Yastık diye başını ateşe dayayan, yatak diye yılanların üzerine yatan bir adam, emniyet ettiği bir dostundan, düşmanlık sezen bir adamdan daha rahat uyur. beydeba
Ne
Nevraazeynep

Kalmak

Yorum

Kalmak

0

Yorum

2

Beğeni

0,0

Puan

32

Okunma

Kalmak

Ağırlıklarının altında ezildiğimiz nicelerin suskunluğunun aslında konuşulacak ne çok şeyi olduğunu fark etmekle başlar kaçıp gitmek istemek.

Varoluşuyla benliğinin arasında hapsolmak, bulunan hiçbir noktada tam olamamaktır aynı zamanda. Bu sebepten doğar ki inkâr edilmesi mümkün olmadığı hâlde gerçekleştirilmesinin imkânsızlığından ve gerçekleştirilse dahi sonu bulunmayan bir yolculuk oluşundan kaynaklı, kulak tıkar herkes tekrar geri dönmemek üzere kaçıp kaybolmak ve izini bırakmamak arzusuna.

Kimi utanç duyar bu arzudan, kendisinden bile saklamaya çalışarak güçlü olduğunu savunur; kimiyse hayatının amacı olarak görür. Gölgesinden bile kaçar, yorgunluğuna göz yumarak gücünün bitmeyeceğini savunur.

Lakin idama çarptırılmış bir mahkûm nasıl ki firar edemeyeceği ve günü geldiğinde ölümle yüzleşmek gibi bir gerçeğe sırtını dönemeyeceği gibi, kaçmak istenilende her ne olursa olsun ruhlarda zincirlenmiş bulunduğundan sırt çevirmek idamların asılıdır. Çünkü ölü bir ruh, yaşayan bir bedende yalnızca yüktür.

Bu sebepten kaçabilmeye duyulan özlem ve arzunun vicdanlara sinsice yaydığı korku ne derece büyük olursa olsun, kabullenmeyi ve sahip olunulan durumu benliklerle bütünleştirmeyi öğrenmek gerekir. Neticede bilinmese de korku ve cesaret kardeştirler; ne kadar tezat görünürlerse görünsünler, birbirlerini büyütmek onların kaçınılmazıdır. Ne zaman ki vicdan, duyduğu korkunun ağırlığının altında ezilmekten kurtulamayacak hâle gelir, çığlıkları dindirilmez. İşte o an suçlulukla vazgeçilen arzunun ardından geriye sadece derin bir sessizlik hâkimiyet kurar. Suçluluğun sessizliğinden, vicdanın korkusundaki azaptan itinayla sakınmak isteyenler, aynalarda baktığı göz bebeklerinin derinliklerinde saklı olanı fark ettiğinde yeni bir erdem sahibi olur. En nihayetinde ise kaçmak, neye dahi olduğu bilinmeyip hissettirdiği özlemiyle, bir daha geri dönemeyecek olan, esip gittikçe daha da uzaklaşan, öylesine kendini hafifçe gösterip kaybolan bir yele dönüşüp silinir.

Paylaş:
2 Beğeni
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
Kalmak Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Kalmak yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Kalmak yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Bu şiire henüz yorum yazılmamış.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL