1
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
57
Okunma
Bugün, üstüme ağır ağır açılan bir roman gibiydi gün
Yollar ıslakti caddede trafik ağır ağır akıyor, lastik sesleri suya karışıyordu...
Masada ciğdem ellerini kenetlemiş
Isaret parmaklariyla burnunun ucunu kıstırmış
Bir sey düşünüyor ve düşündüğü masaya sığmıyor gibi
Ben, sabah mahmuru tebessumle
simitleri kesiyorum gelisiguzel ..
Tabak tanzimi dengeli.olmayinca
Kendinden kesen esnaf ruhu gibi tamamlıyorum.
Ne çabuk geçiyor artık saatler ..
Diyor ciğdem
Ne cabuk geldi haftanın üyesi persembe ..
Sorsan bence o da diyordur
Ne çabuk geldi.cuma ..
Havada sandık kokusu beraberinde
Kız tavlası günlerini getiriyor aklıma
diyorum hatirladinmi bir bakışın, bir gülüşün, ve çaya beklerim’in o günlerini
Şimdi o cümleler tezgah aralarında asılı kalmış gibi kumaş rulolarinın arasında ölçü bantının kıvrımında...
Kapalıçarşı yolları
.erken açılmış ışıklar dar yollar sarı bir sabırla aydınlanan
Her dükkan kendi sabahını yaşardı
Birinde çay demlenir,
Birinde kilit açilır,
Birinde hesap yapılır..
Kumaş kokusu dolaşir dar yollarinda
Pamuk, yün biraz naftalin,
Havadaki bu yaş ağaç kokysu isine karısırlen şehrin.o.eski gelinlikler aceleyle dikilmiş bayram elbiseleri..
Getiriyor aklima
Çiğdem saliha ablayı anlatırken
Eviniçinden tutup üçümüzü götüruyor
Eminönüne
Tezgahın kenarında unutulmuş bir düğme,
Bir çay bardağında yarım kalmış buhar
Ve yüzünde halada şaşırmayı unutmamış esnafla.
Nasil gülduğümuzu hatirladınmi
Diyor
Unutmak mümkünmü
Koluna yapismis düğme ile anlatiyordu satıcı
Ve biz dugmenin ordan hiç düşmemesine ne cok gülmüştük
Sabahın alnında güneş gibi doğan dükkanlar heyecanla çarpan kalpler kot sevinci lewis Wrangler lee heyecani.ile giderdik..
Henüz kepenklerin yarısı uykudayken,kotcularin vitrini çoktan ayakta..olurdu
Camın arkasında dimdik duran kotlar, asker gibi
sert, hazır, ve de s’essizdi
Işık kumaşa vurur vurmaz derinleşirdi mavisi
O mavi… deniz değill gökyüzü değill.
daha çok yola düşmenin, diz çökmenin rengi.
Pantolon paçalarında eski kovboy filmlerinin tozu vardi sanki
pantolonlar diz yapmaya hazir hani..
İçerideki askılar düzenli, ölçülü
Batı disiplimi doğu kalabalığı arasında.
Dükkan sahibi sabah çayını yudumlar ara ara
kotun belini düzeltip
sanki bir insanın omzunu tutar gibi.
Titretir
Aşkla yapılan iş böyle bir şey
Cansız olana da hal verircesine
Sokaktan geçenler baksam mi
sorusunu sessizce sorar kendine.
Wrangler cevap vermez
bekler sadece
Çünkü bazı dükkanlar satış yapmazdı
karakter seçtirir..
Eminönü uyanırkem
martılar bağırır, simitçiler seslenir
dar sokaklar kumaş ve demir kokardi.
Sabahın alnında bir güneş gibi,
günün geri kalanına dayanacak bir omurga bırakıarak geride.
Bugün bu kokuyu neden duyduk
yoksa bir araya gelince geçmise yaklaştık
kalabalıklar azalınca sesler çekilince
hatıralar daha net duyuluyor ya...
5.0
100% (1)