Bir Eflatun Ölüm
75 şiiri ve 25 yazısı kayıtlı Takip Et

En Uzun Gün




Odanın birinden çıkıp diğerine giriyorum sürekli... İnsan, iki göz odada, birini kaybeder mi?! Oysa, mırıltısını duyuyorum. Sanki küçücük odada göremeyecekmişim gibi dip köşe dolanıyorum, aranarak.

Daha önce de gidip baktığım halde, hemen yandaki küçük odaya giriyorum tekrar. Bol çekmeceli şifoniyerinin önünde yere oturup bağdaş kurmuş, önüne yığdığı siyah kıyafetleri katlarken buluyorum onu.

“Yine mi gidiyorsun be kadın!”

İçimden mi geçiriyorum yoksa sesli mi söylüyorum bilmiyorum. Dönüp tatlı tatlı gülümsüyor;

“Kaç kez seslendim buradayım diye, duymadın”

diyor, tek derdimiz buymuş gibi!

“Neden tüm kıyafetler siyah anne?”

diye soruyorum. Ya da sadece düşünüyorum. Rüyada da düşünürüm çünkü ben. Gülümsemeye devam ediyor...

Hooop değişiveriyor mekân. Yine o, terkedilmiş mi yoksa hala yapımı tamamlanmamış mı olduğunu anlamadığım izbe binanın merdivenlerinde buluyorum kendimi. Tutunduğum incecik demir parmaklık elimin altında sallanıyor. Sıvası dökülmüş-ya da hiç yapılmamış-duvara bedenimi yapıştırıp öyle çıkmaya çalışıyorum bu kez basamakları. Terkedilmiş mi yoksa hala yapımı tamamlanmamış mı olduğunu anlamadığım tozlu, talaşlı bir dairenin ortasında dikiliyorum. Ne çok kolon var Allah’ım! Ve ne çok karanlık...

Ayaklarımın çıplak olduğunu fark ediyorum. Dairenin tozlu zeminine, yavaş yavaş gömülmeye başlıyor parmaklarım.

İyi de bunlar deniz kumu! Buz gibi kumun örttüğü ayaklarımdan zar zor alıyorum gözlerimi. Kolonların yerinde uçsuz bucaksız, mehtapsız yıldızsız, kapkaranlık bir deniz uzanıyor.

“Hadi denize girelim” diyor Betül.

O çok sever, bilirim, karanlık denizi seyretmeyi de girmeyi de.

“Ben girmem, çok korkunç!”
“Deniz, aynı deniz. Gece, gündüz ne fark eder ki?”

Kocaman bir kahkaha atarak koşuyor siyah denize. Sahilde öylece dikilip bakıyorum ardından. Ne dalga, ne kulaç sesi, ne küçük bir su şıpırtısı... Betül, hiç olmamış gibi!

Bir el gelip mengene gibi sıkıyor omuzumu.

“Ne işin var senin burada? Söyle, kim vardı yanında?”

Dönüp bakmaya gerek duymuyorum, tanıyorum o sesi.

“Betül” diyorum “denize girdi”
“Yalan söylüyorsun, bak yok Betül filan!”

Kıpırtısız denizi tarıyor gözlerim. Omuzumdaki mengene canımı acıtıyor.

“Söyle” diyor sürekli
“Doğruyu söyle!”

Sonsuza dek tekrar ediyorum;
“Betül vardı, Betül vardı...”

Omuzumu pençesinden kurtarıp koşmaya başlıyorum. Önce kumlara bata çıka, sonra ayağıma taşların battığı soğuk bir asfaltta... Koşuyorum...

Çocukluğumda gördüklerimin aksine,bu kez neden kaçtığımı biliyorum... “yine mi pijamalarımla çıkmışım!” “Yine mi aynı utanç!” Neden gecenin bu vakti bu kadar kalabalık sokak? Kınayan, acıyan, alay eden gözlerle seyrediyorlar yarı çıplak,canhıraş koşuşumu. Bölünse yerküre, girsem ta en dibine! Nefesim kesiliyor, yığılıp öylece uyumak, hatta ölmek istiyorum.

“Dur! Korkma!” diyor yumuşacık bir ses. Bu sesi tanımıyorum işte! Usulca dokunuyor omuzuma. Acımıyor canım.

Oysa ne kadar da hızlı koşuyordum, “nasıl yetişti ki” diye düşünüyorum.

“Ama herkes...” diyorum ya da sadece düşünüyorum.

“Dünya çok gürültülü... sen sadece bana kulak ver!”

diyor yüzü olmayan adam...

Sonra yavaşça “en uzun güne” açılıyor gözlerim!


Beğen

Bir Eflatun Ölüm
Kayıt Tarihi:21 Haziran 2022 Salı 20:02:08

EN UZUN GÜN YAZISI'NA YORUM YAP
"En Uzun Gün" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
Gülüm Çamlısoy
26 Haziran 2022 Pazar 19:52:10
rüyalar
yazılar
bazen eşleşen bazen birbirinden uzak addedilen
oysaki yazmak ve okumak da rüya tadında
kaleminizi sevmem mi?


sevgimle sevgili Eflatun

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bir Eflatun Ölüm Yazının sahibi 26 Haziran 2022 Pazar 20:55:30
Ya ben sevmem mi hiç, bu kadar zarif bu kadar vefalı bir kalbi!

Çok teşekkür ederim Gülüm Hanım!

İçten sevgilerimle...
ozkankavuk
26 Haziran 2022 Pazar 16:12:34
Hep harika yine mükemmele yakın. Rüyanda ki dünyada yaşamamıza izin verdiğin için sağol .

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bir Eflatun Ölüm Yazının sahibi 26 Haziran 2022 Pazar 20:50:42
Çok teşekkür ederim güzel yorum için.

Sevgilerimle
farzımuhal
23 Haziran 2022 Perşembe 00:18:43
rüya demişken

Bir rüyaya uyanmak

Bırak dursun dönmesin kadranı beyaz plastik saatin
Gece uzun
İstemsizlik de eylemdir
Türetilmiş bir çaresizlik acımış çay tadından
C’ansız yayın, kalabalıksızlık

der Verlassenheit

Susmadan önceki çığlık bu
Ondan biraz yutkunuş
biraz boğuk
biraz astım
Kekeme sesler uğultusu
Yurtsuz kalanlar korosundan

Gölgesini aradığım çınarlar nerdesiniz
Bir kelebek olsa ve gelse
Olmaz ya konuverse parmağıma
O bal tutmayan parmağıma
Ama önce gelse
Yanımdayken gelse
Tenimdenken gelse
Terimdeyken gelse

Bir çiçek olsa ve ben onu koklasam
sonuçta harmatan da çiçek mevsimi
Şu yağmursuzluk
Toz sağanak
Kaju kokusu
kampüs ve mış gibi özgürlük
Kimine mis gibi özgürlük
Örtüsüz bir toz bulutu
Anlamını kaybetmiş hükmünü kaybetmemiş varlık vergisi
varlığım

der Flüchtling

Ahirzaman sürgünleriyiz
Muhacir, mülteci herneyse
herkimsek
Şu içimdeki savrulmayan ağrı
Fikri sabit bir yaftalanmışlık
Kaçtığım mısralar kanca

Bir ortaoyunu meddahının tükenmişliği var üstümde
Kendime sancıyorum anca

Umut baki söz yok
Ama sözler ok
Ama sözleri ok
Saplanıyor içimin o savrulmadan sancıyan noktasına

Bir rüyaya uyanmak
Beni umutla
Beni umutla
Beni unutma

Farzımuhal

2 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bir Eflatun Ölüm Yazının sahibi 23 Haziran 2022 Perşembe 08:06:40
Bu kadar güzel bir yorum ve mısralarla başlamak da “en güzel gün” yapıyor uyandığın günü...

Ne iyi etmiş de gelmişsin,,teşekkür ederim!

Sevgilerimle
farzımuhal 25 Haziran 2022 Cumartesi 20:13:46
:) betule selam
Merih Ayhan Elik
22 Haziran 2022 Çarşamba 18:55:34
Dünyanın gürültüsüne kısa bi ara veren bir yazıydı. Tebrikler :)

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bir Eflatun Ölüm Yazının sahibi 22 Haziran 2022 Çarşamba 21:55:14
Keşke daha uzun bir ara olsaydı:)

“Değişen bir şey yok hiç...
Aynı gökyüzü, aynı keder”:)

Teşekkürler ve sevgiler...
black_sky
22 Haziran 2022 Çarşamba 00:01:25
Bir dönem hatırlarım da tek huzur bulduğum yer rüyalardı. Sadece uyumak ve orada kalmak isterdim. Kabus görsem bile bir yerde kabus olduğunu anlayıp kontrolü ele aldığımız bir nokta olduğunu bilmek de beni ayrıca rahatlatırdı. Gelsin karabasanlar hopppaaa demişliğim var;))
Lakin bir şey öğrendiysem bu süreçten, ne varsa hasrete, acabaya , hayale, korkuya dair bir şekilde kendini belli ederler rüyalarda. Bu sebeptendir belki rüya yorumlama çabaları;) yorumları falan bilmem de tüm o işaretler bir his bırakır içinde insanın ve en doğruyu kişinin kendisi bilir içten içe. Tabii ne alaka dediklerimizin yanında;))

Bildirimi görünce heyecanla koştum yine tadı damağımda kaldı canım benim.
Hep hep ve hep yaz dilerim.
Sevgilerimle.

2 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bir Eflatun Ölüm Yazının sahibi 22 Haziran 2022 Çarşamba 09:01:35
Bir ara, sigarayı bırakmak için çaresizce çırpınıyordum:) doktor bir ilaç verdi. Yan etkileri arasında da “garip rüyalar” vardı. Hem prospektüsünde yazıyordu hem de doktor özellikle uyarmıştı. Üstüne basa basa “garip rüyalar göreceksiniz, endişe etmeyin sakın” demişti.

Hakikaten bir süre sonra başladı benim rüyalar. Ama ne rüyalar kardeşceğizim! Bihter Ziyagil gibi Boğazda üç katlı yalımda oturup yalının arkasındaki koruda yürüyüşe çıkmalar mı dersin, son model üç beş arabam mı dersin, astronot kıyafetlerimi giyinip evin ortasına park edilmiş uzay mekiğim ile uzaya çıkmalar mı dersin:)

Yahu bunlar benim öz hakili rüyalarım yanında pembe dizi gibi:) ama ne keyifti yeminle:)

Neler anlattım sabah sabah:) canımın içi umarım iyisindir, mutlusundur yeni mekanında.

Kocaman sarıldım sana, sevgiyle..:
black_sky 22 Haziran 2022 Çarşamba 15:03:13
Şu ilaç neymiş merak ettim;)) uzay gemisi kısmında yarıldım yalnız;))

Özledim benzer rüyalarımı. Yeni Eve alışma çabaları devam eksikler vs. Ama köşeyi dönünce denizi görmek uzun bir yürüyüş yolu tabii Durumu kolaylaştırıyor. Biraz daha zaman alacak sanırım. Bir de iş bulmak zorunda kalacağım;)) tabii bulursam;)
Kim bilir yolu düşer kardeşimin denize karşı sohbet ederiz.
Dilerim.
Rû //
22 Haziran 2022 Çarşamba 00:01:11


gökyüzü ortasında
unutulmuş bir yıldızdım
ışığımdan vurulmuştum...
çiseledim bir zaman
yağmura düştü yolum
sızdığım da oldu
bir kalbin taş duvarından
iki elini ısırarak savaşından dönen ben
farkım yoktu ıslandıkça efkarlanan geceden

çalışmanızın baş tarafını okurken içimden böyle bişeyler geçti:)
unutmadan yazayım dedim...

devamında daha doğrusu finalde ama gerçek ama kurgu
birdenbire beliren
o " güven verici" ses,
o imdat çığlığına dokunan el...

bir kurtarıcıya ihtiyaç duyulduğu anda
şimdi düşünüyorum da
o umudun yüzü nasıldı acaba?


bu arada benim de kimseler görmesin diye sakladığım şeyler var rüyalarıma:)

güzel bir yazıydı... oldukça heyecanlı, sürükleyici bir anlatım...


tebrik ve sevgilerimle

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bir Eflatun Ölüm Yazının sahibi 22 Haziran 2022 Çarşamba 08:30:43
“Unutmadan” yazmak istedikleriniz öyle bam telime dokundu ki, asıl ben hiç unutmayacağım sanırım:)

Finaldeki “güven verici sese” dikkat kesilen ilk okur oldunuz :)
O yüzü ben de merak ediyorum... Ama hani insanları unutursunuz da hissettirdiklerini hep hatırlarsınız ya öyle bir şey bu da.

Belki siz de kimseler görmesin diye sakladığınız rüyaları anlatırsınız bir gün. Okumaktan en çok keyif alan da ben olurum kesin, bugüne dek hiç aksi olmadı çünkü:) ve söz, kimsenin görmediğini göreceğim o zaman. Tıpkı sizin finali gördüğünüz gibi:)

Teşekkürlerimle ve çokça sevgimle...
Erlik Aldacı
21 Haziran 2022 Salı 23:25:36
Rüya mı? Ama ben gerçek diye okudum...yanılmış olamam.

Bence sadece bir rüya değil bu, rüyanın gerçekle düşünsel armonisini sergileyen miks.

Rofulmanda dinlenen düşlerin, düşüncelerin, hayallerin alt ve üst bilinç arasında hızlıca gel gitler yaşayan ruhun özgün öykülerinden küçük bir demet sunmuş gibi...

Beğendim mi?...
Evet, hem de çok.

Yazma yeteneğinin bir başka hali...

Sevgimle.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bir Eflatun Ölüm Yazının sahibi 21 Haziran 2022 Salı 23:48:56
En savunmasız anında çıkıyor karşına, ötelediklerin üstat. Uyku da bunun için biçilmiş kaftan! Neyi, neden gördüğümü genelde bilirim o yüzden.

Bu anlamda, “gerçeklik” tespitiniz de son derece yerinde.

Siz beğendiğinizde, ben yazdığım şeyi daha çok seviyorum:)

Sonsuz teşekkürlerimle ve sonsuz sevgimle...

Jüli d
21 Haziran 2022 Salı 21:07:07


Bu öykü bambaşka en sevdiğim. Hiçbir yere bağlanmayan okulunda devam eden, hayat bulan öykü. Çok beğendim. Çok.

Not: Nasıl bir bilinç altıysa bende yıllarca pijamalarımla ve tuvalet terliği ile bayrak töreninde görürdüm kendimi. Ve herkes bana bakıp bakıp gülüyor, olurdu.

3 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bir Eflatun Ölüm Yazının sahibi 21 Haziran 2022 Salı 22:26:00
Nottan önceki bölümü birkaç kez okudum:) ne kadar mutlu ettiyse artık beni, o kadar olur hani:)

Ah o pijamalar ve terlikler! Gerçi ben hep çıplak ayak olurdum. Öylece koşardım sokakta. Hep aynı rüya görülür mü yahu! Görürdüm işte. Bir de o izbe binayı... o daha berbat:)

Çok sevindim beğendiğine. Fikrin çok kıymetli çünkü. Varlığın da!

Sevgilerimle çokça...

Jüli d 21 Haziran 2022 Salı 22:42:02


Sevgili Eflatun birinin onayına gerek yok gerçekten yetkin bir kalemsin. Son üç öyküye bakarak bunu rahatlıkla söyleyebilirim. Ancak bu öykü çok sıra dışı ve ben anneye takıldım geziye çıktı mı acaba buradan da bir öykü uç vermiş bence.

Birilerine garip gelebilir ama önemsemeni sevdim :)ââ
Bir Eflatun Ölüm Yazının sahibi 21 Haziran 2022 Salı 22:52:46
Rüyada kalıp gidip gitmediğini öğrenmeyi isterdim. Ya da belki de sadece gülümsemesini hatırlamak daha iyi.
üçrenk (Italia)
21 Haziran 2022 Salı 20:56:20
Halil Cibran'ın şu sözlerine rastladım geçen gün.

“başka bir insanın hakikati, onun sana açıkladığı şey değil, açıklayamadığı şeydedir. bu yüzden, onu anlamak istersen, söylediğine değil, söylemediğine kulak ver.”

diyordu.

yazıların, öykülerin anlattıklarından çok anlatmadıklarıyla etkiliyor her zaman.

en uzun günler bile bitiyor bak tam da şu anda..

Sevgilerimle çok.



1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bir Eflatun Ölüm Yazının sahibi 21 Haziran 2022 Salı 22:20:13
O kadar edebi olmasa da ben de hep “insan, sustuğu yerde tanınır” derim:)

Neyse ki anlatmadıklarımı anlayan insanların arasındayım. Neyse ki sen hep varsın!

Çok teşekkür ederim güzel eşliğine.

Sevgilerimle, en içteninden...
ersinbaşeğmez
21 Haziran 2022 Salı 20:32:27
En uzun gün diğer adıyla en kısa gece. Nerden bakmadığımıza bağlı...

Esasında bu öykü/hikaye/deneme ya da hayattan kesitler... Ne dersek diyelim içi imgelerle dolu.

Çiftoda/siyah/anne/gece/inşaat/kum/batma/arkadaş/deniz/karanlık/siyah...

Hatta adı bile göndermeli. En uzun gün. Kaçış nasıl olacak, nasıl bitecek bu en uzun gün...

Yazar, elinde kalemi kestiği bilincin altına uzanıp ne varsa dökmüş ortaya yazarak... Bu tür yazılarda ajitasyon'a düşme durumu olabilirdi ki yazar bunu aşmış. Çok başarılı bir şekilde huzursuz, kıpırtılı, nerede dursa rahatsızlık hisseden psikolojiyi anlatırken geçmişin karartılı anı'larından destek almış.

Beğenerek ve merakla okurken bir yandan da alt metinde söylenenleri ve söylenemeyenleri bulmaya, anlamaya çabaladım. Ki bence en az yazı kadar alt metindeki haykırışların, hüznün, umutsuzluğun, korkunun, çekincenin ifade ediliş tarzı da çok güzeldi.

Tebrik ve saygılarımla kırılgan yazarım

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bir Eflatun Ölüm Yazının sahibi 21 Haziran 2022 Salı 22:15:33
“Ajitasyon”... yazarken vermekten en çok korktuğum duygudur. Zaman zaman bu hataya, istemeden düştüğüm de oluyor sanırım. En azından bu yazının muaf olduğunu duyduğuma sevindim.

En uzun güne uyanmak, yazıda layıkıyla ifade edememiş olsam da aslında kötü bir günü geride bırakıp huzura yol almaktı. Çünkü usulca bir el dokunmuştu nihayetinde omuzuma. Ve hangi sese kulak vermem gerektiğini göstermişti. Canım da hiç yanmamıştı üstelik.

Çok teşekkür ederim, tahlil eden, anlayan ve övgülerle taçlandıran yorum için...

Sevgilerimle
neneh.
21 Haziran 2022 Salı 20:17:51
Uzun günün bitiminde okudum merakla yazıyı..Yer yer hüzün ve endişe vardı..Yer yer sevgi ve kıskançlık..Ben sadece korku hissettim.Zira rüyada bile rahat yok insana..En kısa gecede dahi beyin oynuyor yine akıl oyununu..Zulada ne varsa çıkarıyor anıları..Kum saati kumunu bazen güneşli kısmına döküyor kumunu,bazende karanlık kısmına döküyor dünyanın.Oysa gün yirmi dört saat.Yine bir gün dönümü ve haziran..Kaleminiz daim olsun..Sağlıcakla saygıyla..

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bir Eflatun Ölüm Yazının sahibi 21 Haziran 2022 Salı 22:04:01
Evet, en kısa geceye bile onlarca korkuyu (duyguyu demek daha doğru belki) sığdırabiliyor insan. “Kum saati” benzetmesi ne hoştu!

Güzel rüyalar görüp güzelliklere çıkmak dileğiyle, çok teşekkür ediyorum anlamlı ve kıymetli yorum için.

Sevgilerimle...
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.