Şiir öyle bir orkestradır ki, bütün doğanın ve insanların sesini yansıtır. vıctor hugo
Arzu Uschi
Arzu Uschi

Kendime Mektup

Yorum

Kendime Mektup

( 5 kişi )

4

Yorum

10

Beğeni

5,0

Puan

132

Okunma

Kendime Mektup

Sevgili Kendim,
Bunca Şeye Rağmen Hâlâ Ayaktasın..

Hayat bana hep kolay davranmadı.

Öyle zamanlardan geçtim ki, nefes almak bile başlı başına bir mücadeleydi. Ağır bir hastalığın içinden geçtim. Bedenimin yorulduğu, ruhumun sustuğu, yarının gelip gelmeyeceğini düşünmek istemediğim günler oldu. Ama yine kalktım. Yine nefes aldım. Yine devam ettim.

Sonra hayat kaldığı yerden üzerime gelmeye devam etti. İş dedim, güç dedim, çoluk çocuk dedim… Bir kadın olarak, çoğu zaman tek başıma ayakta durmayı öğrendim. Kimse elimden tutmasa da yürümeyi, yorulsam da durmamayı öğrendim. Düştüğümde kendi dizimin yarasını kendim sardım. Ağladığımda gözyaşımı kendim sildim.

Ve hep bir şekilde üstesinden geldim.

Fırtınaları atlattım. Hastalıkları, korkuları, yalnızlıkları, sorumlulukları taşıdım.

Ama sonra küçücük bir rüzgâr çıktı karşıma.

Adı aşktı.

Ne garip… Onca fırtınanın deviremediği beni, küçücük bir rüzgâr savurdu. Öyle bir savurdu ki bazen yerden yere vurdu, bazen bilmediğim bir boşluğun içine bıraktı. Ne yapacağımı, nereye tutunacağımı şaşırdım.

Çünkü insan hayatla savaşmayı öğreniyor da sevdiği insana karşı nasıl savaşacağını öğrenemiyor.

Belki de savaşmak istemiyor.

Sonra yine yaptığım şeyi yaptım.

Kendimi toplamaya başladım.

Oraya buraya saçılmış parçalarımı, kalbimin kırıntılarını tek tek aradım. Bazısını hemen buldum, bazısını bulabilmek için çok uğraştım. Eğildim, kalktım, yoruldum… Ama her bulduğum parçayı yeniden kalbime taktım.

Eskisi gibi olmadı belki.

Ama yine benim kalbim oldu.

Ve yine ayağa kalktım.

Çünkü hayat belki de tam olarak bu: Her düştüğünde mızmızlanmadan, kendine acımadan, kırılmış parçalarını toplayıp kendini yeniden tamir edebilmek. Yaralarını inkâr etmeden ama onlara teslim de olmadan, yeniden dimdik durabilmek.

Peki bütün bunlardan sonra insan hayattan ne bekliyor?

Aslında çok şey değil.

Biraz şefkat.

Sadakat.

Dürüstlük.

Ve seni gerçekten anlamaya çalışan bir insan.

Sadece seni dinleyen değil, duyan biri. Sustuklarının bile ardında ne olduğunu merak eden biri. Kaçmak yerine konuşan, susup cezalandırmak yerine paylaşan, zor olduğunda kapıyı çekip gitmek yerine “Gel, bunu birlikte çözelim,” diyebilen biri.

Bir iki günlük, birkaç aylık heves değil istediğim.

Kalabilecek kadar gerçek bir şey.

Sürdürebilecek kadar emek verilmiş bir sevgi.

Çünkü benim için aşk yalnızca güzel günlerde el ele tutuşmak değil. Yaşlandığımızda da yan yana oturabilmek. Birbirimizin yüzündeki çizgilere bakıp hâlâ gülebilmek. Saçlarımız ağardığında bile birbirimize takılabilmek.

Bazen tartışmak…

Ama kavga etmek değil.

Tartışmak başka bir şey. Hatta biraz didişmek. “Sen yine böyle yaptın,” deyip beş dakika sonra aynı masada kahve içebilmek. Birbirimizi yenmeye değil, birbirimizi anlamaya çalışmak.

Ve günün sonunda hâlâ “biz” kalabilmek.

Belki bütün yaşadıklarımdan sonra istediğim şey tam da bu:

Beni kurtaracak birini aramıyorum.

Ben kendimi kaç kere kurtardım zaten.

Yanımda yürüyecek birini istiyorum.

Düştüğümde beni güçsüz görmeyecek, güçlü olduğumda da sevgisini benden esirgemeyecek birini. Kalbimi taşımak zorunda olmayan ama onu incitmemeye özen gösterecek birini.

Çünkü insan bir yaştan sonra büyük sözlerin değil, küçük ama devamlı şeylerin kıymetini anlıyor.

Bir “Nasılsın?”ın gerçekten merak edilerek sorulmasını…

Bir söz verildiğinde tutulmasını…

Kırıldığında konuşabilmeyi…

Güvenebilmeyi…

Ve bütün o hayat telaşının içinde dönüp baktığında, yanında hâlâ aynı insanı görebilmeyi.

Hayattan beklentim artık mucizeler değil.

Şefkat, sadakat ve dürüstlük.

Biraz kahkaha, biraz didişme, bolca sohbet…

Ve bütün fırtınalar geçtikten sonra, yan yana oturup birbirimize bakarak:

“Vay be… Ne çok şey yaşadık. Ama hâlâ buradayız.” diyebilmek.

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (5)

5.0

100% (5)

Kendime mektup Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Kendime mektup yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Kendime Mektup yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Pirsair
Pirsair, @pirsair1
13.9.2026 16:09:01
Ayaktayız lakin dünyadaki tüm uçurumları yaşarken........
Tebrik ediyorum bu güzel eserin için🌼🌼🌼
Yasin Yüksel
Yasin Yüksel, @yasin-yuksel
13.9.2026 14:51:48
5 puan verdi
Yazınızdaki o incelikli ruh halinin, aradığınız o huzurlu, şefkatli ve sadakat dolu birliktelikle taçlanmasını dilerim.
Ayağa kalkışınız ve hayatı bu denli cesurca kucaklayışınız için sizi içtenlikle tebrik eder kaleminiz kavi ilhamınız bol olsun selam ve dua ile saygılarımı sunarım
Yılmaz Tizgöl
Yılmaz Tizgöl , @yilmaztizgol
13.9.2026 14:51:00
5 puan verdi
ÇEKİP GİTSEM İBRAHİM
Bazen diyorum da, İbrahim,
kendi kendime.
Çekip gideyim
bilmediğim bir yerlere.
Her şeyi olduğu gibi arkamda bırakıp.
Sırtıma yalnızlığımı takıp.
Ağız dolusu bir küfür ederek gelmişine geçmişine...
Kendi kendime, İbrahim,
çekip gideyim bir yerlere.

O sözleri... çıkmıyor aklımdan, dağlayan
yüreğimi.
Büyük kavgaydı, İbrahim.
Ne özür dilerim,
ne de dönerim geri.
Kötü şeyler söyledim, tamam.
Tükürsen yalanmaz hani.
Sonra aklıma geliyor gözleri.
Bir buse konduramadığım, hüzün değmiş kirpikleri.
Acılı bir tebessüm, zehirli lotus çiçeği
gamzeleri.
Aklım gitmek istese de ruhum dönüyor geri.
Hüznüne, gülüşüne, iç çekişine kurban olduğum...
O olan her rüyayı hayra yorduğum.
Her gülüşüyle yeniden doğduğum.
Öyle bir sıkıntı var ki içimde.
Yer yarılsa da girsem içine... Ruhum belki kurtulacak.
Ölsem vallahi daha
iyi olacak.
Bazen çekip gideyim diyorum da, İbrahim,
kendi kendime.
Bilmediğim bir yerlere.
Ona kıyamıyorum.

Her duruşuna, her dokunuşuna...
İhtiyacım var ona...
Lavanta kokan saçlarına.
Kır çiçeği kokusuna.
Tırnakları turunç reçeli, elleri domates rendesi.
Hatta dudakları...
Sirke,
sarımsak,
tuzlu,
kekremsi.
Bazen çekip gideyim diyorum da, İbrahim,
kendi kendime.
Bilmediğim bir yerlere.
O kokuyor her şey...
Bırakamıyorum.

Kanıma işledi işleyeli,
kadın nedir öğrendim ben... İbrahim.
Ondan öğrendim ben renklerin en güzelini.
Kadın dediğin böyle olacak işte.
Bir eli oynaşta, bir eli işte...
Yüreğimi hızlandıran bakışları,
öğle sıcağı gibi yakışları.
Bazen çekip gideyim diyorum da, İbrahim,
kendi kendime.
Bilmediğim bir yerlere.
Kendime söz geçiremiyorum.

Ha sahi, desen ki: Hani gidecektin?
Yalvarsa da dönmeyecektin.
“Samimiyet nerede?”
Son yazdığı notun... satırında mı?
Çektiğin acılar hatırında mı?
Erkekliğin hepsi bu kadar mı?
Ben onun gözlerinde buldum sevgiyi, İbrahim,
sözlerine bakmam.
Umut fakirin ekmeği,
kafama takmam.
Eski bir romanın sayfaları arasında...
Gül yaprağı gibi, mahzun ve kurumuş.
Sevgimi mazide bırakmam.
Bırakamam.
Bazen çekip gideyim diyorum da, İbrahim, kendi
kendime.
Bilmediğim bir yerlere...
Ne desem bilmiyorum.

En iyisi mi otur oturduğun yerde.
Müptelasıyım herhâlde.
Ya da alın yazım, yazgım, kaderim.
Nasıl bırakıp gideyim,
İbrahim?

Yılmaz Tizgöl
Moskova
28.08.2023
üstadısani
üstadısani, @ustadisani
13.9.2026 14:44:15
5 puan verdi
O yüzden denir ya: "iyi günde, kötü günde..."
Paylaş
YAZI KÜNYE
Tarih:
13.9.2026 14:42:35
Beğeni:
10
Okunma:
132
Yorum:
4
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL