Yenilgileri kullanırsan zafere dönüşürler. (otto von bismarck)
Su dem
Su dem

Dengi Dengine

Yorum

Dengi Dengine

7

Yorum

23

Beğeni

0,0

Puan

169

Okunma

Okuduğunuz yazı 3.3.2026 tarihinde günün yazısı olarak seçilmiştir.

Dengi Dengine

İnsanlar arasında, özellikle de eşler ile ilgili; kıyas yapmam...Yapanlardan da pek hoşlanmam...yakın arkadaşlar, özellikle de eşler zamanla birbirinin versiyonu olup çıkarlar zaten.

Kul kaderini yaşar derler ya hani... Ben de karşılaştığım üç olayda kul kaderini yaşar deyiverdim... İster zengin ol ister fakir ya da çok güzel yahut çirkin... Kısmetin bu kriterlere hiç bakmadan ayaklarına serilebiliyor...Ya da tüm olumlu özelliklerle donatılmış olsan da ne sevgi ne şans faktörü bazen yanına yakınına bile uğramayabiliyor...

Tesadüfen denk geldiğim genç çift... Belki boş bakıyordum, kendilerine bakıyorum zannettiler, bilemiyorum... Yanıma sokuldular.. Delikanlı sıkıntısını döktü derhal, çevreyi eleştirdi, boğazım ağrıyor dedi... Benden ablaca ilgi bekledi sanırım... Hiç tanımadığım, bilinçli göz teması bile kurmadan bu pata küte samimiyet garibime gitti...Elinden tuttuğu ve oldukça hoş ve modern görünen; nişanlısı ya da eşi olduğunu tahmin ettiğim genç bayan şaşkın gözlerle kendisine bakarken o sitemlerine devam etti... Delikanlı fiziksel özellikleri bir yana, tuhaf sitemleri ile de enteresandı...Kızımız öyle masum, kıyafeti üzerine öyle yaraşmış ki, yüzü düzgün, endamı, zarafeti yerli yerinde.. Kişi ve olayların iç dinamiklerini bilemeyiz elbette...
Fakat
ilk o gün demiştim içimden, ’’kader işte’’..

Aradan geçen zamanda, bir kez daha dedim... Çalışma ortamında kendisiyle merhabalaştığımız... Bilgisi, görgüsü, konuşması, giyimi, hal ve hareketi ile saygı uyandıran beyefendi ağabeyimize bir arkadaşımızla yolda tesadüf ettiğimizde..
Selam verip hal hatır soracaktık ki aniden bir kadın, araya girip elini uzattı ve direkt ’’ben eşiyim’’ dedi...Kadına baktım, gülümsedim aynı iş yerinden arkadaşları olduğumuzu, kendisine bir büyüğümüz olarak duyduğumuz saygıyı, hürmeti ve yolda görünce de ağabeyimize selam verip hal hatır sorduğumuzu bu arada yengemizi tanıdığımıza da memnun olduğumuzu söyledim...
Bir kez de o gün dedim...Kader işte...

En son, bir tanıdığımın yaralı geçmişini dinlediğimde de dedim... ah kader, ah!...

Ailesinin zorlamasıyla nişanlandığını, daha yakından tanışmak amaçlı gezintiye çıktıklarında çevrede gördükleri ’’insanlara hava atalım’’ diyen nişanlısının, kolundan çekiştirdiğini... Sözünün tesir etmediği, frekanslarının uymadığı, kendisinin de uyum, geçim odaklı olduğundan yollarını ayıramayıp bu duyarsızlığa ya da önceliklerinin farklı oluşuna için için üzüldüğünü anlatmıştı...

’’Kader işte’’ dediğim ve herkese dengi dengine birliktelikler dilediğim o gün dilimden dökülüverdi aşağıdaki sözler...

’’Hayatta hiç kimseyle
birilerine hava atmadım
çalım satmadım
takıp koluna
hava atmalar da(!) neyin nesi?
anlaşmalar mı yapıldı
görmeden görüşmeden
bu saçmalıklara zorlamakta neyin nesi?
şimdi zihnimde davetlik bakır kazan
kulaklarım zonkluyor
konu mankeni yüreğime
sindirilmiş serçe
anlaşılmadığım her an ölüyorum’’

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Dengi dengine Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Dengi dengine yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Dengi Dengine yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
İsimsizsiir
İsimsizsiir, @isimsizsiir1
4.3.2026 16:33:09
"Kader işte" diyecek pek birşey bırakmıyor insana ama siz güzel gözlemlemişsiniz tebrik ederim güzel bir yazı okudum...
erbensalim
erbensalim, @erbensalim
4.3.2026 14:33:11
Dengi Dengine' yazınızda hayatın o en tuhaf şakalarını, yani dışarıdan 'hiç uymamışlar' dediğimiz ama kaderin yan yana getirdiği insanları çok naif bir dille anlatmışsınız. Kibar bir beyefendinin yanındaki 'ben eşiyim' diye elini uzatan hırçın tavır veya zarafet dolu bir kızın yanındaki o sitemkâr delikanlı... Her bir örnekte 'kader' kavramının insana nasıl 'ters köşe' yaptığını bir fotoğraf karesi berraklığında sunmuşsunuz. Gözlemlerinizdeki o 'ablaca' nezaket, metne çok samimi bir derinlik katmış. Kaleminize sağlık."
Kul Yorgun
Kul Yorgun, @kulyorgun
4.3.2026 09:29:36


Bu yazı, atasözlerini yeniden yazanlardan. “Dengi dengine”yi alıp, onunla dalga geçen değil, onun acısını yaşayan birine dönüştürmüşsün. Kalemine kuvvet, o içindeki sızıyı dökmeye devam et. Belki bir gün biri okur da “ben de ölüyorum her anlaşılmadığım anda” der, ve o an yalnızlığın biraz azalır.

Yazdıklarınla kalplerde iz bırakıyorsun. Devam...
🙏☕✍️
Etkili Yorum
YEŞİLIRMAK
YEŞİLIRMAK, @yesilirmak1
4.3.2026 09:12:10
Anlattıklarınızda çok derin bir gözlem gücü ve biraz da hayatın o açıklanamaz döngülerine karşı duyulan bir kabulleniş var. İnsan ilişkilerindeki o "denksizlik" ya da dışarıdan bakıldığında "nasıl olur?" dedirten eşleşmeler, aslında hayatın en büyük gizemlerinden biri.
​Sizin de dediğiniz gibi, bazen ne güzellik ne de donanım, mutluluğun ya da doğru eşleşmenin garantisi olabiliyor.
​Hayatın "Kader" Dediğimiz Ritmi
​Gözlemlerinizde üç farklı portre çizmişsiniz ve üçü de aslında aynı kapıya çıkıyor: Gönül ve kader terazisi, mantığın terazisiyle her zaman aynı tartmıyor.
​Zıtların Çekimi (veya İtimi): O genç çiftteki dengesizlik aslında bir "iletişim kazası" gibi duruyor. Modern ve zarif bir kadının yanında, nezaket kurallarını aşan bir samimiyet kurmaya çalışan o genç adam... Dışarıdan bakınca "yakışmamışlar" diyoruz ama o bağın içinde bizim göremediğimiz hangi eksiklik ya da mecburiyet tamamlanıyor, bilinmez.
​ Saygı duyduğunuz o beyefendinin eşiyle karşılaşmanız, bir insanın kamusal kimliği ile özel hayatındaki tercihlerinin ne kadar farklı olabileceğini gösteriyor. Bazen çok donanımlı insanlar, hayatlarının geri kalanında kendilerini hiç yormayacak ya da bambaşka bir enerjiyle domine edecek karakterlere çekilebiliyorlar.
​Tanıdığınızın hikayesi ise meselenin en hüzünlü kısmı. Kaderin bazen "seçim" değil, "maruz kalmak" olduğu o anlar... İnsanın "konu mankeni" gibi hissetmesi, ruhunun o beraberliğe ait olmadığını bilmesi en ağır yüklerden biri.
​Yazdığınız dizeler, aslında o sessiz çığlığın bir özeti gibi:
​"konu mankeni yüreğime / sindirilmiş serçe / anlaşılmadığım her an ölüyorum"
​Bu mısralar, sadece o tanıdığınızın değil, dünyada pek çok insanın yaşadığı "uyumsuzluğun" estetik bir ifadesi olmuş. Bir insanın kolunda aksesuar gibi taşınması ama ruhunun o kolun sahibine kilometrelerce uzak olması... "Anlaşılmadığım her an ölüyorum" vurgusu, bir ilişkideki en büyük eksikliğin fiziksel uyum değil, ruhsal frekans olduğunu çok net anlatıyor.
​Kıyas yapmamanız çok asil bir duruş. Çünkü dışarıdan gördüğümüz o "manzara", aslında içerideki "yangını" ya da "huzuru" her zaman yansıtmıyor. Sizin "Kader işte" deyişiniz, aslında bu dünya karmaşasına karşı geliştirdiğiniz zarif bir kalkan gibi.
​İnsanlar zamanla birbirinin versiyonu olur derler ya; umalım ki o zarif ruhlar, yanlarındaki kaba ya da duyarsız ruhlara benzemek yerine, onları biraz olsun kendi zarafetlerine çekebilsinler.
Tebrikler kutlarım KALEMİNİ şaire bacım
ŞuLeCannn
ŞuLeCannn, @sulecannn
4.3.2026 02:05:01
"Denk", ya da "deng" olarak okuduğumuz denklik yani yüklerin -eşit olması- mevzusunu tarihte Yusuf suresinde okumuştum. Yusuf peygamber kardeşi Bünyamin'i alıkoymak istediğinde saraydaki görevlilerden kardeşlerinin yüküne sarayın su kupasının konulmasını emretmişti. Bünyamin de Yusuf da ağabeylerinden, cevr, zulüm ve kıskançlık görmüşlerdi ya da kıskançlığa itilmişlerdi bilemiyorum ama sonuç kötüydü ve bir kuyu hadisesi ve üvey kardeşlik hikayesi olarak aktarılmıştı bizlere tarihi olarak. Kardeşlikte de denklik, eşlerde de denklik önemliydi tabi ki. Tıpkı bir atın üstündeki heybe örneğindeki gibi yine. Atın sahibi heybenin iki gözünü de eşit doldurmalıydı ki at giderken dengesini kaybedip düşmesin. Evlilik olarak bakınca olaya kader demek biraz talihsizlik olmaz mı? Çünkü eğer denklik bir yükü birlikte taşımaksa her birey yükü birlikte taşıyacağı diğer kişiyi bilerek ve isteyerek seçer. Kimisi bunu seçerken fiziği önceler, kimisi de yaşanmışlıkları, ortaklıkları, bakış açısını vs... Ta ki yola çıkılır ve bir bakarsınız ki o yük birlikte taşınmıyordur, birisi insan birisi at ya da eşek olmuştur ve denge bozulmuştur. İşte burada ise çatlaklar başlar, kimisi o yükü taşımaya razı olur kimi at ya da eşek ise ki; sözüm meclisten dışarı yolda çatlar ve artık yükünü götüremez.

Sizin gözlemlerinize katılıyorum lakin tercihlerimizin asla bir kader olduğunu düşünmüyorum. Birey olarak oturup düşününce şöyle bir sonuç çıkıyor benim indimde. Bu adamı, bu kadını ben, sen, o, biz seçtik. Önceliğimiz hepimizin farklıydı. Ama bu yükü taşımak ya da taşımamak yine bizim tercihimiz. Denge burada da bireye göre tezahür ediyor. Kimisi bu dengesizliği görmezden gelip yoluna devam ediyor kimisi de yeni bir denge arayışına giriyor.

Çok vurucu, kısa ama gözleme dayalı, derinlikli psikolojik örnekler sunmuşsunuz sevgili yazar su dem. Gerçekten okuyana deneyim katmış yazınız. En içten tebriklerimi bırakıyorum gitmeden. kaleminiz hep yazsın. Sevgiler, selamlar, dua ile.
direniş
direniş, @direnis
4.3.2026 01:37:50
Tebrik ederim.
Muhteşem bir yazı yalın Türkçesiyle
Bi solukta okudum
Seçkin kuruluna teşekkürler bu güzel yazı güne seçtiği için
Nice eserlere
Saygılar selamlar yüreğinize
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
ÜYELİK GİRİŞİ

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL