Ata Kızı
65 şiiri ve 6 yazısı kayıtlı Takip Et

Başkalarının aklına endeksli beyinler.



Hayatımız boyunca tam anlamıyla birey olarak özgürce kararlar alıp bu kararları ne kadar uygulayabildik?
Gölgelerle yaşamaktansa tökezlenip düşe kalka yol almayı seçenler kendilerini bulmakla kalmayıp etraflarına da yararlı insanlar oldular.
Ya diğerleri?
Annelerinin, babalarının, eşlerinin gölgesinde yaşayan insanlar.
Doğru kararlar veremeyeceklerini düşünür ve hep onlara göre güçlü birilerinden yardım almadan yanlış yapacakları düşüncesi hakimdir.
Ve yalnız kalma ayrılma korkusuyla yanlış üstüne yanlış yapan insanlar.

Anne babalar dikkat!

“Bağımlı kişilik bozukluğu olan annelerin çocuklarında da aynı sorunla karşılaşılabiliyor. Genetik geçişin yanı sıra bağımlı anneler, çocuklarını yetiştirirken bu sorunu onlara da yüklüyor. Psikiyatrist Reşit Kükürt, aileleri çocuk yetiştirirken aşırı koruyucu ve uyarıcı olmamaları konusunda uyarıyor. Çocukların her hareketlerinde ve en ufak hatalarında uyarılmaları yerine doğruyu bulmaları için onlara zaman vermek gerektiğini belirten Kükürt, bu hatalı davranışa örnek olarak, oğluna okulda vuran çocuğu, okula gidip bizzat kendisi cezalandırmaya kalkan anneleri gösteriyor.“
Alıntı

Evlendim, yine olmadı

“Evlenmeden önce, ne zaman bir erkek arkadaşım olsa hayatımın diğer alanlarıyla ilişkimi kesiyor ve tüm ilgimi o kişiye veriyordum. İlişki bittiğinde ise haftalarca kendime gelemiyordum. Biten ilişkilere dayanamayacağımı anlayınca genç yaşta evlendim. Böylece artık terk edilmeyeceğimi ve hep mutlu olacağımı düşündüm, ancak evliliğim uzun sürmedi. Boşanınca kendimi büyük bir boşlukta buldum, kim olduğuna bakmadan sadece bir arkadaşım olsun diye birçok insanla çıktım. Hepsi tarafından da terk edildim. Sonunda bir arkadaşımın kolumdan sürükleyerek götürdüğü merkezde psikoterapi görmeye başladım. Yalnız kalmaya hala fazla dayanamıyorum, ama iyileşmeye başladığımı da hissediyorum.”
Alıntı

Bu, çok önemli psikolojik sorunu irdeleme fikrine neden kapıldım? Bir düşünür olarak aslında zincirleme tüm ülkeyi etkileyen bir durum olduğunu gördüğüm bağımlı kişilik bozukluklarında kişiler rahatlıkla toplum içerisinde her alanda çalışabildikleri düşünülürse onların birer yönetici olabilecekleri fikri de beni düşündürdü ve korkuttu. Düşünün, önemli ve toplumun genelini ilgilendiren bir konuda karar verecek ve bu karar imzalarla yıllarca o toplumu etkileyecek, konunun uzmanı olmayan sadece düz mantık ile düşünüp o kişiyi kararlarıyla etkileyen bir nevi kişinin sözünden çıkamayan bu yönetici, o kişinin sözüyle önemli kararları hayata geçirirse istemsiz de olsa o karar’ ı alırsa..!
Bu karar beldeyi, ili vs. Etkilemez mi?
Binlerce insan yıllarca haketmediği muameleye maruz kalmaz mı? Belki de bizim sorunumuzun toplum olarak temeli yanlış ve bilinçsiz yetiştirme tarzından kaynaklanıyordur.
Yetiştirdiğimiz nesil, özgür iradesiyle yaşamayı öğrenememiş bağımlı insanlar olabilir mi? Doğru eğitimi vermeye şu an başlasak bile toplumda düzenin iyileşip oturması en az elli yılımızı alacak. Peki ne yapılmalı? (Uzun vadede) Bir kere annelere de babalara da kişilik testlerinden sonra çocuk yapma yetkisi verilmeli. Anne ve baba nasıl olunur öğretilmeli..? (Kısa vadede)
Önemli kadrolara getirilecek insanların her şeyden önce psikolojik rahatsızlıklarının uzmanlar tarafından tam anlamıyla muayenesinin yapılması ve olumlu raporun öylesine değil gerçek ve sıkı denetimden sonra verilmesi.
Hatta siyasi yönetimlerde, mecliste birilerine temsil yetkisi verirken; (özellikle) psikolojik sağlığına bakılmalı bir milletin kaderi bağımlı kişilik bozukluğu veya daha ağır sorunları olanlara bırakılmamalı!..

Ülkelerin selameti, aydınlığı, müessir medeniyetler seviyesine ulaşması ancak sağlam çalışan beyinler ile olur.
Bir ülkenin yanlış kararlar ile yönetilmesi her birime ve her bilime sirayet eder. Birimlerin işleyişi bozulur. Tıpkı makinenin küçücük bir parçası ( pimi) kırıldığında çalışmadığı açıkça bilindiği gibi bu görüşte açıkça doğruluğunu kanıtlar.
Önce birimler, sonra bireyler etkilenmeye başlar toplumda psikolojik rahatsızlıklar, başta depresif bozukluklar ve buna bağlı intihar vakaları artar. Zincirleme etkilere sahip, bu kadar önemli bir alanın (psikoloji) şimdilerde endüstriyel alanlarda öneminin anlaşıldığı sevindirici bir gelişme olmakla birlikte. Henüz gerçekleştiremediğimiz yukarıda belirttiğim gibi, önemli alanlarda mutlaka psikiyatrinin, kitleleri yöneten birimlerde otoritesi olmalı ve kararlarında tıpkı yargıtaya tanınan haklar gibi. Hakları genişletilmiş kurul oluşturulmalı, ve bu kararlar ivedilikle alınmalı.

Ana Karakterler:
Anneler, babalar, eşler

Beğen

Ata Kızı
Kayıt Tarihi:23 Ocak 2023 Pazartesi 13:16:52

BAŞKALARıNıN AKLıNA ENDEKSLI BEYINLER. YAZISI'NA YORUM YAP
"Başkalarının aklına endeksli beyinler." başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
SİLÜET
25 Ocak 2023 Çarşamba 13:35:13
Üstünlük duygusu ve aşağılık kompleksi arasında sendeleyip duruyoruz cemiyet olarak. Batı karşısında yaşadığımız üç asırlık geri çekilişin bir sonucu bu. Bu geri çekiliş sadece cemiyet çapında değil fert özelinde de 'olduğumuz' ile 'olmak istediğimiz' arasındaki farkı git gide açtı. Bir yanımızla Batı karşısında kendimizi yetersiz, geri kalmış, bağnaz ve yobaz olarak tanımlayarak aşağılık duygumuzu açığa vuruyor, bir yanımızla da Batıya tepeden bakmaya devam ediyor, tuvaleti bizden öğrendiler, vb. yaklaşımlarla kibrimize yenik düşüyoruz. Aşağılık kompleksi ve kibir arasındaki bu gitgellerimiz hakikatimizi ve gerçek kapasitemizi gölgeliyor hatta ikincil ve yapay bir kişiliğimizin oluşmasına neden oluyor.

Rahmet Doğan Cüceloğlu "Güven duygusu hayatın sermayesidir." diyordu. Eğer bir fert ya da cemiyette güven duygusu içi dolu ve dozunda yaşanabiliyorsa, diğer bütün duygular da yerinde, zamanında ve dozunda ifade edilebilecek seviyede oluyor. Yaşanmaması halinde ise kibir başta olmak üzere haset, riya, öfke, nefret ve bencillik gibi duygularda artış ve kontrolsüzlük kaçınılmaz hale geliyor. Cemiyetteki gibi fertte de olduğu ile olmak istediği arasındaki fark gitgide açılıyor ve bir olunan gerçek kişilik, bir de çevreye sunulan ikincil ve yapay kişilik ortaya çıkıyor. Aile içi şiddetin başlıca nedenlerinden biri bu yapay kişilikte ortaya çıkan ve içerideki gerçek kişiliğin görünür hale gelmesine neden olan gedikleri kapatma çabasıdır.

Niyetiniz ve yaklaşımınız güzel olmakla birlikte söylediğiniz türden bir sistem kurulması pek mümkün değil gibi. Hem suistimale açık bir konu, hem de kim olduğu konusunda verecek cevabı olmayan ve yaşadığı asırlık travmalarına tepki olarak yapay kişilikler geliştirmiş bir toplum için çok ütopik. Ancak sizi anladığımı ve yaklaşımınızın dikkate değer oldugunu da belirtmemde fayda var.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Ata Kızı Yazının sahibi 25 Ocak 2023 Çarşamba 15:50:13
“bağnaz ve yobaz olarak tanımlayarak”
Biz kendimizi bu şekilde tanımlamıyoruz ki! Batı bizi öyle görüyor. Elbette ki toplumun geneline bağnazlığı, yobazlığı yaftalamamakla birlikte. Son zamanlarda gözlemledim kadarıyla çokta haksız sayılmazlar. Tarihe bakıldığında millet olarak asil bir geçmişimiz çok değerli de dilimiz var. Çok fazla da iktisatçı kimliğimle bir şeyler yazmak istemiyorum şu an. ( yazacak çok şey var)
Şunu sorgulamamız gerekiyor; biz yıllardır neden sürünüyoruz?
Psikososyal açıdan kısaca değerlendiğim ve aralarında çok boşluklar bıraktığım yazıyı doldurmaya kalksam günlerce sayfa sayfa yazmam gerekir. Farklı bir perspektiften bakmışsınız evet toplumda etkileri bireylerde dediğiniz gibi inkişaf eder.
Yobazlığa son örneği vereyim mi?
Altı yaşındaki çocuğun evlendirilmesine ne diyeceksiniz?
Hukuk düzgün işleseydi ve o ütopik hayalim gerçek olsaydı kuruldan geçebilir miydi? O işlemeyen hukuk kurallarındaki açıklara meydan veren akıl, gelebilir miydi karar merciine?
Ya da ütopik hayalim gerçek olsaydı, anne ve baba eğitimli olduğunda ahlaki değerler açısından da öğretilmez miydi onlara bir çocuğun gerdeğe giremeyeceği?
Ayrıca suistimal edilemeyecek kurallarla düzenlenmesi mümkünken.
Bazı insanların düşündüğünün tam tersini düşünüyorum.
Şöyle; sistemli disiplinlerin içinden çıkar bireysel hakların gerçek özgürlüğü.
Disiplinler sadece otoriter sistemlerde olmaz, demokrasi başlı başına etik ve disiplinli bir yönetim biçimidir. Benim için etik olan doğrudur.
Sosyal açıdan, ahlaki değer kişinin genetik yapısında olduğu kadar yaşamı boyunca öğrenilebilir ve öğretilebilir olduğunu da biliyoruz.
Bunun için devlet eliyle kurullar kurulup etik ve ahlak yasaları öğretilebilir, çünkü insan öğrenerek gelişir. işte o zaman hukuk açısından cezalandırmalar azalacak, bilinçsizce suç işleyen insanlardan ziyade bilinçli ve gerçek suçlular İçin hukuk yasaları çalışacak,
Hapishanede tutsak insanların çoğu cehaletten oradadır.
Sayın @silüet bana bunları yazdıran kısıtlı da olsa açıklama fırsatı veren yorumunuz için size çok teşekkür ederim.

Saygılarımla...

laf ebesi
25 Ocak 2023 Çarşamba 12:30:26
benim bildiğim medeni ülkelerde yargı hukukun üstünlüğü ve adaleti sağlamak için kurulur, hatta psikiyatri otoritesi kurulması da mükemmel bir fikir. neden uç örneklerle saptırılmak istendiğini de hiç anlayamadım doğrusu.

yazı başından itibaren insanlarda yaşanan psikolojik rahatsızlıkların özellikle de çok yaygın olan bağımlı kişilikler ile ilgili örnekler vererek başlayıp, yapılması gereken uygulamalarla bitirmiş, çelişki de ne yazının içinde ne de anlatılmak istenen sosyal ve psikolojik anlamda ben göremedim.

güzel bir yazı olmuş eleştirilere biraz daha ılımlı cevaplar verip değerlendirin çok fazla takılmadan yola devam diyorum Ata Kızı.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Ata Kızı Yazının sahibi 25 Ocak 2023 Çarşamba 12:36:42
Tavsiyeleriniz dikkate alınmıştır teşekkür ederim 🙏
Ata Kızı Yazının sahibi
24 Ocak 2023 Salı 21:46:48
...

Ata Kızı tarafından 24.1.2023 22:45:33 zamanında düzenlenmiştir.

Ata Kızı tarafından 24.1.2023 22:46:03 zamanında düzenlenmiştir.

Cevap Yaz
Yinsani
24 Ocak 2023 Salı 21:26:37
merhabalar efendim,
uyumsuz ve korkusuz film serisi var idi, yazınızı okuduktan sonra tekrar o filmleri izleme isteği hissettim. psikolojik faşizm ile psikolojik komünizm yansımasının üstüne biraz da narsistlik sosu dökülerek kılavye alınmış harika bir yazı idi. insanlara başka türlü anlatılamazdı gerçekler.

yargı cuntasından sonra en kısa zamanda psikiyatr cuntası kurularak ülkemizin her ferdi toplanmalı ve muasır medeniyete uygun hale getirilmek üzere fert fert toplama kamplarında yaş cins bölge din iman hatta gözrengi vb vslerine göre ayrılarak mükemmel insanlar meydana getirilmeli ve yeniden topluma kazandırılmalı...

eksik olmayın
saygılarımla...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Ata Kızı Yazının sahibi 24 Ocak 2023 Salı 21:48:23
Şimdinin i mgeleri bir gün gerçek olacak attığınız ironik taşlar bumerang misali dönüp sizi vuracak.

Siz de eksik olmayın🙏
KUSHİM
24 Ocak 2023 Salı 11:03:08
İnsan mekanik bir varlık değildir....nokta.
Yazı baştan sona çelişkili ve dengesiz....nokta.
Aşağıda yerinde bir eleştiri yapılmış, cevap agresif...nokta.

3 cevap yazılmış Cevap Yaz


Ata Kızı Yazının sahibi 24 Ocak 2023 Salı 11:39:32
Bir kere düşünceniz ne olursa olsun
Birine eleştiri ya da bir şey söyleyecekseniz önce selam vermek gerekir.
Olabilir hiçbir teorinin %100 doğru olduğunu iddia edemezken düşüncemi size savunmaya hiç niyetim yok. elbette ki karşı görüşler olacak. Ama, bunlar belli saygı çerçevesinde olur değil mi?
İnsan mekanik bir varlık olmadığı İçin kararlarında kendi aklıyla hareket etmesi gerektiğini vurguladım•
He, “diğerleri” her zaman ötekileştirme anlamında kullanılmaz•
Eleştiri de böyle yapılmaz•
Ayrıca yazıda bana göre çelişki yok.
Bir iddiada bulunuyorsanız altını dolduracaksınız•
Tartışmak için bile üsluba dikkat edeceksiniz•
Bir de yazının başlığını başkalarından etkilenip hiç fikir sahibi olmadığı birine diş bileyen insanlara atıf ediyorum.
KUSHİM 24 Ocak 2023 Salı 12:00:46
Vav!..
Selamün aleyküm! Oldu mu...

Söyle kitabın neresinden konuşalım. Hitler Gestapo' sunun, yetimhanede ki çocukları alıp, çok eğitimli kültürlü gestapo subaylarının yanına verip Himler ' in üstün insan projesinden mi yoksa Eflatun' un çakma korucu sistemini entegre eden elli yıl çocuk zeki çocukları devşiren Peru rose coix'lerinden mi? Ya da yakın tarihimizden afedersiniz Fetö köpeğinin çocuklar üzerindeki akıllı çevrede olsunlar ihanet çalışmasından mı? Ne de olsa benzer düşünceler.

İsterseniz...çürümüş batı filozoflarından mı Spinoza, Hegel, Hume, locke...ya da üç kağıtçı Leibniz ' den mi örnekler vererek anlatma mı isterler hazretleri. En aklı başında olan Kant' la mı anlatayım . Üstelik sanırım bunlar mesleki konularınız.

Var mısınız üzerlerinde tek tek mantıksal tartışmaya...anında kitaplarından örnekler vererek.
Yazıyı paramparça edecek donanıma sahibim, merak etmeyin.

Ama yapmam çünkü öyle ya da böyle emek verilmiş. Siz de emek verilen çocukları bir düşünün isterseniz.

Ata Kızı Yazının sahibi 24 Ocak 2023 Salı 12:16:12
Ben başkalarının fikirleriyle gelmedim ki!
Kimsenin fikrine gerek yok bana kendi aklınızla cevap vermenizi tercih ederdim.
Ne yazmışsam, paralel ya da karşı... o doğrultuda parçala bakalım ne çıkacak sonuçta!..
Düzenleme:24.1.2023 12:16:55
halil_
23 Ocak 2023 Pazartesi 22:16:38
O kadar uzatmayacağım, güzel ve yerinde yazı... Dil ve anlatım gerçekten çok önemli. Acizane Osmanlıca öğrenirken bir söz kalmıştı hafızamda: ''Çocuğa yalan söylüyorsun deme, doğruyu söyle de! İlkinde suçlamış, ikincisinde yol göstermiş olursun.''

Ne yazık ki empatide eksik ve çocukluğumuzu çoktan unutmuşuz. yıkmak kolay yapmak zor vesselam...

Kaleminize sağlık, saygı ve selamlarımla...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Ata Kızı Yazının sahibi 23 Ocak 2023 Pazartesi 23:13:18
Teşekkür ederim yorumunuz İçin Halil bey saygılarımla...
Dilek pınarı
23 Ocak 2023 Pazartesi 13:40:27
Çok önemli bir konu, her ne kadar aileler biraz daha bilinçlense de bağımlı kişiliğe tam anlamıyla engel olunamıyor ve evlendiği halde hâlâ anne babasının ağzına bakan kişiliği gelişmemiş insanlar önce aileye sonra topluma zarar verdiğini bilemiyor.
Ben de zaman zaman dile getiririm bireylerin önce bir testten geçip anne baba olabilir belgesi alması lazım diye.
Keşke öyle bir uygulama ülkemizde şart koşulsa kanun olsa.
Bu bir çok kötülüğün de başını kesecektir, ortalıkta ya birilerine muhtaç ya da çevresine zararlı bireyler olmayacaktır o zaman, herkes kendini daha fazla eğitime verecek her yaptığı eylemi sorgulayıp fikir süzgecinden geçirerek daha emin adımlar atacaktır.
Psikolojisi bozuk insanları belki düzelir diye evlendiren cahil ebeveynler psikolojisi bozuk çocukların türemesine yol açtığının farkında değiller.

Bu konuda çok örnekler var ve uzun geniş bir konu tebrik ediyorum sizi Aslı hanım çok önemli bir yaraya değinmişsiniz.
Selam ve sevgiler..

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Ata Kızı Yazının sahibi 23 Ocak 2023 Pazartesi 13:45:33
Selam ve sevgiler benden size gelsin
Katkılarınızla konuya verdiğiniz desteğe teşekkür ederim...
Saygılarımla...
Deryada bir zerre
23 Ocak 2023 Pazartesi 13:28:46
Bu görüşünüze sonuna kafar katılıyorum


Özellikle anne baba olma konusu
Psikolojik testen geçmeden ve hazır olduğunu ispatlamadan Anna baba olma yetkisi verilmemeli

Çok boş ezbere çocuk sahibi oluyor insanlar
Canım kuzucuklar ehil olmayan ellerde harcanıyor


Can alıcı bu konu için kutluyorum sizi

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Ata Kızı Yazının sahibi 23 Ocak 2023 Pazartesi 13:43:02
Evet sevgili deryada bir zerre,
Eğitim eksikliğinden kaynaklanan sorunlardan dolayı, ve ciddi rahatsızlıkların sonucunda yok olan çocuklarımız var.
Yoksa bir anne, baba altı yaşında çocuğunu koskoca adama peşkeş çeker mi?
Teşekkür ederim duyarlı yüreğinize selam ve sevgilerimle...
barbor
23 Ocak 2023 Pazartesi 13:28:00
Zor dönemler geçiren insanlar için ötekileştirici bir yazı olmuş,hiç sevemedim bu yazıyı.

3 cevap yazılmış Cevap Yaz


Ata Kızı Yazının sahibi 23 Ocak 2023 Pazartesi 13:39:05
Peki, yazının ötekileştiren taraflarını açabilir misiniz?
Sevmeyebilirsiniz ona bir diyeceğim olamaz. Ama bir şey düşünüp söylüyorsanız bunun kanıtını da isterim.
Bu yazının ötekileştirmek gibi bir gaye ile yazılmadığı çok açık.
barbor 23 Ocak 2023 Pazartesi 13:48:35
O gaye ile yazılmamış olması o gayeye hizmet etmediği anlamına gelmez.
Yazdığınız yazıyı bir kere daha okuyun,burada bunları sıralayacak değilim.Ayrıca sizin yazdığınız yazı sanki çok bilimselmiş gibi benden karşı kanıt istemeniz çok ironik olmuş.

Ata Kızı Yazının sahibi 23 Ocak 2023 Pazartesi 14:25:43
Ötekileştirme gayesi olmadığı gibi ötekileştirmeye hizmette etmiyor yazı.
Bence siz tekrar okuyun, ayrıca vaktim olsaydı makale de yazardım, yapmadığım şey değil.
Ötekileştirme gibi bir ithamdan bulunuyorsanız elbette ki bunu açıklamak zorundasınız. Siz de bilimsel yazılara yapın eleştirilerinizi o zaman ne diye layık görmediğiniz yazıya yorum yapıyorsunuz. Tavrınızı hiç sevmedim. Eleştiri başka bir şey, Ayrıca zor durumdan geçen insanları ötekileştiren değil, bizatihi korunmaları için yazıldığını siz de aklınızla okursanız pekalada anlayabilirsiniz.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.