aynur soysal kumcu
76 şiiri ve 22 yazısı kayıtlı Takip Et

Edebiyat yapmak...



Edebıyat ne demek? Onu oluşturmak içine düştüğümüz kaos her yerde okuduğum şiir öldümü ?Sözleri edebıyat nereye koşuyor yazar kimdir?Nasıl ve niye yazmak kaos..Yazmazsam çıldırırdım nidaları varda ah okumasam çıldırırdım nıdaları nerde...Şiirin ihtıyacı olan ne ? Edebiyatın neresındeyız..poetık yada ideoljik sayfanın hangi yanındayız.Edebıyat kurmaca ise şiir insan değilmidir?..Yazarlara mektup yazsam cevap ne olurdu yazdığım her mısra kırmızı kalemle çizik olur geri dönermiydi..Yorum yazmak kadar değer görürmüydü.Edebiyat nedir? Sanat nedir? Orhan Pamuk bizden öndemi onu yakalamak gereklımı..Şiir Kaos Sanat Kaos Edebıyat kısır döngunun içinde bir kaç yazarın elindemi dönuyor..Popılerızm kımım ellerinde şekillenıyor..Eski tüfeklerin sanata ve yazara bakışları şimdiki devırde olsaydı ne yazarlardı o çok değer verılen yorumlara..bilgisi olmayan farkında olmadan şekici davrananlar,konu hakkında bilgisi olup da salağa yatanlar,taklıtçilik,inkar, ideal edebıyat nedir..Aydın kımse kımdır? Yazarken bağımsız olmak nedir ?Hatalarıyla eksıklılklerıyle ben çalakalem karalarken kim farkeder beni..Konuşmak yazmak dil ,dil üstü çalışma yaratıcı edebıyatda bır hacim kazanmak mümkünmü var mı öyle bır ortam.Ümitsizliğim bana karşımı edebıyata karşımı okurken geçmiş yazarları yenılerden tat almamaK benım eksikliğim mi yokmu bakış açısı şimdikilerin .Edebıyat içimde ama kalemımın ucuna düşmedi daha..

Beğen

aynur soysal kumcu
Kayıt Tarihi:6 Mart 2007 Salı 11:16:23

EDEBİYAT YAPMAK... YAZISI'NA YORUM YAP
"EDEBİYAT YAPMAK..." başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
kaya degirmen
13 Mart 2007 Salı 23:18:30
Edebiyat, sadece, insanın kendisini ve konuları ifade edebilme eylemi değil, o ifadelerin algılanışının da ifadesi gibi geliyor bana. Eski yeni ayrımı yapmaksızın, her dönemde, içerikle estetiğin iç içe geçtiği, birinin diğerinden ayırılamadığı, maddenin olduğu kadar duyguların da işe karıştığı, çeşitli biçimleri olan bir gerçeklik... Konuyu uzmanından öğrenmek ve onları dinlemek gerektiğini düşünüyorum. Aynur hocam hedefi onikiden vurdu. Konuya balıklama atlamamak gerektiğne inanıyorum. Zorlandığım ve boyumu aşan bir konu. saygılar sunuyorum.

Cevap Yaz
demirhan mahmut
8 Mart 2007 Perşembe 22:49:25
kaleminiz daim olsun..
saygımla...


demirhan mahmut tarafından 3/8/2007 11:12:46 PM zamanında düzenlenmiştir.

Cevap Yaz
yasemin karahan
8 Mart 2007 Perşembe 13:29:26
Tebrik ederim... Sevgilerimle

Cevap Yaz
drgollom
8 Mart 2007 Perşembe 09:29:46
düşündürücü

kemal pişmişoğlu

Cevap Yaz
DemAN
7 Mart 2007 Çarşamba 18:08:55
Edebiyat yaparken de imla, yazım hataları yapmamaya çalışmakta çok önemlidir.

Sevgili Aynur Hanımın güzel bir konuya değindiği için teşekkür ediyorum ama imla ve yazım hatalarını bu deneme de gözüme çarptı. Ve çok kimselerden görüyoruz maalasef.

İmla ve yazım hatalarında yanlış okuma ve yanlış algılamar olur şiiri yazı gibi, yazıyı şiir gibi okur gideriz.

En sık, sık rastladığım hatalardan bir kaçı virgülden sonra bir boşluk bırakılmaması, noktalamalardan sonra büyük harfin gelmemesi ve üç nokta kural iken hep iki nokta bırakılması ... Ama bazen olur ki böyle hatalar bir, iki müstesnadır.

Ve burada Sevgili Aynur hanımın denemesinde (yazısısı) vesile oldu ki çok güzel bir edebiyat açıklamaları oldu, yazar arkadaşlarımızdan çok güzel yorumlar ve bilgilendirmeler oldu.

Burada herkese teşekkür ettiğimi belirtmek isterim.
Kusur ola afola...


Saygılarımla

Cevap Yaz
arixar
7 Mart 2007 Çarşamba 01:10:02
edebiyat sayfasında olmamıza ragmen,ilk defa bu anlamda bir yazı ve yine ilk defa bu kadar edebiyat hakkında teknik yorum içeren yorumlar okudum.jahov kardeşim e özellikle tşk ediyorum.aynur hocam harikasınız bu konuyu işlediniz.sayenizde buradan edebiyat adına birşeyler aldık.orhan pamuk beyin odül töreninde yaptıgı konuşma metnini bilmiyorum okudunuzmu.ben okudum,hemde hiç sözlüge bakmadan.evimizin dilinde konuşmuş hemde orada.ne bir osmanlıca var nede bir latince kelime var içinde,gıyabındada olsa sevgili orhan pamuga burdan sevgilerimi gönderiyorum.

Cevap Yaz
prenses
7 Mart 2007 Çarşamba 00:52:34
hocam konu seçiminizden ötürü sizi kutlarım
ben edebiyatın güzellik olduğunu düşünüyorum
gerçekle hayalleri birleştirmek,süslemek birazcık da...
ama içinden geldiği gibi saf olarak.işte bu yönüyle de edebiyat herşeyden ayrılıp insanın özü oluyor kanaatimce ve taklit edilemeyişi de bundandır bence
saygılarımla efendim...

Cevap Yaz
nerio
6 Mart 2007 Salı 15:19:21
İyi yapmışsınız efendim... Çok iyi ... Tam da yeri...

Yukarıda verdiğiniz teorik bilgilerin yetenekle harmandalandığını düşünürsek, tadına doyum olmaz derim...

Dimağınıza sağlık efendim...

Saygı ile...

Cevap Yaz
jahov
6 Mart 2007 Salı 15:02:48
Edebiyat:

Edebiyat ya da yazın, sözel yolla ya da yazı aracılığıyla düşünce ve duyguları anlatma sanatıdır. Edebiyat sözcüğü arapça edeb kökünden gelir. Edep iyi ahlak terbiye görgü anlamında kullanılır.

Okuyanlara estetik (sanatsal) bir doyum sağlamak amacıyla yazılmış, ya da böyle bir amacı olmasa bile biçimsel ve içeriksel özellikleriyle bu düzeye ulaşabilen bütün yazılı eserlere edebiyat denir. Edebiyat bir anlatım biçimidir. Düşünce ve duyguları güzel ve etkili bir biçimde anlatma sanatı olarak da tanımlanabilir. Herhangi bir metnin edebiyat eseri sayılabilmesi için sanatsal değerler taşıması gerekir.

* Edebiyat Türleri

Edebiyat türlerini önce ikiye ayırmak mümkündür. Birincisi nazım, ikincisi nesirdir. Nazım belli bir ölçü ve kalıp esas alınarak üretilmiş edebi ürünlerdir. Ya da kısaca bütün şiir ve şiirler metinlerdir. Hece vezni gibi belli bir kalıp ve ölçü kaygısı güdülerek yazılır. Nesir ise serbest, ölçüsüz düz yazıdır. Nazım genel olarak bütün şiir türlerini kapsar. Nesir ise edebiyatın şiir dışındaki tüm biçimlerini. Roman, öykü, tiyatro, deneme gibi.

Nazım
Şiir
Destan
Ağıt
Mesnevi
Eleji
Nesir

*Edebiyat akımı

Belli bir tarihsel süreçte edebiyatı, tür ve yazarın milliyeti bakımından herhangi bir ayrım olmadan şekilsel ve içeriksel olarak etkileyen belli üslup, duygu ve düşünce dizisine edebiyat akımı veya edebi akım denir.

Edebi akımlarının gelişimine bakıldığında, bu akımların salt yazına özgü olmadığı genel, bir sanat akımı olarak başlayıp geliştikleri görülür. Üstelik hemen hepsi, genelde doğdukları çağın toplumsal yapısının, bu yapıya bağlı düşünüş biçiminin, ideolojinin ürünüdürler. Çağın felsefesinin sanat üzerindeki etkisi akım olarak ortaya çıkar ve bütün sanat türlerinde ortak özellikler çevresinde gelişir.

Rauf Mutluay’ın tanımı bu açıdan önemlidir: "... Toplumsal düzenin ve onun değişiminin bir gereği olarak, dünya görüşü ve sanat anlayışı bakımından birleşen kişilerin, eserleriyle ortaya koydukları ve sürdürdükleri ilkelerin toplamından doğan tutarlılığa bir edebiyat akımı denir."


* Dünyada Belli Başlı Edebi Akımlar
Klasizm
Romantizm (coşumculuk)
Parnasizm (betimselcilik - yalnızca şiirde)
Natüralizm (doğalcılık)
Sembolizm (simgecilik)
İdealizm (ünanimizm)
Realizm (gerçekçilik)
Fütürizm (gelecekçilik)
Dadaizm
Sürrealizm (gerçeküstücülük)
Letrizm (harfçilik)
Egzistansiyalizm (varoluşçuluk)
Personalizm (kişilikçilik

*bunlari izninizle buraya yazdim ki
burasinin bir edebiyat sitesi oldugunu düsünürsek
nelere dikkat etmemiz gerektigini bilelim diye

saygilarimla

Cevap Yaz
nerio
6 Mart 2007 Salı 14:58:28
Bir kere bu eskiler lafını sevmiyorum... Tarihte isim olarak öne çıkmış veya ekol olmuş hiç bir isim eskiye bağlı kalmamıştır... Hep yeni arayışlar içinde olmuştur.

Simdiki yazanlar da... Çok kötü olanları yani yeteneksizleri kastetmiyorum... Yeni arayışlar içindeler.. Onları eskinin kurallarına göre değerlendiremeyiz. Daha doğrusu değerlendirmemeliyiz. Zaman onları da gerektiği yerlere oturtacaktır.


Eskiler ne güzeldi... Bu laf beni çok rahatsız ediyor işte.. Güzellikler zaman içinde ayıklanıp hakettiği yere oturur...

Ayrıca eskiden de kötü yazanlar vardı... Ve zaman onları ayıkladı... Paniğe gerek yok... Kötüler olacak ki, iyilerin kıymeti bilinsin... Zaman onları silecektir...

Bu arada edebiyat bilgisinden yoksunluk yeteneği gölgeler.. Bilgisiz yetenek hep sönüktür... Bilgi şart..

Bir de usta-çırak ilişkisi elbette. Bu sözüm de ustalara...

Bu arada soru eklerini ayrı yazarsanız ve noktalamalardan sonra büyük herfle başlarsanız daha doğru olur diyorum... İki nokta değil, üç nokta... Ve lütfen noktalama işaretlerinden sonra boşluk bırakınız...

Tesbitlerim tamamen iyi niyetlidir, ama ben bunu anlayacağınızı biliyorum:))

Sevgi ve saygıyla...





Cevap Yaz
jahov
6 Mart 2007 Salı 14:02:59
ayzi bölümünde iyi bir baslik
umarim herkes okuyabilir
ve umarim herkes bir an düsünür
ve yine umarim herkes
yine baska yerlerden konuyu gecistirmeye calismaz

ben fikrimi söyleyeyim
bence edebiyat sahsi bir ego alani degildir
ve ben sevdim sizde sevin hic degildir
derinlik ve kurgusuz siiryada yazilarda edebi eser degildir

saygilar
ve teskkürler


Cevap Yaz
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.