0
Yorum
4
Beğeni
0,0
Puan
89
Okunma
Sigorta hastanesi lojmanındaki paslı tahterevallinin üstüne konan bir kelebek... Kanatları sarılı, kahveli, kızıllı; antenleri narin ve hassas. Bakarken göğe, heybetli ve asi. Esen rüzgarın küfürleri bir adım bile geri itmiyor yalnız bedenini.
Karahindibanın tohumları yayılıyor, çocukların ıslıkları ile ve kumrular kaldırıyor gagalarını. Hava açık, günlük güneşlik ama yerler ıslak. Tez ve kısa bir yağmur atmış semaya kaldırılan avuçlara. Avuçları nur ile dolan ihtiyar sürmüyor yüzüne, savuruyor esmere.
Kanatları ıslandı kelebeğin, ürkek ve panik. Korkuyor, hatta titriyor. Islak renk cümbüşü kurudukça kartlaşacak, yapışacak, solacak, büzülecek. Ola ola çirkinlik, ola ola eksiklik kalacak. Ne uçabilecek ne de uçurabilecek. Kimsesiz, bir başına ve eylemsiz.
Tahterevalli üzerinde, feleğin kamburundaki kelebek; kimsesiz, bir başına ve sevgisiz.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.