
o güzelim anlara ederken yolculuk, bencilliğimizden midir neden bilmiyorum kocaman kocaman kayalar, dikenli çalılar bırakmışız geçtiğimiz yollara. dizlerim kanadı, çorabım yırtıldı, elime diken battı..
şimdiki çocuklarımız çok şanssız!...
ve bu çocukları yetiştiren bizleriz...

sevgimle...

Cevap Yaz
Asithâne
28 Mart 2007 Çarşamba 11:54:19
Bağırmak geldi bir an içimden..
ama konuşmak yasak...

şahaneydi...

Cevap Yaz
Zeynep Tavukçu
28 Mart 2007 Çarşamba 11:50:45
Sevgili Karyam
Hüzünlü Meleğim..
''(BU YAZI CANIM ARKADAŞIM SİBEL ÇAKIR'' A AİTTİR VE ONUN İZNİYLE YAYIMLANMAKTADIR...
BÜYÜK BİR ONURLA SİZE SUNUYORUM...) ''
Malum edebiyat adına amatör çalışmalarımızı paylaştığımız bir sitedeyiz.
SibelÇakır'a teşekkürlerimi sunuyorum böylesi bir paylaşım için.
Peki Karya nerede????

Ben bu sayfaya Karya'yı okumaya girmiştim!
Yetki dahiline alınıp sunulmuş ve buna göz yumulmuş bir yazıyı okumaya değil!

Kınama gereği duydum...
Seni okuyabileceğim yazılarda buluşmak temennisi ile...

Sevgimdesin..
18'liğim


Cevap Yaz
EYLEM
28 Mart 2007 Çarşamba 10:38:23
Sibel Çakır'a yazısından dolayı tebrik ediyorum. Sizede vesile olduğunuz için ayrıca teşekkür ederim. Ne zamandır böyle yazı okumamıştım.

Cevap Yaz
belginerturk
28 Mart 2007 Çarşamba 08:54:59



çok güzel ya...

çocukluğum aklıma geldi...

kapımızın önünde bir kayısı ağacı vardı, tuhaf bir şekilde yana doğru kocaman bir dalı vardı bende o dala baçaklarımı geçiriri baş aşağı dakikalarca sallanırdım taaki babannem görüp bana bağırana kadar...


ahhh ne güzel günlerdi özlüyorum demek bile öyle yetersiz öyle az ki...


Karyam sağol canım ve tabiki bunları bana hatırlatan arkadaşında sağ olsun öpüyorum güzel yüreklerinizden...


kutluyorum...


sevgiler...


Cevap Yaz
Hüseyin Kekiç
27 Mart 2007 Salı 22:33:55
Perşembe akşamları radyo tiyatrosu vardı o günlerde.
Usta sanatçıların seslendirdiği,
Ve dinleyicilerin hayal ettiği yüzler, olaylar, mekanlar vardı.
Gaz lambalarımız vardı,
Omuzlukla taşıdığımız su kovalarımız vardı.
...
Şimdilerde yok bunlar.
...
Bir de mutlu yüzler vardı o günlerde,
Mutlu, huzurlu, anne babalar,
güleç yüzlü komşular,
şımarık çocuklar vardı.
...
Şimdilerde onlar da yok
...
Sevgili Karya,
Bu yazıya aracılık ettiğin için sana
Ve bu yazıyı kaleme alan sevgili Sibel Çakır'a çok teşekkür ederim.

Selamlar, sevgiler

Cevap Yaz
nerio
27 Mart 2007 Salı 14:59:57
Arkadaşına bu güzel yazısı için telekkür ettiğimizi ve selamlarımızı ilet lütfen...

Bir dahaki yazısını bekliyoruz..

Sallanmasın , hemen yazsın:))

Sevgi ve saygıyla elinize, yüreğinize sağlık...

Cevap Yaz
metis
27 Mart 2007 Salı 13:13:14
Bir eski zaman albümünün sayfalarını çevirip, sararmış fotoğraflarda terkedilmiş huzur günlerini seyrettim...Özlem, hafif hüzünlü düştü gözlerime yanında umut.. yitirilmiş, geri dönülmezliğe dair...Ama umut bu hiç belli olmaz ...Masal bu ya... belki bir gün...
Kutluyorum

Cevap Yaz
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.