Aşklar, ovaları kaplamış olan muazzam ordulara benzer... daha dün, bütün ihtişamı ile orada iken, bugün ararız, yerinde yeller eser. montherlant
Buğra San
Buğra San

Aslan ailesi...

Yorum

Aslan ailesi...

( 1 kişi )

1

Yorum

3

Beğeni

5,0

Puan

50

Okunma

Aslan ailesi...

Aslan ailesi...


Hayvan belgeseli yayınlayan kanalların seyircisinin oldukça fazla olduğunu, tabiatın bize uzak ve iyice uzaklaşmış olmasının da verdiği hasretle, başka bir heyecanla ve gizleyemediğimiz bir hayranlıkla seyrettiğimizi, umarım herkes fark etmiştir. Bunun ülkemiz dışındaki topluluklarda nasıl bir his uyandırdığını, iyi bir araştırma yapılmamış olmasından dolayı, tam olarak bilemiyoruz. Ama bana kalırsa, özellikle ormanlar kralı diye sıfatlanmış olan aslanların yaşamına, millet olarak biz daha bir başka bakıyoruz. Ve engel olamadığımız bu bakışa bir anlam arıyoruz…

Yine bu belgesellerden öğrendiğimize göre aslanlar, aynı biz insanlar gibi, belli bir hiyerarşik düzen içinde, beraber yaşıyorlar. Baba aslanlar, heybetlerinin ve gücünün hakkı olarak sahip olduğu aileye ve yerleştiği topraklara, kimsenin herhangi bir art niyetle yaklaşmasına göz yummuyor ve her tehdide gereken cevabı vererek, bertaraf ediyor. Anne aslanlar ise, her annenin tabii görevi gibi yavruların bakımını ve yiyecek ihtiyacını karşılıyor. Yani yemek işleri ondan sorumlu… Hayvanca arz talep sistemine göre, avlanmaya anne çıkıyor. Hem baba çıkarsa ava, evde bekleyen yavrular ve topraklar her an tehdit altında olduğu için, geri dönüşü mümkün olmayan bir tecavüze fırsat verilmiş olabilir. Yani her şeye rağmen eşitlik var aile içindeki görev taksiminde.

Bulunan ava, yani yaşamaları için gereken yemeğe(sofraya) önce otoritenin devamı açısından baba, sonra anne ve yavrular girişiyor. Tabi bu sofraya son olarak da, tehdit oluşturmadıkları sürece aslan ailesinin topraklarında yaşamalarına ve yiyeceklerini paylaşmalarına göz yumulan çakal, tilki, sırtlan ve akbabalar gibi aileler geliyor. Onlar da kendi rızklarını kendileri bulup sahip olmak yerine, bu asil ve kudretli aslan ailesinin topraklarında, özgürce yaşamayı tercih ediyorlar. Çünkü onların varoluşlarındaki murad yüzyıllardır değişmiyor. Herkes kendi tabiatı içine şifrelenmiş rolü oynuyor.

Yine bir gün bu belgesellerin birinde, bizim aslan ailesinin ilginç yaşamı geliyor ekrana. Hep birlikte izliyoruz bu aslan parçalarını, kendimizden bir parça gibi. Bizim baba aslan heybetli heybetli oturuyor, ailesini de görebileceği ve etrafı kollayabileceği bir tepede. Ne de güzel yeleleri var ihtişamlı… Ben bu güzel toprakların yaşaması ve yaşatılması emir olunmuş neslimin teminatıyım diyor adeta. Bunu kuru bir gururla değil ciddi bir vakarla gösteriyor.
Bu arada aslanın göremediği kör bir noktada kameralar bir hareketlilik yakalıyor çalıların arkasında. Zum yapınca orayı daha net görüyoruz. Ekranda bir kaplan, çita ve leopar silueti var. Normalde bir araya gelemeyecek bu üçlüyü hayret içinde izlemeye devam ediyoruz, neler oluyor diye. Kendi aralarında konuşuyorlarmış meğer ortak bir dille. Bir sinsilik seziliyor bu birlik resminde ama neler konuşulduğunu duyamıyoruz. Aslanı ve ailesini gizli gizli kesmelerinden, bir takım planlar içinde oldukları anlaşılıyor sadece. Ama baba aslan şimdilik bunların farkında değil. O, yavrularının patileriyle bir sıçanı nasıl kovaladıklarını seyrediyor keyifle. Zaten fark etse bu esrarengiz ziyaretçileri, onlar da biliyorlar başlarına gelecekleri...

Sonra ki bir gün anne aslan, eli boş dönüyor av seferinden. Belli ki çok çetin bir av macerası olmuş bu seferki ve biraz da yaralanmış bedeni. Önce yavrular koşuyor annelerinin yanına iştahla ve merakla ama bir yiyecek işareti ve kokusu bulamıyorlar annelerinde. Yavrular gibi aç bir aç yemek bekleyen baba aslan da garipsiyor bu sürpriz durumu. Anne aslanı hesaba çekmek ister gibi kükremesiyle yanına çağırıyor ve azarlıyor sanki. Anne aslan kendi hal diliyle başı yerde “ Bey! Bugün çok semiz bir ceylan yakalamak üzereydim. Tam doğru zamanı bulup atılmak üzereyken, komşu topraklardan geldiğini tahmin ettiğim bir kaplan, öte taraftan çıkıp ceylanları kaçırdı. Ben de hışımla kovaladım onu biraz da korkarak. Önce o da saldırmak istedi bana ama sonra kuyruğunu kıstırıp kaçtı. Başka da bir av ihtimali olmadı. Ne yapabilirdim?” diyerek mazeret belirtiyor. Baba aslan kükrüyor bu haince durum karşısında ve tüm ormana haykırıyor adeta. “ Ben bu toprakların maliki, neslimin ve bana tehdit olmayan tüm ırkların teminatçısıyım. Beni kızdırmayın ve bu herkesçe adil düzeni tehdit etmeyin!”. Yankılanıyor baba aslanın narası en derin yerlerde dahi.

Dolayısıyla bunu komşu topraklardaki kaplan, çita ve leopar da duyuyor korkarak. Yeniden bir araya geliyorlar yeni stratejiler için. Belli ki onların da gözü var bu çok mozaikli, bol rızıklı aslan topraklarında. Bir arada resim vermeleri bunun içinmiş anlaşılan.

Ertesi gün açlık had safhadayken aslan ailesinde anne bekleniyor yine gözler ufukta. Hadi baba aslan ne ise de neslinin devamı yavrular tehlikede. Onlara can lazım, kan lazım serpilip babalarının nizamını yaşatmaları için rızık lazım. O sırada anne dönüyor seferinden. Bu kez ağzında sadece küçük bir tavşan var. Yavrular ve özellikle baba aslan büyük bir hayal kırıklığı içinde kalıyor. Küçücük tavşan koca ailenin birine bile yetmeyecek durumda. Baba aslan kükrüyor sinirinden. “ Yahu hanım bu ne hal. Sen dalgamı geçiyorsun bizimle” der gibi. Anne aslan yorgun ve çaresiz anlatıyor durumu. “ Bey bugün de bir zebra sürüsüne niyet ettim doğru zaman gelene kadar ama tam hamle yapacağım sırada yabancı bir leopar ve çita bütün sürüyü ayağa kaldırdı. Üstelik ikisi bir olup beni de kovaladılar. İnan canımı zor kurtardım bu eşkıyaların elinden. Ben de dönerken yavrularımın rızkıdır diye önümden kaçan tavşanı yakalayıp getirdim çaresiz.”

Baba aslan artık dayanamaz bu duyduklarına ve deliye döner hiddetinden...

BU ASLAN AİLESİ HİKAYESİNİ BURAYA KADAR SİZLER DE SEVEREK OKUDUYSANIZ EĞER BUNDAN SONRA NASIL DEVAM ETMESİ GEREKTİĞİNE DAİR KATKILARINIZI DA BENİMLE VE BÜTÜN ŞAİR -YAZAR ARKADAŞLARLA PAYLAŞABİLİRSİNİZ.

Muhabbetle kalın...

Paylaş:
3 Beğeni
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (1)

5.0

100% (1)

Aslan ailesi... Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Aslan ailesi... yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Aslan ailesi... yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Yılmaz Tizgöl
Yılmaz Tizgöl , @yilmaztizgol
24.9.2026 07:24:56
5 puan verdi
Buğra kardeşim, aslan ailesinin açlığı üzerinden kurduğun gerilim beni merak içinde bıraktı. Annenin önce eli boş, ardından yalnızca küçük bir tavşanla dönmesi, yaklaşan tehdidi ailenin günlük hayatında görünür kılıyor. Kaplan, çita ve leoparın birlikte hareket etmesi de hikâyenin devamına ilişkin merakımı artırdı. ilginç bir yazıydı, Kutluyorum, kalbi selamlarımla.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL