2
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
30
Okunma
Bugün kendime bir kez daha şunu hatırlattım: "Eleştiri yapmak çok kolay, zor olan empati kurmak."
Bir insanın davranışını dişarıdan izleyip hemen yorumlamak çoğu zaman, onun yașadıklarını anlamaya çalışmaktan daha kolay geliyor.
Ben de bazen bilmediğim hikâyelerin üzerine hızlı hükümler kurabildiğimi fark ediyorum.
Oysa herkesin görünmeyen bir yükü, anlatmadığı bir nedeni, kendi içinde verdiği bir mücadelesi olabilir. Birini yargılamadan önce durup onun yerinde olmayı denemek, cevabı hemen bulmaktan daha değerli geliyor bana.
Empati, haklı çıkma isteğimi biraz olsun geride bırakıp karşımdaki insanı gerçekten duymaya çalışmak demek.
Insanları anlamaya çalışmak, yaptıkları her şeyi onaylamak anlamına gelmiyor. Sadece kendi bakıs açımın tek gerçek olmadığını kabul etmeyi gerektiriyor.
Bunu hatırladığımda öfkemi ve peşin yargılarımı biraz daha sakin bir meraka dönüştürebiliyorum.
Belki de daha anlayışlı biri olmak, büyük sözlerden çok küçük duraklamalarla mümkün: Hemen cevap vermemek, dinlemek ve bilmediğim seyler olduğunu kabul etmek.
Bugün kendime, eleştiriden önce anlamayı; hüküm vermeden önce insanı görmeyi seçmek istediğimi yazıyorum.(Günlük, 1 eylül 2026 )GK
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.