Tu Turan Yalçın
435 şiiri ve 1602 yazısı kayıtlı Takip Et

Davet



DAVET
Merhaba Sevgili dostum,
Biliyorsun özellikle çocuklara ve gençlere kitap hediye etmek, onlara küçük ikramlarda bulunarak sohbet etmek ve bilgimizi de ikram etmek senin ve benim en sevdiğiniz sosyal davranışların başında geliyor.
Sevgili dostum,
Son zamanlarda yemek ve çay ikramımızı ret edenler, bahane üretenler olduğu kadar, hemen “sen mi ısmarlayacaksın” diyerek güvensizlik ve bunun yanında cimrilik kokan cevaplar veriyorlar. Cimri insanlar öyledir. Sen onlara bir şey ikram etmek istersin de “ acaba hesabı bana mı ödetecek?” korkusu ile ikramı hemen önyargı ile ret eden olduğu kadar, açık yüreklilikle “ sen mi ödeyeceksin” ya da “ sen mi ısmarlayacaksın” diye soranlarda var. Ben de epri ile “sen ısmarlarsın herhalde” diyerek cevap verince yüzleri asılır. Serde cimrilik var çünkü.. Ama bu insanlar düğünde ce cenazede ikramın ucunu kaçırarak israfa varan ikramlarda bulunurlar çoğu zaman.
Sevgili dostum,
İşte bu yüzden bu tutumu sergileyen insanlardan uzak kalırım. Yolda rastlarsam da selam verir geçerim.
Sevgili dostum,
Bazen ikramda bulunduğumuz zaman çocuklar anne ve babalarından gördükleri üzere “ zahmet olmasın” diye ikrama ihtiyaçları olduğu halde “ret” ederler. Açık yüreklilikle söylerim ki, “ bu ikram aslında sana Yaradan’ın ikramı ve nasibi. Ben sadece aracıyım. Sen nasibini ret ediyorsun, sonra da önüme fırsat çıkmıyor “ diyerek şikayet ediyorsun.
Sevgili dostum,
Bak bu mektubu yazarken aklıma geldi. Toplum olarak neye “evet” ve neye “ hayır” diyeceğimizi bilemediğimiz kararsız tutumumuz burada da ortaya çıkıyor ve evet diyeceğimiz yerde hayır ve hayır diyeceğimiz yerde evet dediğimiz için hayatımız çok zaman allak bullak oluyor ve pişmanlıklarımız da çoğalıyor. Gazetelerin 3. Sayfaları bunu göstermiyor mu bize? Aşkla evet diyenlerin sonradan hayır dedikleri için birbirini öldürerek ayrıldıklarını okuyoruz.
Sevgili dostum,
Çocuklarımızın okuyan ve öğrenen insan olmasını istiyorsak okuyan ve öğrenen insanlar ile iletişimimizi artıracağız. Ben bunu yazdıkça çevremizdeki insanların kendileri gibi lak lak ile zaman öldüren arkadaşları ile iletişimi artırıyorlar. Böylelerini görünce “aman konuşmalarınız boşa gitmesin teybe kaydedin de ilerde torunlarınız dinlesin veya kitap yapında okusunlar “ demeden kendimi alamıyorum.
Sevgili dostum, güzel kardeşim,
Bazen, yenilen bir porsiyon “Çökelikli Tokat pidesi” ki, büyük şehirlerde oturanlar bunu her yerde bulamıyor. Her zaman büyük şehirlerden izne gelen hemşerilerimiz ve öğrenciler bunu dile getiriyorlar.
Sevgili dostum,
Bize ikram eden dostlarımızın niyetini iyi tanırsak, anlarsak gerçek dostlarımızı da çoğunlukla bulmuş oluruz. İnsanların zararı çok zaman şu sözde yatar “ dostlarımızı nasıl olsa bizden uzaklaşmaz diye kötü davranışta bulunup üzerek uzaklaştırırız düşmanlarımız ise bizi sevsin diye olağanüstü gayret gösteririz neticede düşmanlarımız bizi sevmez, dostlarımızda bizden uzaklaşır” dostsuz kalmamız da bu yüzden olur. Bunu sen de bende çok yaşadık değil mi?
Sevgili dostum,
Kimi insan da “davete icabet sünnettir “ diyerek üzerine atlayarak hep davet bekler, hatta ikramların artarak kalitesinin de artarak devam etmesini isterler, imkanları olduğu halde “paramız yok” diyerek gülerek yalan söylerler. Yalan söylemek sanki farz gibi. Ama karşısındakini aldatamazlar. Yalan her zaman sırıtır çünkü. Bu insanlar çok yerde dindar ve milliyetçiliği kimseye de bırakmazlar. Böyle başkalarını aldatan ve boş sözler sarf eden de bizim dostumuz olamaz değil mi? “Özü sözü bir olan” insan hem dindar hem güzel insandır.
Sevgili dostum,
Dostluk çok özel ve çok da zor olan bir duygu. Bu yüzden ben herkese dostum demeye çekinirim. Ama bakıyorum da herkes ulu orta bizler başta olmak üzere “dostum” diye hitap ediyorlar ama laf bize ikram başkalarına. Böyle sözü ve özü bir olmayanı toplumda kim ciddiye alır?
Sevgili dostum,
Çocuklar saf ve temiz duygular olan ve “güzel düşünen ve davranan “ ile “kötü düşünen ve davranan” insanı daha küçükken ayırt eden insanlardır. Kendine güzel şeyler hediye eden ve bayramlarda özellikle ikram eden insanı unutmazlar. Bunu hem sözlü olarak hiçbir çıkar göstermeden hem çocukken hem de büyüdüklerinde dile getirirler. Çocukluklarını çabuk unutan ve çocukları anlamayan insanlarda çocukları gereksiz yere eleştirirler. Bilirler ki çocuklar eleştiriye çok zaman cevap vermezler. Onlar cevap vermeyince eleştiri haklı olur sanki. Çocuklara eleştiri değil, gerçek manada sevgi gösterecek ve imkanı dahilinde ikram etmek lazım:
Sevgili dostum,
Hep davet beklemeden, dostlarımızı da arada davet edelim ki yemeğe çaya dedikodudan uzak özgelişime dayalı sohbetler ile sadece bugünlere değil yarınlara da ışık olalım. Ama toplumumuzda çok insan hep “günü kurtarma” kaygısı ile yaşadıklarından dostlarını davet etmez, ya da başka amaçlar ile dostlarını davet eder olmuşlar. Biz bunu aşmak sırf dost olduğumuzdan ve özgelişim amaçlı sohbetler ile hayatımızı daha ileri kaliteye çıkarmaya bakmalıyız. Kalite mal mülk ile değil söylediğimiz sözlerin doğru, mantıklı ve geleceğe ışık olması ve davranışlarımızın da tutarlı olması ile olur.
Sevgili dostum,
Dostluklardan sıkılan insanlar bir süre sonra “meşgulüm, yoğunum zamanım yok” gibi bahaneler ile dostluklarına ara vermek istiyorlar. Açıkça bunu dile getiremeseler de, işlerinin yoğunluğunu bahane etmek bunlardan en nemlisi. Bu durumda bizlerde dostlarımıza saygı göstererek dostluklara ara verebiliriz. Bu hem bizim hem de dostumuzun faydasına olur. Ama dostumuzun da bahane üretmek yerine “dostluk beni yordu biraz ara verelim” diyerek açıkça belirtmesi hem onun hem bizim faydamıza olur. Dostumuz gerçek dostumuza bunu anlar ve saygı gösterir.
Sevgili dostum,
Dostlukta “açık sözlülük” esas olmalı ve bizi davet eden dostlarımıza gerçek manada yoğun değilsek ya da davete icabet etmek istemiyorsak “hayır” derken onu inandırmalı ve her şeyi de dostumuzdan beklememeliyiz. İmkanımız varsa biz da davet etmeli ve bizi sık ziyaret eden dostumuzu da biz ziyaret etmeliyiz. Bu dostluğun gereği sanırım.
Sevgi ve saygı ile selam ile mektubumu noktalıyorum. Her mektup dostluk binasına atılan tuğla olsun.

Beğen

Turan Yalçın
Kayıt Tarihi:25 Temmuz 2022 Pazartesi 15:39:08

DAVET YAZISI'NA YORUM YAP
"Davet" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR


Henüz yorum yapılmamış.

Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.